Antalya Kent Konseyi İmar ve Altyapı Çalışma Grubu, Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde Çandır Çayı güneyinde yapılması planlanan TOKİ konut alanına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, imar planı bulunmayan alanda yaklaşık 18 bin kişilik yeni bir yerleşim öngörülmesinin, hem çevresel hem de kentsel altyapı açısından önemli sorunlar doğuracağı belirtildi.

Taşkın alanında kalan proje sahası


Kent Konseyi’nin 22 Aralık 2025 tarihli toplantısında alınan karar doğrultusunda hazırlanan raporda, 56 hektarlık alanda 4 bin 574 konut, ticaret birimleri, okul ve cami yapılmasının planlandığı hatırlatıldı.

" Gazipaşa–Ankara uçuşları açılsın"
" Gazipaşa–Ankara uçuşları açılsın"
İçeriği Görüntüle

Proje alanının büyük bölümünün Çandır Çayı’nın taşkın yatağı içerisinde kaldığına dikkat çekilen raporda, IRAP (2021) verilerine göre alanın yaklaşık yüzde 88’inin 100 yılda bir gerçekleşmesi muhtemel taşkın (Q100), yüzde 11’inin ise 500 yıllık taşkın (Q500) riski altında olduğu ifade edildi.

İklim değişikliği uyarısı ve dere ıslahı tartışması


Raporda, iklim değişikliğiyle birlikte aşırı yağışların arttığına işaret edilerek, geçmiş verilere dayalı taşkın hesaplarıyla dere yatağının yapılaşmaya açılmasının ciddi riskler taşıdığı vurgulandı. Dere ıslahı ve taşkın kontrolü amacıyla yapılacak müdahalelerin Boğaçay ve Çandır Çayı’nın doğal sediman dengesini bozabileceği, bunun da Konyaaltı sahilindeki kıyı erozyonunu artırabileceği kaydedildi.

Zemin yapısı ve deprem riski öne çıktı


Zemin ve deprem başlığı altında ise Boğaçay Ovası’nın genç alüvyonlardan oluştuğu, zemin büyütmesinin yüksek olduğu ve Antalya kent merkezi içinde deprem tehlikesinin en yüksek olduğu alanlardan biri olduğuna dikkat çekildi. Raporda, jeolojik ve jeoteknik etütler tamamlanmadan ihale sürecine girilmesinin kamu açısından maliyet ve güvenlik riski oluşturduğu belirtildi.

İçme suyu kuyuları için kirlenme riski


Hidrojeoloji değerlendirmesinde, proje alanının Boğaçay Havzası içerisinde, Konyaaltı’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan aktif kuyuların beslenim alanında ve II. Derece Yeraltı Suyu Koruma Alanı sınırları içinde yer aldığı vurgulandı. Yoğun yapılaşmanın ve atıksu yükünün, yüksek geçirgenliğe sahip alüvyon akiferlerde içme suyu kaynakları için kirlenme riski oluşturacağı ifade edildi.

Ulaşım altyapısı bu yükü kaldıramaz


Ulaşım altyapısına ilişkin bölümde ise Çakırlar’ın mevcut yol ağları dışında kaldığı, bölgeye ulaşım sağlayan ana arterlerin yetersiz olduğu ve 5 bin konutluk yerleşimin günde yaklaşık 35 bin araç hareketi üreteceği hesaplandı. Bu yükün mevcut yolların kapasitesini aşacağı, kronik trafik sıkışıklığına yol açacağı belirtildi.

İmar planı ve sosyal donatı eksikliği


Raporda, alanın yürürlükteki üst ölçekli çevre düzeni ve nazım imar planlarında “orman alanı”, “dere taşkın alanı” ve “içme suyu koruma alanı” kapsamında kaldığı, buna karşın onaylı imar planı olmaksızın proje geliştirildiği kaydedildi. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre gerekli sosyal ve teknik donatı alanlarının sağlanmadığına da dikkat çekildi.

Arkeolojik sit alanlarıyla çakışıyor


Arkeolojik miras başlığı altında ise TOKİ proje alanının, Domuzburnu Mağarası ve Domuzağılı Antik Yerleşimi gibi 1. derece arkeolojik sit alanlarıyla iç içe olduğu vurgulandı. Bu nedenle, alanın yalnızca teknik değil kültürel miras açısından da değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

ÇED vurgusu


Sonuç bölümünde, Kent Konseyi İmar ve Altyapı Çalışma Grubu; imar planı yapılmadan ve çevresel riskler giderilmeden projeye başlanmaması, taşkın, ulaşım ve hidrojeolojik etkiler için güncel ve bilimsel etütler yapılması, arkeolojik değerleri de kapsayan kapsamlı bir ÇED sürecinin işletilmesi gerektiğini belirtti.

Muhabir: Ece Güneş