Hemen herkesin az çok bildiği ‘‘Tıkandı Baba’’ adlı tarihi bir hikayemiz var. Tıkandı Baba, nasipsizliğiyle bilinen bir kuldur. Sultan Mahmut, ne yaptıysa talihini değiştirip yoksulluktan kurtaramaz Tıkandı Baba’yı. Sonunda da o meşhur sözü söyler: ‘‘Vermeyince Ma’bud (Tanrı), neylesin Sultan Mahmut…’’
2025’in dünya genelindeki turizm verileri açıklanmaya başladı. Sonuçlar hiç de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u sezon başında açıkladığı muhteşem rekorlar doğrultusunda çıkmadı.
Turizm Databank’ın kurucu ekonomist Erol Karabulut’un açıkladığı verilere göre, turist sayısındaki artış ve ağırlanan turist sayısı bakımından dünya sıralamasındaki yerimiz yükseleceğine geriledi.
Karabulut’un paylaşımı şöyle:
‘‘Turizm Databank'ın analizine göre, 2025 yılında dünyada en çok ziyaretçi alan destinasyon 150 milyona yakın seviye ile Fransa oldu. Türkiye ise 63.9 milyonla 6’ıncı sırada yer aldı. Fransa 100 kabul edilirse İspanya 97.2 ve İtalya 62.2 seviyede yer alıyor. 50’ye yakın seviyelerle Çin ve ABD onları izliyor. Türkiye ise 43.2 ile Yunanistan’ın (31.8) önünde bulunuyor.
Kesin olmayan ilk sonuçlara göre, 2025’te büyüme rekoru yüzde 30 ile Çin ve yüzde 21 ile Mısır’da. Fransa, İspanya ve Yunanistan yüzde 4-5 bandında ve İtalya yüzde 4 bandında büyüme onları izliyor. ABD ise geriledi. Türkiye (yurt dışında yerleşik) vatandaşların desteği ile ancak yüzde 2.5 dolayında artıda.’’
Aslında bunlara bakınca, Bakan Ersoy adına insanın isyan edesi geliyor.
Ne de olsa şeflerin imza yemekleri gibi, turizmin içinden biri olarak sektörde imza işler başarmış…
Kendi döneminde yatak sayısını katlamış. Bunun için, kendi şirketi başta olmak üzere, kıyılardan koylardan isteyene cennet gibi yerler vermiş, destekler sağlamış.
Yine anlattığına göre, ören yerlerinin önemli bir bölümünü ziyarete açmış, onca kültür sanat festivali yapmış, konser ve tiyatro salon sayısını artırıp koltuk sayısını patlatmış. Antalya Arkeoloji Müzesi’ni yıktırmak gibi bir işi de var ama onu da yenileyip büyütmek için yapmış!
Bir Hatice’ye, pardon gayretlere bakıyorsun, bir neticeye. ‘‘Vermeyince Ma’bud, neylesin bakan Ersoy!’’ gibi bir görüntü…
Turizmde bir nasipsizlik var, bir hesapsızlık mı?
Yoksa bu iş, kıyıları koyları peşkeş çeker gibi dağıtıp betona kesmekten farklı mı?