Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) Aralık ayı meclis toplantısında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin müteahhitlere yönelik hafriyat cezaları tartışma yarattı. Meclis Üyesi Adnan Saraç, belediyenin 1 milyon TL’yi aşan hafriyat cezaları kestiğini, bu cezalara karşı davalar açıldığını ancak davalar sürerken cezalar ödenmediği gerekçesiyle iskan verilmediğini dile getirdi.

Bu eleştiriler üzerine söz alan Meclis Üyesi Ali Yılmaz, hafriyat dosyalarına ilişkin yürütülen soruşturmayı hatırlatarak sert tepki gösterdi. Yılmaz, “Ben ‘Bu hafriyat paraları nerede?’ diye sorduğumda kimse konuşmadı. Şimdi cebe dokununca sesler yükseliyor” dedi.
Hafriyatla ilgili iddiaların çok daha büyük bir boyutu olduğunu savunan Yılmaz, “3 milyar liralık bir yolsuzluktan söz ediliyor. Bu Antalya’nın, kamunun parasıydı. Ama Antalya’da kimse sesini çıkarmıyor. Önce parayı çalanlardan hesap sorun” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, usulsüzlük iddialarına da değinerek, “Paralar resmi yatırılmadıysa, açıktan verildiyse ya da eksik yatırıldıysa bunun cezası olur. Asıl sorgulanması gereken bu paraların akıbetidir” diye konuştu.
Akaryakıtçılar zor durumda
Kendi sektörü akaryakıtla alakalı da Büyükşehir Belediyesine eleştiriler yönelten Ali Yılmaz, “Akaryakıtçılar olarak çok zor durumdayız diyoruz. Tabii ki sektör, sektörün halinden bir yere kadar anlar. Bizim başımızdan geçeni sayın başkan çok iyi biliyor. Bizim Antalya Büyükşehir Belediyesi'ndeki bir daire başkanı olamamış, olmaya çalışan bir arkadaşımız, Ruhsat Müdürlüğü'ndeyken başka bir göreve atanıyor. Atanınca da kendi belediyesini şikayet ediyor. Diyor ki, 'Burada ruhsatta usulsüzlükler var.' Zaten biz her şeyi şikayet etmeye kalksak, ben şimdi buradan önce Büyükşehir Belediyesi'ne soruyorum. Sizin örneğin Manavgat Hali'nin iskanı var mı? İskan olmayan yerin ruhsatı da olmaz. Siz orayı nasıl kiraya veriyorsunuz? Biz bunlara girmiyoruz. Şimdi akaryakıtçılar olarak bize hala büyük bir baskı var. Neden hala diyorum. Tabii ki eksiklerimizi giderelim. Can ve mal güvenliği, özellikle can güvenliği olan konulara biz mutabık kaldık Büyükşehir'le. Dedik ki, 'Gidereceğiz, süre verin.' Sayın başkanım da sağ olsun, Sayın Genel Sekreterim sağ olsun, birlikte gittik. Ama biliyorsunuz talihsiz bir olay yaşadı Antalya Büyükşehir Belediyesi" diye konuştu.
"Izdırap çekiyoruz"
Akabinde kendilerini şikayet eden kişinin şu an daire başkanı olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
“Ben de onun tekrar daire başkanı olmasını istiyordum zaten. En azından bizim peşimizi bıraksın diye. Arkadaşım, daire başkanı, hala her gün bizi arıyorlar. 'Senin şurada eksik var. İşte yaklaşım mesafesine ATM koymuşsun, yaklaşım mesafesine süpürge koymuşsun, bunu kaldır' falan. Yani böyle saçma sapan şeyler. Bir tankım var ve yer altında. Tankların can güvenliğine, yangına bir tehlikesi yoktur, yer altındadır. Oksijensiz kaldığı için yangın tehlikesi tanklarda yoktur. Biz inanın şu an yine ızdırap çekiyoruz. Vekil Büşra Hanım'a da sesleniyorum. Lütfen ana işlerinize, halkın, Antalya'nın faydası olan trafik, çöp gibi konulara odaklanın. Bizlerle uğraşmayın. Zaten size şikayet dilekçesi vereni şu an sizde daire başkanı yaptınız."
FOTOĞRAFLI




