16 Temmuz’da ziyarete kapatılan Antalya Arkeoloji Müzesi için depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı alınmış, Eylül ayında bina tamamen yıkılmıştı. Yıkım kararı kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Çok sayıda meslek odası, akademisyen ve yurttaşı bir araya getiren Müze Çalışma Grubu ise müzenin yıkılmaması için mücadele etti. Yıkımdan sonra da yeni müze yapılana kadar çalışmalarını sürdüren grup, her perşembe müze önünde toplanmaya devam ediyor. Bu haftaki buluşmalarına Antalya Mimarlar Odası’nın yeni yönetimi de katıldı.
Mimarlar Odası süreçte yoktu
Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin kurumsal olarak sürece dahil olmaması sık sık eleştiri konusu oldu. Ocak ayında yapılan seçimlerle Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkanlığı’na Fatma Gül Yalçınkaya’nın gelmesinin ardından oda ilk kez Müze için basın açıklaması düzenledi ve "Kent belleğini korumak görevimizdir" dedi.

Mimarlığın temel sorumluluğu
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği’nde ‘Oda’nın öncelikli amacı; mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak’ şeklinde tanımlanmaktadır. Bu kapsamda mimarlık disiplininin en temel sorumluluklarından biri, insanlığın var oluşundan günümüze ulaşan mimari eserleri korumak ve onları gelecek kuşaklara aktarmaktır.”
“Bu Alan Cumhuriyet döneminin mekânsal anlatımıdır”
Açıklamada müzenin bulunduğu alanın kent hafızasındaki yerine dikkat çekilerek şöyle denildi:
“Şu anda bulunduğumuz yer; bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Güneyinde dünyada ender görülen doğa harikası falezler, ortasında Arkeoloji Müzesi, kuzeyinde ise Otelcilik Okulu yer almaktadır. Ancak bugün Arkeoloji Müzesi artık burada yok. Görünen o ki, Otelcilik Okulu da yarın falezlerle birlikte yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.”

"İnsanlık mirasının ayrılmaz parçası"
Yalçınkaya Müze için verilen mücadelenin kendilerini umutlandırdığını ifade ederek “Bugün bizleri biraz da olsa umutlandıran ise buranın korunması için yürekten yapılan direniş olmuştur. Çünkü her mimarlık eseri insanlık mirasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu eserlerin gerçek sahipleri bizleriz; onları korumakla yükümlü olanlar da bizleriz. Bu yapıları özgün değerleriyle, bozulmadan gelecek yüzyıllara aktarmak için her türlü meşru yolu kullanmak hem sorumluluğumuz hem de tarihsel görevimizdir” dedi
“Kent değerlerinin korunmasında etkin olacağız”
Yalçınkaya, “Bu zorlu süreçte bilinen nedenlerle kurumsal olarak yanınızda olamadık. Ancak bu, Antalya’nın Türkiye’nin en özel yerlerinden birisi olan bu kamusal alanda müzenin yıkılmasıyla işler bitmemiş, yeni başlamıştır. Önce falezlerin korunma derecesi kesin korunacak hassas alan statüsünden nitelikli doğal koruma alanına düşürülmüş, sonra Meteoroloji binası ve Müze yıkılmış, şu anda ise Otelcilik Okulu yıkılmak için boşaltılmaktadır. Bundan 50 yıl önce kentin kültür ve turizm sembolü olan bu aks, bugün ne yazık ki kentin nasıl yağmalandığının bir göstergesi haline gelmek üzeredir.Üstelik bu durum yalnızca bu alanla sınırlı değildir. Kentimizin, bölgemizin ve ülkemizin pek çok yerinde bu süreç yüzlerce izlemeye devam edeceğiz." dedi.
Açıklamanın sonunda “Bundan böyle, Anayasa’dan ve yasalardan aldığımız yetki ve sorumlulukla; ülkemizde ve kentimizdeki değerlerin korunmasında etkin olarak yer alacağız. Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin 50 yılı aşan geçmişi boyunca doğal ve kültürel değerlerin korunmasında öncü rol oynadığını tüm Antalyalılar bilirler” ifadelerine yer verildi.





