Avrupa Birliği’nin Schengen bölgesinde devreye aldığı yeni “Giriş-Çıkış Sistemi (EES)”, AB dışı yolcular için sınır geçişlerini tamamen dijital hale getirirken, uygulamanın ilk günlerinde havalimanlarında yoğunluk ve kuyruklara yol açtı.
Biyometrik kayıt süreci beklemeleri uzattı
Yeni sistemle birlikte yolcuların pasaport bilgileri, yüz fotoğrafı ve parmak izi dijital olarak kaydediliyor. Bu işlem, özellikle ilk girişlerde pasaport kontrol süresini uzatarak yoğun saatlerde bekleme sürelerini artırıyor.
Ulusal basına yansıyan bilgilere göre bazı havalimanlarında yoğun saatlerde bekleme süreleri belirgin şekilde arttı ve uzun kuyruklar oluştu.
Avrupa genelinde kademeli uygulama
Sistem tüm Schengen bölgesinde eş zamanlı devreye alınırken, bazı havalimanlarında teknik uyum süreci nedeniyle uygulamanın kademeli olarak sürdüğü bildiriliyor. Bu durum da farklı noktalarda değişen yoğunluklara yol açıyor.
Avrupa Komisyonu, yoğunluk yaşanan dönemlerde sınır geçişlerinde sistemin geçici olarak esnetilebileceğini ve bu uygulamanın belirli bir süre daha devam edebileceğini açıkladı.
EES nasıl işliyor?
Yeni sistem, Schengen bölgesine giriş yapan AB dışı yolcular için dijital bir kayıt süreci oluşturuyor:
- Pasaport bilgileri elektronik olarak taranıyor
- İlk girişte yüz fotoğrafı ve parmak izi alınıyor
- Tüm veriler sınır sistemine kaydediliyor
- 180 gün içinde 90 gün kalış kuralı otomatik hesaplanıyor
- Süre aşımı sistem tarafından anında tespit ediliyor
Biyometrik veriler 3 yıl boyunca saklanıyor ve sonraki seyahatlerde işlemlerin hızlanması hedefleniyor.





