İran’da onlarca yıldır ülke siyasetinin merkezinde yer alan bir isim artık yok. İran devlet televizyonu, dini lider Ali Hamaney’in cumartesi günü erken saatlerde Tahran’daki ofisinde öldürüldüğünü duyurdu. Açıklamanın ardından ülke genelinde 40 günlük yas ilan edildi, kamu kurumları için 7 gün süreyle resmi tatil kararı alındı.
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu daha önce yaptıkları açıklamalarda Hamaney’in öldüğünü duyurmuştu. İran devlet medyasının teyidiyle birlikte gelişme resmiyet kazandı.
1989’dan bu yana İran’da “Rehber” sıfatıyla devletin nihai karar mercii olan Hamaney’in ölümü, ülkede yalnızca bir lider değişimini değil, köklü bir dönemin kapanışını da beraberinde getiriyor. İran Anayasası’na göre yeni dini lideri, halk tarafından seçilen 88 üyeli Uzmanlar Meclisi belirleyecek. Meclisin kısa süre içinde toplanarak yeni ismi oylaması bekleniyor.
Yeni lider seçilinceye kadar rehberlik makamının yetkileri; Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve yargı erkinin başındaki isimlerden oluşan geçici bir heyet tarafından kullanılacak.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da saldırılarda hayatını kaybettiğine yönelik iddialar gündeme geldi. Ancak şu ana kadar Tahran yönetimi, ABD veya İsrail tarafından Pezeşkiyan’ın durumuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Trump, yaptığı açıklamada Hamaney’in ölümünü “adalet” olarak nitelendirirken, İran halkı için “ülkelerini geri alma fırsatı” doğduğunu savundu. Ayrıca operasyonların İsrail ile koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti. İran Devrim Muhafızları cephesinden ise henüz kapsamlı bir değerlendirme gelmedi.
Bölgesel tansiyonun hızla yükseldiği bu süreçte, İran’da başlayacak liderlik değişiminin yalnızca ülke iç siyasetini değil, Orta Doğu’nun güç dengelerini de derinden etkilemesi bekleniyor. Uzun yıllardır tek merkezli yürüyen yönetim modelinin nasıl evrileceği ve yeni dönemin hangi çizgide şekilleneceği, önümüzdeki günlerin en kritik sorusu olacak.




