Antalya’da 1958’den bu yana süren ve kamuoyunda “Meltem Davası” olarak bilinen yaklaşık 2 milyon 400 bin metrekarelik araziye ilişkin miras ihtilafında yeni bir adım atıldı. Mirasçılar, bölgede bulunan 5 yıldızlı 3 otelin tapularının iptali için dava açtı.
Sürecin Geçmişi
Dava konusu alan; Dumlupınar Caddesi, İsmail Baha Sürelsan Caddesi, 6’ncı Cadde ve 3844 Sokak çevresini kapsıyor. Mahkemenin bazı yolların kapatılmasına ilişkin kararı sonrası mirasçılar, yeni bir hukuki hamle yaptı.
Avukat Necati Yılmaz, 1970’li yıllarda Antalya’nın turizm ihtiyacı gerekçesiyle yapılan kamulaştırmaların usulsüz olduğunu savunuyor. Süreçte:
-
Araziler önce Arsa Ofisi tarafından kamulaştırıldı
-
Ardından Hazine’ye devredildi
-
2017 yılında ise Türkiye Varlık Fonu’na aktarıldı
-
Otellere ise irtifak hakları verildi
Mirasçıların dayanağı, usulsüz kamulaştırma iddiası. Avukata göre hem Anayasa Mahkemesi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi benzer işlemlerde usulsüzlük tespitleri yaptı.
“Tazminat Çok Düşük” İddiası
Mirasçı tarafı, 2019’da Kamulaştırma Yasası’na eklenen düzenleme sonrası ödenen tazminatların, arazilerin bugünkü değerinin 1000–1500’de biri seviyesinde kaldığını belirtiyor.
Bu nedenle mirasçılar, yalnızca tazminat talep etmek yerine tapuların iptalini ve hisseleri oranında yeniden tescili talep ediyor.
Park Alanları da Davalık
Dava sadece otelleri kapsamıyor.
-
Cam Piramit Kent Parkı içinde 64 bin metrekare
-
Beach Park içinde 13 bin 500 metrekare
olmak üzere toplam 77 bin 500 metrekarelik alan için de tapu iptal talebinde bulunuldu.
Cam Piramit’in bulunduğu toplam alan 276 bin metrekare. İddiaya göre bunun bir kısmı bedel ödenmeden başka parsellerden alınarak parka dahil edildi.
Arazinin Değeri
Tapu iptal davasına konu edilen 3 otel ve park alanlarının toplam büyüklüğü 192,5 dönüm.
Bölgedeki metrekare rayiç değerinin 90–100 bin TL olduğu tahmin ediliyor. Bu da söz konusu taşınmazların değerinin milyarlarca liraya ulaştığını gösteriyor.
Yaklaşık 70 yıldır süren Meltem Davası, Antalya’nın en değerli bölgelerindeki otel ve park alanlarını da kapsayacak şekilde yeni bir evreye girdi. Mirasçılar, düşük tazminat yerine doğrudan tapu iptali talep ederek hukuki süreci farklı bir noktaya taşıdı.




