Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde yayımladığı “İstatistiklerle Kadın 2025” raporuyla Türkiye’de kadınların sosyal, ekonomik ve demografik durumuna ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Rapora göre kadınlar eğitim ve yaşam süresinde ilerleme kaydetse de iş gücü, yönetim ve gelir dağılımında erkeklerle arasındaki fark hâlâ önemli ölçüde devam ediyor.
Nüfusun yarısını kadınlar oluşturuyor
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Türkiye’de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu.
Buna göre toplam nüfusun yüzde 49,98’i kadın, yüzde 50,02’si erkek olarak kaydedildi.
Yaş ilerledikçe kadınların oranının arttığı görüldü.
-
60-74 yaş grubunda kadın oranı: %51,9
-
90 yaş ve üzeri grubunda kadın oranı: %69,7
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor
Hayat tabloları verilerine göre Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl olarak hesaplandı.
-
Kadınlarda: 80,7 yıl
-
Erkeklerde: 75,5 yıl
Bu verilere göre kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor.
Ancak sağlıklı yaşam süresi açısından tablo tersine dönüyor. Erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlardan 2,6 yıl daha uzun çıktı.
Kadınların ortalama eğitim süresi arttı
25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi son yıllarda artış gösterdi.
-
2011 yılında kadınlarda: 6,4 yıl
-
2024 yılında kadınlarda: 8,8 yıl
Aynı dönemde erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,2 yıl olarak hesaplandı.
En az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı ise %88,3 seviyesine yükseldi.
Yükseköğretim mezunu kadın oranı yükseliyor
2008 yılında yükseköğretim mezunu kadın oranı %7,1 iken bu oran 2024 yılında %23,6’ya çıktı.
Erkeklerde ise aynı oran %26,8 olarak hesaplandı.
Verilere göre annenin eğitim seviyesinin yüksek olması çocukların eğitim düzeyini de doğrudan etkiliyor. Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin %84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.
Kadınların iş gücüne katılımı hâlâ düşük
2024 yılı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de iş gücüne katılım oranı %54,2 olarak ölçüldü.
-
Kadınlarda iş gücüne katılım: %36,8
-
Erkeklerde iş gücüne katılım: %72
Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe iş gücüne katılım oranı da artıyor. Yükseköğretim mezunu kadınlarda bu oran %68,7 seviyesine ulaşıyor.
Kadın istihdam oranı erkeklerin yarısından az
Türkiye’de istihdam oranı genel olarak %49,5 olurken:
-
Kadınlarda istihdam oranı: %32,5
-
Erkeklerde istihdam oranı: %66,9
En yüksek kadın istihdam oranı %39,3 ile Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan TR61 bölgesinde görülürken, en düşük oran %20,9 ile Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri bölgesinde kaydedildi.
Küçük çocuğu olan kadınların çalışma oranı çok düşük
Hanede 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranları da dikkat çekti.
-
Kadınlarda: %26,9
-
Erkeklerde: %90,9
Bu veri, çocuk bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olduğunu ortaya koydu.
Siyasette ve yönetimde kadın oranı sınırlı
Kadınların üst düzey görevlerdeki oranı artmasına rağmen hâlâ düşük seviyede bulunuyor.
-
Kadın büyükelçi oranı: %28,4
-
TBMM’de kadın milletvekili oranı: %19,9
Borsa İstanbul’daki en büyük 50 şirketin yönetim kurullarında kadın oranı ise %18,3 seviyesinde.
Kadınlar yoksulluk riskine daha açık
TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de nüfusun %27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor.
Bu oran:
-
Kadınlarda: %30,1
-
Erkeklerde: %25,6
Kadına yönelik şiddet hâlâ önemli bir sorun
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması verileri, kadınların yaşamları boyunca farklı şiddet türleriyle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.
Kadınların maruz kaldığı şiddet türleri şöyle:
-
Psikolojik şiddet: %28,2
-
Ekonomik şiddet: %18,3
-
Fiziksel şiddet: %12,8
-
Israrlı takip: %10,9
-
Dijital şiddet: %8,3
-
Cinsel şiddet: %5,4
Şiddete maruz kalan kadınların %39,5’i eş veya eski eşleri tarafından şiddet gördüğünü belirtti.




