Üniversite sınavı yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla başka şehirlerden Antalya'daki üniversiteleri tercih ederek yerleşen öğrencileri şimdi barınma telaşı sardı. Barınma için özellikle ilk yıl, üniversite ortamını, kenti tanımak için tercih öğrenci yurtları oluyor.
Antalya genelinde, Akdeniz Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Antalya Belek Üniversitesi ve Alanya Üniversitesi gibi kurumlarda 85 binin üzerinde öğrenci eğitim görüyor. Bu öğrencilerden yaklaşık yüzde 20'si yurtlarda kalıyor.
Aylık 40 bin TL'ye özel yurt da var, 850 TL 'ye kamu yurdu da
Antalya’da 7’si kız, 9’u erkek olmak üzere toplam 16 Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurdu, 4 belediye yurdu bulunuyor ve bu yurtların kapasitesi yaklaşık 15 bin öğrenci. Kentteki 38 özel yurtta ise 1500 kadar öğrenci barınabiliyor.
Antalya’da özel işletmelerin öğrenci yurtlarında fiyatlar; 1 kişilik oda 40 bin, 2 kişilik oda 28 binden başlıyor ve 6 kişilik odalarda 18 bine kadar iniyor. Bu ücrete üç öğün yemek, genelde kahvaltı açık büfe, akşam yemeği dört çeşit ile sınırlı, ısınma, soğuma, elektrik, su ve temizlik, tuvalet ve banyo oda içi ve aylık sınırlı çamaşırhane hizmeti ile bazen de üniversiteye günde birkaç kez servis hizmeti dahil oluyor.
Vakıf üniversitelerinde ise bu ücret tek kişilik oda 22 bin, 3-4 kişilik odalar 16 bin civarında. Yalnız vakıf yurtlarının farkı; öğrenci başına 8 bin lira devlet desteği aldıkları için öğrencinin her ay yurt ödemesinin ardından hesabına 8 bin lira yatmasıyla yurt ücreti özel işletmelere göre çok daha ucuz hale geliyor.

6 kişilik odaları bulunan KYK yurtlarının ise aylık ücreti 850 TL. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin Kepez, Gülveren, Elmalı ve Akseki'de bulunan yaklaşık 600 öğrenci kapasiteli yurtlarının ücreti geçtiğimiz yıl 1200 TL iken bu sene neredeyse 2 katı bir artışla 2500 TL olarak belirlendi. (Bu yurtlardan ikisi AK Partili Menderes Türel'in Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde TÜRGEV'e bedelsiz hibe edilmiş, bu hibe kararına karşı yürütülen hukuki ve idari işlemler sonucu Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bünyesine dönmüştü)
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Otel ve Benzeri Konaklama Yerleri Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı, Tüm Yurt İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü, aynı zamanda özel Alya Kız Öğrenci Yurdu İşletmecisi Funda Gökgöl, üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

“KYK Yurtları Antalya’da Yüzde 20 fire veriyor”
KYK yurtlarının yılın ilk aylarında yüzde 100 dolduğunu ancak Kasım ayı itibarıyla boşalmaya başladığını dile getiren Gökgöl, “Aileler ekonomik olarak elverişliyse çocuklarını devlet yurtlarından alıp özel yurtlara kaydırıyor. Çünkü kalabalık odalar ve hijyen sorunları yaşanıyor. Devlet yurtları yetmiyor, çocuklar açıkta deniyor. Antalya ilk ay yüzde 100 dolduruyor, Kasım'da yüzde 20 fire veriyor. Karabük’te yüzde 50 doluluk yakalanmıyor, Konya’da yüzde 70 doluluk yakalanmıyor, özel yurtlara gelme sebepleri yetersizlikten çok hijyen ve hizmet oluyor” diye konuştu.
“KYK yurtlarında kalacaklardan taahhüt almalı”
Gökgöl ayrıca, KYK yurtlarına kaydolan öğrencilerin taahhüt vermesi gerektiğini belirterek, “KYK yurduna giren öğrenci baştan 6 kişilik odada kalacağını biliyor. Bu öğrenci bunu biliyorsa aynı askeriyedeki gibi taahhüt vermeli. Üst düzey bürokratların çocukları, imkanı olan ailelerin çocukları ucuz diye geliyor, sonra beğenmeyip terk ediyor. Böylece gerçekten ihtiyacı olan öğrencilerin hakkı gasp ediliyor” dedi.
