Yaklaşık dört aydır RunAktif’le tanışıyorum. Antalya Zeytinköy Atletizm Sahası'nda Çarşamba akşamları yapılan antrenmanlara, bu grupta koşan bir arkadaşımın davetiyle katıldım. İlk kez gittiğimde bir koşu grubundan çok, tanışıklığın ve sohbetin de ritme eşlik ettiği bir buluşmaya girmiş gibi hissettim. Daha sonra hafta sonu farklı parkurlarda, yarışlarda koşu yolculuğum devam etti.

Koşu çoğu zaman yalnız yapılan bir şeydir; kulaklıklar takılır, tempo ayarlanır, kalabalığın içinden geçilip gidilir. Ama bazen bir koşu, yalnızca bedeni değil, sözü de harekete geçirir. Runaktifle koşarken fark ettiğim şey tam olarak buydu.Yanımda koşan biriyle sadece kilometre paylaşmıyordum. Bir ziraat mühendisiyle bitki koruma yöntemlerini, bir iş güvenliği uzmanıyla risk kavramını, bir aşçıyla yemek tariflerini konuşarak koşabiliyorsun.. Koşu, bireysel bir zindelik uğraşı olmaktan çıkıp gündelik bilginin dolaşıma girdiği canlı bir kamusal alana dönüşüyor.

Amerikalı yazar Barbara Ehrenreich, Sağlık Salgını adlı kitabında modern dünyada sağlık ve zindelik arayışının nasıl yalnız ve içe kapanık bir pratiğe dönüştüğünü anlatır. Ortak hayallerin ve adalet duygusunun zayıfladığı bir dönemde, insanların dünyayı değiştirmek yerine bedenlerini “mükemmelleştirmeye” yöneldiğini söyler; protesto yürüyüşlerinin yerini yürüyüş bantlarının alması bu yüzden tesadüf değildir. Ehrenreich’e göre spor salonlarının sessizliği de buradan gelir. RunAktif ise bu sessizliğe benzemez. Burada bedenler kadar sözler de hareket eder. Koşu, yalnızca bireysel bir zindelik hedefi değil; birlikte var olmanın, yan yana gelmenin ve kenti paylaşmanın bir biçimine dönüşür. Kişinin idealize ettiği bedeniyle kurduğu ilişkiden çok insanın daha iyi haline giden yola bakarken orada iyi bir benin sadece mükemmel bir bedenden değil kurduğu toplumsal ilişkilerin kalitesinden de geçtiğini görebiliyorsunuz.Runaktif Ehrenreich'in tam da bu satırlarının üzerinden koşuyor.Liverpool tribünlerinden dünyaya yayılan “asla yalnız yürümeyeceksin” duygusu Antalya parkurlarında karşılık buluyor. RunAktif’le tanışanlar için koşu; hızdan, dereceden ya da kürsüden çok, birlikte yola çıkma hâli anlamına geliyor. Herkes kendi temposunda ama kimse yalnız değil.
Tamamen gönüllülük esasına dayanan bu topluluğun ne ticari bir hedefi var ne de performans baskısı. Yıllarını koşuya adamış bir eğitici liderlikle deneyim ve zaman paylaşılıyor; bilgi aktarılıyor, cesaret veriliyor. Bu röportajı da RunAktif’i dışarıdan izleyen biri olarak değil; onlarla koşmuş, antrenmanlara katılmış, yarışlara birlikte gitmiş biri olarak yaptım.
Antalya’da koşmanın ne anlama geldiğini, koşuyu bireysellikten çıkarıp kolektif bir deneyime dönüştürmenin mümkün olup olmadığını ve RunAktif’in nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu, grubun kurucuları Yılmaz ve Nilgün Tongul ile konuştuk.

– RunAktif nasıl ortaya çıktı? Sizi bir araya getiren ihtiyaç neydi?
RunAktif 2025 yılında, Antalya’da koşuya başlamak isteyen ya da koşu ile ilgili kendini geliştirmek için deneyimli bir lider, samimi bir topluluk arayan ve sürdürülebilir aktif koşunun sadece antrenman değil, hayatın içine yayılan bir alışkanlık olabileceğini düşünen kişilerin biraraya toplanma ve birlikte 'Daha iyi bir ben' hedefiyle koşma isteğinden doğdu.
– Antalya’da koşmak size ne hissettiriyor? Bu şehir koşu için nasıl bir zemin sunuyor?
Antalya’da koşmak; bir yandan iklim avantajı sayesinde yılın büyük bölümünde açık havada hareket edebilmek, diğer yandan denizle, güneşle ve doğayla temas kurmak demek. Bu şehir koşuyu zorunlu bir spor olmaktan çıkarıp doğal bir yaşam pratiğine dönüştürebilecek potansiyele sahip. Biz RunAktif olarak bu potansiyeli görünür ve sürdürülebilir kılmayı amaçlıyoruz.
– RunAktif’te nasıl bir insan profili var? Kimler geliyor bu koşulara?
RunAktif’te tek tip bir profil yok. Farklı yaş gruplarından, hatta zaman zaman ailesinin yaninda koşmaya gelen çocuk katılımcılarımızdan, 50 yaş üstüne kadar farklı meslek gruplarından katılımcılarımız olabiliyor.İlk kez koşuya başlayanlar da var, uzun süredir koşanlar da.

