Antalya’da TOKİ tarafından hayata geçirilmesi planlanan büyük ölçekli konut projesi yargıya taşındı. Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi sınırları içerisinde, Çandır Çayı dere yatağında yapılması planlanan ve toplam 4 bin 574 konut, 2 okul ve 1 camiyi kapsayan projeye ilişkin verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava açtıklarını duyurdu.
Mimarlar Odası tarafından yapılan açıklamada, projenin birinci etabını oluşturan 572 konut ve 1 ortaokul inşaatı için hazırlanan ÇED Proje Tanıtım Dosyası’nın, Antalya Valiliği tarafından yalnızca iki gün içinde değerlendirilerek “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Açıklamada, proje alanının Boğaçayı’nın en büyük kollarından biri olan Çandır Çayı üzerinde yer aldığı, geçmişte kum-çakıl ocağı olarak kullanılan bu alanın AFAD’ın 2021 Antalya İl Afet Risk Azaltma Planı’na göre taşkın riski altında bulunduğu hatırlatıldı. Bu durumun ileride can ve mal güvenliği açısından ciddi riskler doğurabileceği ifade edildi.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün yerinde yaptığı incelemelere de yer verilen açıklamada, proje alanının Konyaaltı ilçesinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan kuyulara yaklaşık 1 kilometre mesafede, yer altı suyu akım yönüne göre ise bu kuyuların beslenim alanı içinde kaldığı vurgulandı. Yoğun yapılaşma ve oluşacak atık su yükünün, içme suyu kaynaklarında kirlilik riski yaratabileceği ve projenin bu haliyle uygulanabilirliğinin riskli olduğu belirtildi.
Proje alanının tarım arazileriyle çevrili olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Danıştay 6. Dairesi’nin daha önce Boğaçayı ve çevresine ilişkin verdiği kararlarda, bölgenin su, orman ve tarım ekolojik sistemleriyle bir bütün oluşturduğunun altının çizildiği hatırlatıldı. Aşırı kentleşme ve yapılaşmanın narenciye bahçeleri ve seralar üzerinde tahribata yol açtığına vurgu yapıldı.
Mimarlar Odası, ayrıca proje alanının 100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda tarım alanı olarak belirlendiğini, alt ölçekli imar planları yapılmadan, nüfusun ihtiyaç duyacağı sosyal ve teknik altyapı alanları planlanmadan ve projenin tamamı için ÇED süreci işletilmeden yalnızca tek bir yapı adası üzerinden karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğunu savundu.
Açıklamada, 2872 sayılı Çevre Kanunu ile uluslararası sözleşmelerde yer alan ihtiyatlılık ilkesinin göz ardı edildiği belirtilerek, kamu yararı taşımadığı ifade edilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali talebiyle yargı yoluna başvurulduğu kamuoyuna duyuruldu.