Özel Yurt sayısında trajik düşüş
Özel yurt işletmeciliğinin ciddi maliyetlerle karşı karşıya olduğunu söyleyen Gökgöl, “Bir öğrencinin barınması için 30 bin lira üstü gelir elde etmemiz gerekiyor. Antalya’da en düşük kira 20 bin lira olmuş durumda. Özel yurtlarda asgari 6 kişilik oda aylık 15 bin liradan başlıyor. 2 kişilik oda aylık 28 bine kadar bir fiyat yelpazesi izliyor. Bunların içine kahvaltı ve akşam yemeği, elektrik, su, internet hizmetleri dahil oluyor. Bir yurt yasaya göre ayrıca ısınma soğuma için ücret isteyemez. Üniversiteye günde birkaç kez servis veren yurtlar var, ancak bu yurtlar muhakkak F plaka servis aracı temin etmek ya da bir servis şirketi ile anlaşmak zorunda. Çoğu yurt artık yüzde 10 kârı bile başarı sayıyor. Son 3 yılda Türkiye genelinde özel yurt sayısı 600’den 180’e düştü” dedi.

“Vakıf yurtlarına verilen destek piyasayı bozuyor”
Gökgöl, vakıf üniversitelerine verilen 8 bin TL yemek desteğinin piyasayı bozduğunu vurguladı. Çoğunlukla İlim Yayma Cemiyeti, Ensar, TÜRGEV gibi dini misyon taşıyan kurumların işlettiği bu yurtlara sağlanan devlet yardımı ile bu vakıfların yurtlarına ortalama 25 bin ile 18 bin lira aylık ödeyen öğrenci, hesabına 1 ay sonra 8 bin lira geri iade alıyor. Böylece bu vakıfların aylık yurt ücreti, özel yurtların üçte biri fiyatına geliyor. Bu yurtlar ayrıca başta kurban olmak üzere çeşitli bağışlar da topluyor.
Gökgöl, “Öğrenciler de bu nedenle bu yurtları tercih ediyor. Böyle olunca bizim yurtlarımız iş yapamıyor ve birer birer kapanıyor ya da binaları bu vakıflar tarafından devralınıyor, satın alınıyor. Bana vakıf yurdunda kalan bir hukuk öğrencisi geldi, kendisine ücret avantajına rağmen neden oradan ayrıldığını sorduğumda ‘Onların söylediklerini yapmaktan, mecburi dini sohbetlere ve faaliyetlere katılmaktan ders çalışamıyordum’ cevabını verdi” dedi.
“Vakıf yurtları öğrenciyi mülakata alıyor”
Antalya’da faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) yurduyla yaptığımız telefon görüşmesinde Aylık 13 bin TL ücreti olduğu, 8 bin TL devlet desteği bulunduğu için öğrencinin ödediği fiili ücretin 5 bin TL’ye düştüğü belirtildi. Anadolu Gençlik Derneği yurdunda ise 4 kişilik oda 17 bin 500 TL, tek kişilik oda 22 bin TL. Devlet desteği ile bu fiyatlar sırasıyla 8 bin 500 ve 16 bin TL’ye geliyor.
Telefonla koşullar hakkında bilgi aldığımız bu yurtlarda ayrıca yurda kabulden önce bir mülakat yapıldığı, “öğrenciyi bir görmemiz lazım” sözleriyle ifade edildi. Bunun sebebini sorduğumuzda “öğrencinin sorunlu olup olmadığını bu şekilde anlıyoruz” açıklaması yapıldı. Psikolojik ya da sağlık raporu teklif ettiğimizdeyse "gerek yok, biz bakınca anlarız” yanıtı alındı. Kayıttan önce uygulanan bu aşamanın daha önceki tecrübelerden hareketle öğrencinin psikolojik sorunları olup kendisine veya başkasına zarar verme potansiyeli varsa bunu önceden öngörerek önleme amacı taşıdığı belirtildi.
Bu yurtların bağlı bulunduğu vakıfların internet sayfalarına bakıldığında din temasının hakim içerik olması ise bu vakıflardan ve dolayısıyla sağlanan devlet desteğinden sadece dindar Müslüman öğrencilerin öncelikli kabul edilerek faydalandırılacağı izlenimine yol açıyor.
