6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde yaşamını yitiren yurttaşlar, depremlerin 3. yıl dönümünde İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi tarafından düzenlenen anma programıyla anıldı. Toplantıda yaşanan büyük yıkıma rağmen geçen üç yıl içinde yapı güvenliği ve deprem riskini azaltmaya yönelik yeterli adımların atılmadığı vurgulandı.
“Acılara birebir tanık olduk”
İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Erman Aydın, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgeye giden mühendislerin yaşanan yıkımı yakından gördüğünü belirterek, “Meslektaşlarımız hasar tespit çalışmalarında birebir sahadaydı. Bizler de yönetim kurulu olarak bölgeyi inceleme fırsatı bulduk, acılara tanık olduk” dedi.
Aydın, benzer büyüklükteki depremlerin başka ülkelerde aynı yıkıma yol açmadığını vurgulayarak, bunun nedeninin bilim ve tekniğin uygulanmaması olduğunu söyledi. “Doğanın şakası yok. Yıkımın nedeni deprem değil, ihmal ve denetimsizliktir” ifadelerini kullandı.
Belediyelere iletilen teknik kararlar
Depremler sonrası İMO bünyesinde üniversite öğretim üyeleri ve meslektaşların yer aldığı bir kurul oluşturduklarını aktaran Aydın, mevcut deprem yönetmeliklerinin ötesine geçen teknik kararlar aldıklarını ve bunları belediyelerle paylaştıklarını belirtti. Aydın, “Belediyelerin bu kararlara yavaş da olsa uymaya başlaması bizleri umutlandırıyor” dedi.
Antalya’nın yapı stoğu “sessiz risk”
Antalya’daki yapı stokunun büyük bölümünün güncel deprem yönetmeliklerinden önce inşa edildiğine dikkat çeken Aydın, taşıyıcı sistemlerin, beton ve donatı kalitesinin bugünkü standartların çok altında olduğunu ifade etti. Yönetmeliklerin değişmesine ve yapı teknolojisinin gelişmesine rağmen, eski yapıların hâlâ ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.
İMO Antalya Şubesi olarak periyodik yapı kontrollerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, yapı güvenliğinin tek seferlik değil, süreklilik gerektiren bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Kontrolsüz tadilatlar hayati tehlike yaratıyor
Antalya’daki en ciddi risklerden birinin kontrolsüz tadilatlar olduğunu belirten Aydın, özellikle ticari yapılarda denetimsiz müdahalelerin yaygınlaştığını ifade etti. Kolon ve kirişlerin kesilmesinin “tadilat değil, doğrudan can güvenliğine kasıt” olduğunu söyleyen Aydın, merkezdeki bir kafede kolon kesildiğinin tespit edildiği örneğini paylaştı.
Bu tür yapıların yalnızca konutlarda değil; kreşlerde, sağlık merkezlerinde, AVM’lerde ve marketlerde de karşımıza çıkabileceğini vurgulayan Aydın, tehlikenin günlük hayatın tam ortasında olduğuna dikkat çekti.
“Antalya’nın yapı envanteri yok”
Antalya’da güncel, şeffaf ve kamuoyuna açık bir yapı stoğu envanteri bulunmadığını belirten Aydın, riskler bilinmeden etkili bir dönüşümden söz edilemeyeceğini ifade etti. Yetkililere çağrıda bulunan Aydın, yapı stokunun bilimsel yöntemlerle taranması, tadilatların mühendislik denetimine tabi tutulması ve özellikle ticari yapılarda sıfır toleranslı denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Afet kader değildir”
İMO Antalya Şubesi son olarak ülke genelinde milyonlarca konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekerek, risk temelli ve kamucu bir dönüşüm politikasının zorunluluğu vurguladı. Açıklama, “Deprem öldürmez, ihmal öldürür. Antalya bugün depreme dünden daha hazır değildir” sözleriyle sona erdi.




