Antalya’nın Finike ilçesi Boldağ’da 4 taş ocağına ruhsat verilmesi, yöre halkını harekete geçirdi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Finike İlçe Örgütü, Belos ve Yalakbaşı antik yerleşimlerinin ortasına açılmak istenen taş ocaklarını durdurmak için “Talana, ranta, taşocaklarına hayır” kampanyası başlattı.
Ruhsatlar ve işletmeler
TİP Finike İlçe Başkanı Ali Hakan Medet, “Boldağ’da verilen 4 taş ocağı işletme ruhsatının 2 tanesi Abdullah Erdoğan adlı bir müteahhide ait ve 49 yıllığına verilmiş. Ayrıca 2 Ocak’ta ruhsat alan, Plato Mermercilik isimli Çin ortaklı bir firma da taş ocağı açmak için hazırlık yapıyor. Abdullah Erdoğan’a ait olan işletme, daha önce Gökliman bölgesine yol açmak istedi. Fakat bu yol sit alanından geçtiği için, TORAÇDER tarafından yapılan itiraz sonucunda iptal edildi. Yol iptal edilince, Kızılcakale ve Karşıyaka mahallelerinin ortasından geçen başka bir yolu kullanmak istiyorlar” dedi.
Tarihi ve doğal alan tehdit altında
Medet, taş ocaklarının açılacağı bölgenin tarihi kalıntılarla dolu olduğunu vurguladı:
“Bazı yerleri sit alanı ilan edilmiş olmasına rağmen, henüz sit alanı olmayan bölgelerde taşocağı işletme izni alınmış. Bu alan, yerleşim yerlerinin bitişiğinde ve doğal güzelliği hiç bozulmamış bir alandır. Ayrıca bu alanda Yalakbaşı ve Belos antik yerleşimleri, arkeolojik kalıntılar bulunuyor. Henüz hiç kazı yapılmadığı için, toprağın altında başka tarihi kalıntıların da olacağını tahmin etmek yanlış olmaz. Bu taş ocakları işletmeye başlandığı zaman, öncelikle bu bölgedeki tarihi kalıntılara zarar verilecek, bu tarihi eserler tahrip edilecektir. Bölgede doğal yaşam da büyük bir zarara uğrayacaktır."
Taş ocağının etkileri
Medet, taş ocakları çalışmalarının yaratacağı risklere dikkat çekti: “Ocak çalışmalar esnasında yapılacak patlatma ve kırım işlemleri gürültüye sebep olacaktır. Ayrıca ortaya çıkacak titreşimlerden dolayı, yeraltı su kaynaklarının olumsuz etkileneceğini göreceğiz. Ağır tonajlı nakliye araçlarının, kamyonların mahalle içinden geçmesi, bölgede yaşayan insanlar açısından hayati tehlike içeriyor. Kamyonların geçirileceği yolun kenarında yerleşim yerlerinde 2 bine yakın öğrenci bulunuyor. Bu çocuklar tehlike altında. Bu araçların yaratacağı toz ve gürültü de mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkileyecektir. "
"Kamu arazileri hepimizin"
Açıklamanın sonunda ruhsat süresine dikkat çeken Medet," Ocaklara 49 yıllığına ruhsat verilmiş. Bu taş ocağını çalıştırmak isteyenlerin asıl amaçlarının taş çıkarmak olduğunu zannetmiyorum. Büyük ihtimalle, taş ocakları yüzünden bölge orman vasfını yitirecek bu alanların imara açılması planlanıyor. Taş ocağı işletmecileri bu araziye çökecekler. Kamu arazileri hepimizindir. Bizlerin ve çocuklarımızın, gelecekteki nesillerin ortak varlığıdır. . Kimse halkın malını, toplumun geleceğini gasp edemez" ifadelerini kullandı.