Gökgöl , “Bizim özel yurtlarımızda isteyen namazını kılar, kimseye zararı olmadığı sürece istediği ibadetini yapar. Kapımız her vatandaşa açıktır. Ayrım yapmayız. Uygulama netliğin verdiği sorumluluktan kaçan üstü kapalı bir elemeyle ayrımcılık yapıldığı hissi uyandırıyor” sözleriyle yorumluyor
"Sağlık raporu mecburi olmalı"
Gökgöl, daha önce yurt girişinde sağlık raporunun zorunlu olduğunu ancak bu uygulamanın kaldırıldığını belirterek, “Şimdi öğrencinin kronik ya da bulaşıcı bir rahatsızlığı olup olmadığını beyan formu ile öğreniyoruz. Oysa sağlık ve adli bilgilerin resmi belgelerle ibrazı zorunlu olmalı” dedi.
“Şiddet, alkol, uyuşturucu madde kullanımı yurttan atılma sebebidir. KYK yurtlarına son giriş saati akşam 11’dir. Öğrenci bu saati kaçırırsa evci çıktım bildirisi yapıyor ve yurda gitmeyebiliyor. Ben özel yurt işletmesi olarak saat kaçta gelirse gelsin almak zorundayım. O nedenle her öğrenciyi tek tek takip etmek durumundayım” diye ekledi.
“Denetimsizlik had safhada”
Antalya’da otel, pansiyon ve apartların yasağa rağmen öğrenci barındırdığını vurgulayan Gökgöl, “Kültür’de, Meltem’de pek çok apart ve motel öğrenci barındırıyor. Denetim yapılmadığı için öğrenciler kontrolsüz koşullarda kalıyor. Bir babayiğit çıkıp otellere girip ‘öğrenci barındıramazsınız’ demeli” ifadelerini kullandı.Gökgöl, bu gibi yerlerde öğrencilerin uyuşturucu ve istismar gibi risklere açık hale geldiğini öne sürdü.
"Özel yurtlara yazın öğrenci turist konaklamasına imkan sağlansın"
Özel yurtlara da devlet desteği sağlanması gerektiğini belirten Gökgöl, “Devletin vakıf yurtlarına sağladığı katkı payı özel yurtlara da verilirse öğrenciler açıkta kalmaz, barınma sorunu olmaz. Örneğin 17 bin lira olan yurt ücretinin bir kısmı devlet tarafından karşılanabilir. Zaten KYK yurdunda 6 kişilik bir odada kalan bir öğrencinin devlete mailyeti en az 15 bin TL. Devlet bizden yurt barınma hizmeti satın alabilir. Önceliğim para kazanmak olsa ben de binamı kiralar, 1 artı 1 yapar 25 bin TL'den kiramı alır doldururum. Ne personel çalıştırırım ne giderim olur. Öğrencin açıkta kalıyorsa özel yurt listesinden seç, Bu yurtlarda kalan öğrenci kaldığını belgelesin, sen de devlet olarak öğrenci hesabına mesela yüzde 50'sini yatır. Biz yıllardır bunu öneriyoruz, dinliyorlar, olumlu yaklaşıyorlar ancak uygulama konusunda bir adım atamadık" diyor.
Gökgöl ayrıca yazın öğrencilerden boşalan yurtların, sportif veya sanatsal faaliyetler için kente gelen öğrencilere açılması gerektiğini belirterek, “Bizim yazın 3 ayımız boş geçiyor. 12 ay istihdam edemiyoruz. En büyük hedefim yaz döneminde öğrenci kimliği taşıyanlara konaklama imkanı tanıyacak bir mevzuat düzenlemesi yapılması” ifadelerini kullandı.
“En pasif otel konaklama 2-3 bin liradan başlıyor. Yazın bana imkan verilsin, ben de 600 liraya konaklatayım. KYK öğrencileri de yurtlarını boşalmak zorunda kalıyor. Bu öğrenciler okudukları şehirde tatil yapamıyor. Yazın KYK zannedersem bir gün ücretiz konaklatıyor. O da yer olursa .Bu öğrenciler veya Almanya’dan gelen bir öğrenci bizim özel yurtlarımızda kalabilsin. Otelci zaten parası kısıtlı müşteri istemiyor, öğrenci otelde de kalmıyor. Böylece hem sektör nefes alır hem de dar gelirli öğrencilere destek olunur” önerisinde bulundu





