Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) Antalya’da düzenlediği 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nde konuşan eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, turizmin uluslararası ilişkilerdeki rolünü ve Türkiye’nin savaş ortamındaki konumunu değerlendirdi.
Kongrenin ikinci gününde gerçekleştirilen “Yumuşak Güç: Turizm ve Dış İlişkiler” başlıklı oturumda konuşan Mumcu, turizmin savaşları doğrudan engelleyemeyeceğini ancak savaşların ekonomik sonuçlarının karar vericiler üzerinde etkili olabileceğini belirtti.
Turizmcilerin temel amacının insanların seyahat etmesine, dinlenmesine ve farklı toplumlarla tanışmasına aracılık etmek olduğunu ifade eden Mumcu, siyasi kararların milyonlarca insanın hayatını etkilediğini söyledi.
ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili sözlerine de değinen Mumcu, “Hürmüz zaten açıktı. Siz savaştığınız için kapandı. Savaşmasaydınız kapanmayacaktı. Şimdi ‘Hürmüz’ü açmak için savaşmak zorundayız’ deniyor. Bu durum hegemonya mücadelelerinin yarattığı çelişkili ama gerçek çatışmaları gösteriyor” dedi.
‘Savaşın kazananı olmaz’
Savaşların geniş kitleler açısından kayıplar doğurduğunu vurgulayan Mumcu, Türkiye’nin mevcut jeopolitik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin bir yandan NATO müttefiki, diğer yandan Batı ittifakının parçası olduğunu belirten Mumcu, şu ifadeleri kullandı:
“Etkin tarafsızlık diye bir şey var mıdır bilmiyorum; ama varsa Türkiye’nin böyle bir politika izleyerek saygınlık kazandığını söyleyebilirim. Hem çevre halklarının hem de kendi halkımızın nazarında bu durum olumlu karşılanmış olabilir. Bölge insanları çoğu zaman süper güçler karşısında direnmenin zor olduğu düşüncesiyle hareket ediyor. Türkiye’nin pozisyonu ise bu nedenle dikkatle izleniyor.”
Mumcu, turizmin uluslararası ilişkilerde yumuşak güç unsuru olarak değerlendirilebileceğini belirterek toplumlar arası temasın artmasının uzun vadede gerilimlerin azalmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti.





