"...Türkiye’nin turizm hikâyesi yalnızca kıyılarda başlamadı; Avrupa’nın göç mahallelerinde de yazıldı..."


Türkiye’nin turizm hikâyesi yalnızca kıyılarda başlamadı; Avrupa’nın göç mahallelerinde de yazıldı. Geçen haftaki yazımda Türkiye’den Göç edip yurtdışında yaşayanların turizmimize sağladığı potansiyelin gücüne değinmiş bunun ne boyutlarda geliştiğini ve etkisine vurgu yapmıştım. Bu hafta ise turizmde yaşadığımız krizlerde öne çıkan ve sadece bize has bir güç olan yurtdışındaki Türkiye kökenli Turoperatörlerine dikkat çekeceğim.

1960’lardan itibaren başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, Avusturya, İsviçre, İngiltere ve İskandinav ülkelerine yerleşen Türk kökenli girişimciler, 1980’ler ve 1990’larda Türkiye’ye yönelik charter ve paket tur organizasyonlarında belirleyici rol oynadı.

Bir kısmı küçük seyahat acenteleri olarak başladı, bir kısmı büyük tur operatörlüklerine evrildi. Bu girişimler:

Türkiye destinasyonunu Avrupa pazarında tanıttı. Uçuş ve paket tur ağlarını kurdu, Fiyat/performans modelini geliştirdi, Anadolu’nun kıyılarını küresel turizm haritasına taşıdı.Yani diaspora yalnızca talep üretmedi; arz organizasyonunu da kurdu.

Bu deneyim daha sonra 1990’ların ikinci yarısından itibaren Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) pazarında tekrarlandı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ortaya çıkan yeni mobilite alanında, Türkiye bağlantılı girişimciler ve sektörel tecrübeye sahip aktörler Rusya ve çevre ülkelerde paket tur mantığını hızla organize etti. Antalya merkezli kitle turizminin Rus pazarındaki yükselişinde bu saha bilgisinin payı büyüktür.Burada dikkat çekici olan şudur:

Diaspora yalnızca bir tüketici kitlesi değildir. Aynı zamanda pazar kurucu, ağ oluşturucu ve mobilite yöneticisidir.

Bu, Türkiye’nin diğer Akdeniz ülkelerinden ayrıştığı noktadır. Mısır,İspanya’nın ya da Yunanistan’ın böylesi yaygın ve örgütlü bir turizm diasporası yoktur. Denediler ama başaramadılar ömürleri çok kısa sürdü. Son Mısır seyahatimde kaldığım otelin sahibi ile konuşurken kapıdaki Coral otobüsünü gösterdim “Türkiye kökenlidir Pegas, Anex de öyledir” dedim sanki ilk kez duyuyordu şaşırdı. Evet onlar sadece Türkiye için bir potansiyel oyuncu değil bir çok ülkede oyun kurucu.

Türkiye ise hem talep üreten hem talebi organize eden bir diaspora ağına sahiptir. Bu durum:

Kriz dönemlerinde pazarın daha hızlı toparlanmasını,Kültürel bariyerlerin aşılmasını, Fiyat ve ürün uyumunun daha esnek kurulmasını sağlamıştır.

Ancak strateji belgelerinde diaspora çoğu zaman yalnızca “yurt dışı vatandaşlarımız” başlığı altında sembolik biçimde yer alır. Oysa mobilite çağında diaspora: Aşağıdaki 5 başlığın motor gücüdür

Talep üretir.

Arz organizasyonu kurar.

Hizmet kalitesini kıyaslar.

Krizlerde tampon görevi görür.

Ülke imajının gönüllü taşıyıcısıdır.

Bu nedenle turizm politikası içinde ayrı bir başlık hak eder:

Diaspora Tabanlı Turizm Ekosistemi.

Mobilite çağında güçlü olan yalnızca destinasyon değil; ağı kurabilen ülkedir.

Türkiye’nin görünmeyen avantajı budur:

Sınırların ötesine taşmış insan sermayesi.

Bu konuda geniş yazılarımı 'Sıradışı Turizm Yazıları' kitabımda Alamancı Turizmciler bölümünde ve daha önce yayınlanmış şu yazımda

https://www.antalya3t.com/akdeniz-turizm-vizyonerleri-5-turkiye-kamu-eliyle-dogan-bir-sektor da bulabilirsiniz.