Antalya genelinde son günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından çok sayıda mahallede yaşanan su baskınlarının temelinde, kırmızı kot uygulaması yapılmadan verilen yapı ruhsatları bulunuyor. TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) Antalya Şube Başkanı Serter Kocababa, yaşanan sorunların yıllardır ihmal edilen planlama ve altyapı uygulamalarından kaynaklandığını söyledi.
“Kırmızı kot olmadan verilen ruhsatlar su baskınlarını kaçınılmaz kılıyor”
Antalya’da şu anda çok sayıda yapının zemin kat ve otoparklarının su altında kaldığını belirten Kocababa, bunun en önemli nedeninin kırmızı kot belirlenmeden yapılaşmaya gidilmesi olduğunu vurguladı:
“Kırmızı kot uygulaması yapılmadan yapılaşmaya geçildiği için yağmur suları binaların temellerine, bodrumlara ve otoparklara doluyor. Bugün yaşanan su baskınları bir sürpriz değil, öngörülebilir bir mühendislik hatasıdır.”
“Mevzuatta var ama yıllardır uygulanmıyor”
Kırmızı kotun mevzuatta açıkça tanımlandığını hatırlatan Kocababa, belediyelerin bu yükümlülüğü yerine getirmediğine dikkat çekti:
“Belediyeler ruhsat vermeden önce, yolun tüm altyapı ve üstyapısı tamamlandıktan sonra maksimum asfalt kotunu belirlemek zorunda. Parselasyon sırasında yapılması zorunlu olan bu çalışma Antalya’da yıllardır ihmal ediliyor. Doğal zemin siyah kot, proje sonrası oluşacak seviye ise kırmızı kot olarak tanımlanır. Yolun altyapısı tamamlanmış stabilize kotu esas alınır. Antalya’da bu sistem işletilmiyor.”
Altıntaş örneği: Doğru kot, eksik altyapı
Altıntaş bölgesinin kırmızı kot uygulamasının en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Kocababa, yaşanan su baskınlarının burada da yanlış yorumlandığını söyledi:
“Altıntaş’ta yolların bittiği noktaya göre hazırlanmış iyi bir kırmızı kot projesi var. Oradaki su basmaları kırmızı kot nedeniyle değil, altyapının eksik olmasından kaynaklanıyor. Yapılaşmaya başlanıyor, asfalt dökülüyor ama altyapı tamamlanmadan süreç ilerliyor.”
“Bugün su basan yerler 20 yıl önce verilen ruhsatların sonucu”
Yaşanan sorunların geçmişteki yanlış kararların sonucu olduğunu dile getiren Kocababa, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün su basan yerlerin büyük bölümü 20 yıl önce verilen ruhsatların ürünüdür. ‘Bir an önce ruhsat verelim, harcımızı alalım’ anlayışıyla hareket edildi. Oysa yapılaşma başlamadan önce kırmızı kot projeleri hazırlanmalı, altyapı tamamlanmalı ve afet riski mutlaka değerlendirilmelidir.”
“Antalya’nın güncel haritası yok”
Kocababa, planlama hatalarının temelinde güncel halihazır harita eksikliği olduğuna dikkat çekerek, “Antalya’nın siyah kot durumlarını gösteren haritalar yaklaşık 20 yıl öncesine ait. İstanbul’da bu veriler 6 ayda bir, Ankara’da yılda bir güncelleniyor. Antalya ise çok daha hızlı değişen bir şehir. Güncel veri olmadan doğru planlama yapılamaz” dedi.
Erişilebilirlik sorunu da büyüyor
Yanlış kot uygulamalarının yalnızca su baskınlarına değil, engelli bireylerin erişimine de zarar verdiğini belirten Kocababa, “Mevcut yol kotunun altında kalan yapılar nedeniyle engelli vatandaşlar merdivenle inmek zorunda kalıyor. Yapılan rampalar ise çoğu zaman işlevsiz kalıyor” diye konuştu.
“Kırmızı kot olmadan altyapılı parsel kabul edilemez”
HKMO Antalya Şube Başkanı Serter Kocababa, çözümün net olduğunu vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:
- Altyapısı tamamlanmadan yapı ruhsatı verilmemeli
- Kırmızı kot uygulaması imar süreçlerinin zorunlu parçası haline getirilmeli
- Antalya’nın tamamını kapsayan güncel halihazır haritalar acilen hazırlanmalı
- Büyükşehir ve ilçe belediyeleri tam koordinasyon içinde çalışmalı
“Her yağmurdan sonra aynı sorunları konuşuyoruz”
Kocababa açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu sorunları her yağıştan sonra yeniden konuşmak yerine kalıcı ve doğru çözümler üretmek mümkün. Gecikmiş her adımın bedelini Antalya halkı ödüyor. Oda olarak bilimsel ve kamusal her çalışmada iş birliğine hazırız.”




