Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025 yılı değerlendirmesinde Türkiye turizminin önemli bir dönüşüm yaşadığını savunarak kültür, inanç, sağlık, gastronomi, kongre-fuar, kruvaziyer ve kış turizmi gibi alanlarda ciddi bir ürün çeşitliliğine ulaşıldığını ifade etti. Ancak turizm verileri üzerine çalışmalarıyla bilinen Erol Karabulut’a göre açıklanan resmi rakamlar bu tabloyu doğrulamıyor.
Karabulut’un son 15 yıla ait veriler üzerinden yaptığı analize göre, Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin yüzde 67-68’i hâlâ gezi, eğlence, dinlenme ve kültür amaçlı seyahat ediyor. Bu oranın yıllar içinde kayda değer bir değişim göstermediğine dikkat çekiliyor.
Yakın ziyareti amacıyla gelenlerin oranı yüzde 19-20 bandında seyrederken, alışveriş amaçlı ziyaretlerin payı yüzde 2,9 ile 2019-2020 döneminden bu yana sabit kalmış durumda. Sağlık turizmi ise yüzde 2,2 seviyesinde bulunuyor ve 2019’dan bu yana düşüş eğilimi gösteriyor.
İş amaçlı seyahatlerin oranı yüzde 2,5 ile 2013 yılından bu yana gerilerken, “diğer” başlığı altındaki ziyaretlerin oranı yüzde 1,9 ve 2015’ten beri düşüş sonrası sabitlenmiş görünüyor. Eğitim amaçlı gelenlerin payı yüzde 0,6 seviyesinde ve fiilen yüzde 0,2’ye kadar gerilemiş durumda. İnanç turizmi ise yüzde 0,16 gibi oldukça düşük bir oranla 2012’den bu yana düşüş trendinde.
Karabulut ayrıca, “gezi, eğlence, dinlenme ve kültür” başlığı altında toplanan ziyaretlerin kendi içinde ayrıştırılmadığına dikkat çekerek, bu durumun turizm çeşitliliğini ölçmeyi zorlaştırdığını vurguladı. Kruvaziyer turizmine ilişkin verilerde ise gemiyle gelen-giden toplam yolcu sayısının yaklaşık 2,5 milyon civarında olduğu ve bu rakamın 2013 yılındaki rekor seviyelere ancak ulaşabildiği belirtildi.
Analizin sonunda Karabulut, Bakanlığın kültür, inanç, doğa ve ekoturizm, arkeoloji, sağlık ve termal, gastronomi, kongre-fuar ve kış turizmine ilişkin detaylı rakamları açıklaması halinde değerlendirmesinin değişebileceğini ifade etti.





