Habercilik açısından bana göre en verimli ay Eylül.

Emekliler temmuz ayında yılın ikinci ayarlamasına tabi tutulur, ağustos ayından itibaren de aylık enflasyonun ilan edilmesinin hemen ardından sonra güzelleme ve umut aşılama dönemine geçilir.

Ne kadar yandaş medya, sosyal mecra varsa ilk taze başlıklar sunulmaya başlanır:

“Emeklinin ocak ayında alacağı zam belli oldu”

Allah, Allah...

Daha dört ay var ama olsun.

Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak’ın ilk haftasına giden bu süreçte günlük güzellemeler hiç eksik olmaz.

“Emekli ne kadar alacak?”

“Emekli maaşlarına ek zam düşünülüyor.”

“Emekliye toplu ödeme üzerinde duruluyor.”

“Hükümet de durumun acayip farkında, çünkü emekliler oy deposu.”

Bu tür güzellemelerden cesaret alan ve mecali yerinde olanlar cılız mılız neyse hafif gösteriler yapmaya soyunur. Kimi sendikalar Meclis önünü kadar yürümeye kalkar.

Ama sunulan güzellemeler öyle yoğunlaştırılır ki, ucuz et kuyruğundaki emekliler ile pazar atıklarını toplayanlar bile içten içe o yemlenmelere inanmaya başlar.

Zamların açıklanmasına ramak kalan son güzellemeler dozu arttırılmış şekilde yeniiden piyasaya sunulur:

“Galiba ek zam yapılacak.”

“Hükümet bir defaya mahsus toplu ödeme düşünüyor.”

Sonuçta zamlar açıklanır ve kimsenin inanmadığı ancak inanılması istenen oranlar doğrultusunda emeklilere yüzde 12.19 zam yapıldığı gururla açıklanır.

Bizim TBMM’ye gönderdiğimiz vekillerimizin emekli maaşları ise 177 bin lira olmuştur, emekli yuvarlama ile 20 bin TL’de kalmıştır.

Sonuç:

Emekliler kaybetmemiştir çünkü her zaman olduğu gibi yine kasanın kazanmasının şanssız kurbanları olmuşlardır.

[email protected]