Hobiler yalnızca keyifli vakit geçirmenin ötesinde, bireyin kendini gerçekleştirdiği, kimliğini kurduğu ve yaşamla kurduğu bağı güçlendirdiği alanlar olarak öne çıkıyor. Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Faik Ardahan ile hobilerin felsefi, toplumsal ve ekonomik boyutlarını; ticarileşmesini, yerel yönetimlerin sorumluluklarını ve ruh sağlığıyla ilişkisini konuştuk. Ardahan’a göre hobi, “rekreasyonel bir kariyer yolculuğu” ve modern toplumların ihmal ettiği temel bir ihtiyaç.
– Felsefi açıdan bakıldığında hobi, insanın özgür zamanı üzerinde kurduğu bir özellik alanı mıdır?
Hem felsefik açıdan, hem ekonomik açıdan, hem rekreasyonel açıdan hangi açıdan bakarsak bakalım, hobi insanların serbest zamanlarında para kazanmak amacı dışında kendini geliştirmek, ruhunu geliştirmek, bedenini geliştirmek, beceri ve yeteneklerini geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek, sosyalleşmek, başkalarıyla beraber etkileşmek için bir kariyer yolculuğunun adıdır. Bu kariyer yolculuğunun adına biz rekreasyonel kariyer yolculuğu diyoruz.
Hobi ve rekreasyon iç içe kavramlardır ve hatta hobiyi biz ciddi boş zaman etkinliği olarak da tanımlarız.
– Hobi de tıpkı diğer pek çok rekreasyon kavramında olduğu gibi sanayi devriminden sonra doğan bir kavram mı?
Aslında insanlığın tarihi kadar eski olan bir şeydir. Çünkü her insanın kişilik özelliğine bağlı kalarak kendini gerçekleştirdiği ve kendine ait hissettiği bir dünya kurar. Kurduğu dünyanın içerisinde kendi ideallerini ve kendi varmak istediklerini ve kendi değerli bulduğu her şeyi de oraya taşımak ister.
Bu yolculuğun karşılığı sanayi devriminde daha belirgin hale getirildi ve altı çizilerek yapıldı. Ve bu hatta daha sonraki yapı içerisinde özellikle rekreasyonel hayatın bilinçli bir şekilde insan hayatına dahil edilmesi ve yönetilmesinin karşılığında ürünlerin geliştirilmesi, hobi ürünlerinin, hobi fırsatlarının geliştirilmesiyle ilgili ticari bir dünya da yarattı. Muazzam bir dünya yarattı hem de.
Dolayısıyla sanayi devriminden önce de vardı, sonra da var ve insanlık var olduğu sürece de olmaya devam edecek.
– Çalışma hayatına paralel, insanın kendine ait bir dünya kurması gibi mi düşünmeliyiz?
Kesinlikle. Hatta ben şöyle söyleyeyim, birazcık daha genel ifade edeyim. Hobisi olmayan insan fukara insandır. Ve dolayısıyla hobi insanın kendi kişisel iç dünyasını ve dış dünyasını zenginleştirir.Ve aynı zamanda hobi bireyin, çünkü hobide temel amaç para kazanmak ve ekonomik bir gelir elde etmek olmadığı için keyif aldığı şeyleri yapan insan mutludur.Son zamanlarda benim de ısrarla üzerinde durduğum bir konu var: Hobileriniz üzerinden para kazanın, hobileriniz üzerinden kendinize yeni bir hayat inşa edin. Böylelikle inşa ettiğiniz hayatın içerisinde aynı hobiden olan insanlarla görüşürsünüz ve hayatınızı zenginleştirirsiniz. Paylaşırsınız.
Ta çocukluktan beri bir biriktirme arzumuz vardır bizim. Koleksiyonerlik hobinin en büyük yaşamdaki karşılığıdır. Dolayısıyla hobi yaklaşık 22 bin başlıkta ifade edilebilecek bir çeşitliliğe sahiptir. Spordan, sanattan, beceriye dayalı uygulamalardan, kültürel aktivitelerden, biriktirmeye dayalı aktivitelerden… Yaklaşık 22 bin farklı hobi başlığı vardır.
İnsanlar bu hobi başlıklarının içinden kendine en uygun olanı seçerek kendisi için bir dünya kurar. Son derece değerli, olması gereken, yöneltilmesi gereken, yönlendirilmesi gereken, inşa edilmesi gereken bir dünyadır orası.
– Hobilerin bireyin kimlik inşasıyla ilişkisi nedir?
Hobiler bireyin kendi kişisel yolculuğudur ve karakterinin oluşmasını ve tarif edilmesini sağlayan en etkili yollardan bir tanesidir.Küçük çocukken çocuklar kendi kişilik gelişimleriyle ilgili yolculuklarını tam göremezler. Burada anne babaların, çocuklarının ilgi alanlarına uygun olarak çeşitli hobilere ortak etmesi ve birçok şeyi denemesine fırsat vererek çocuğun meylini, çocuğun akan yönünü, çocuğun yeteneklerine uygun alanı keşfetmesi gerekir.
Sonra burası aynen rahim gibidir hobide. Eğer bir konuda tutunursanız o konuda gelişirsiniz. Ortaokul, lise yılları işte o bağın kurulduğu ve geliştiği dönemdir.
Büyüklerin hobi dünyası artık ciddi boş zaman aktivitesidir. İnsanların bir profesyonel kariyerleri vardır, bir sosyal kariyerleri vardır, bir de rekreasyonel kariyerleri vardır. Bu kariyerler birbirlerini olumlu ve olumsuz desteklerler.
Özetle söyleyecek olursam kişilik ve kimlik bireyin kendi olmak istediği ve olduğu yolculuklarda inşa ettiği bir süreçtir. Dolayısıyla hobi bu inşaatın temelinde olan bir yapısal durumdur.
– Hobilerin ticarileşmesi özgürleştirici niteliğini zayıflatır mı?
Hobiler ticarileşebilirler. Hatta ticarileşmelidir de. Çünkü belli bir düzeyde bir hobinin malzemesini satın almak bile ticari bir emeğin ve ticari bir değerin oluşmasına karşılık gelir.
Hobinizden elde ettiğiniz kazancı, hobinizi büyütmek ve çoğaltmak için kullandığınızda hiç olmazsa kişisel bütçeyi ya da aile bütçesini yormadan hobilerinizle bir dünya yaratmayı sürdürmüş olursunuz.
İnsanlar hobilerinden para kazanmalılar, hobilerini ticarileştirmeliler. Mum yapın ve satın.
– Hobilerin ruh sağlığına etkisi var mı?
Hobiler terapatiktir. Mutlaka terapatik bir etki yaratır. Çünkü birey en iyi kendiyle beraber olur. Kendiyle beraber olurken kendini mutlu eden mekanları, insanları, olayları kendi dünyasına katarak bu işi gerçekleştirir.
Benim bile bildiğim ve söyleyebileceğim tek bir alternatif var: Hobiler.