– Sizin için koşu bir spor mu, yoksa hayatın içine karışan başka bir şey mi?
Koşu bizim için elbette bir spor ama bununla sınırlı değil. Koşu bizim için aynı zamanda; uyku düzenini, beslenmeyi, zihinsel dayanıklılığı ve hayatla kurulan ilişkiyi etkileyen bir yaşam biçimi. RunAktif’te koşu, sadece hızlı olmak için değil; daha dengeli ve mutlu yaşamak için bir araç olarak da değerli.
– Antalya’da koşuya yeni başlayacak birine ne söylersiniz? Nereden başlasın, neye dikkat etsin?
Antalya’da yeni başlayanlara önce iklimi tanımalarını öneriyoruz: yazın sabah erken ya da akşam saatleri, gölgeli ve güvenli alanlar önemli. Sadece sahil bandının cazibesine kapılmadan park ve pist gibi alanları da kullanmak degerli. Ve en önemlisi; her zaman tek başına yapmak zorunda değiller. Özellikle RunAktif gibi uzun yıllardır kendisini koşuya adamış eğitimci bir liderin olduğu bir toplulukla koşmak zaman zaman süreci çok kolaylaştırabilir.
– Koşu bireysel bir spor olarak bilinir ama siz onu kolektif bir deneyime dönüştürüyorsunuz. Bu nasıl oluyor?
Koşu bireysel bir eylem ama biz onu paylaşılan bir deneyime dönüştürüyoruz. Herkes kendi temposunda koşuyor, haftada bir bazen iki gün aynı yerde buluşuyor, aynı duyguyu yaşıyoruz.Bireysel kosularımızda ya da farklı mekanlarda koşarken de RunAktif'in rekabetten daha çok, devamlılık, yardımlaşma, çevreye ve birbirine saygı, hem kendini hem grubu ileriye taşırken ilham olma gücünü yansıtmasını önemsiyoruz.Ortak nokta hız değil; kendini dünden daha iyi bir noktaya taşırken “Daha İyi Bir Biz” için “Daha İyi Bir Ben”e sağlıklı, bilinçli, etkili ve doğru antrenmanlarla ulaşabilmek.
– Düzenli koşu, RunAktif’e katılanların hayatında neyi değiştiriyor?
Düzenli koşu, katılımcıların hayatında küçük ama kalıcı değişimler yaratıyor. Fiziksel olarak daha enerjik hissetmenin yanında, zihinsel olarak da güçleniyorlar.En çok duyduğumuz şeyler; “kendimi daha güçlü, motive ve enerjik hissediyorum.”“Antrenman günü isteksiz de gelsem çok eğleniyor, çok şey öğreniyor ve ‘iyi ki gelmişim bugün’ diyerek ayrılıyorum.”Koşu, RunAktif’te sadece bedeni değil, hayat düzenini de toparlıyor.**
– Koşmak isteyip de bir türlü başlayamayan, çekinen insanlara ne söylersiniz?
Koşuya başlamak cesaret istiyor gibi görünse de daha çok sabır ve kararlılık meselesi.Hızlı olmak, uzun koşmak zorunda değilsiniz. Yürüyerek başlamak da koşunun bir parçası. RunAktif’te kimse kimseyle kıyaslanmaz; her tempo kabul edilir. Başlamak yeterlidir.
– Antalya koşucular için yeterince güvenli ve erişilebilir mi sizce?
Antalya’da koşu için alanlar var ama bu alanlar yeterince planlı ve bütüncül değil. Sahil bantları, parklar ve pistler önemli bir avantaj sunsa da kesintisiz ve güvenli rotalar sınırlı. Koşu hâlâ büyük ölçüde bireysel çabayla sürdürülen bir aktivite.
– Kaldırımlar, parkurlar, sahil bandı… Günlük koşu için ne kadar uygun?
Lara ve Konyaaltı sahil bantları görsel olarak çok çekici ama kalabalık saatlerde koşu için zorlayıcı olabiliyor.Kaldırımlar çoğu zaman koşucu düşünülerek yapılmamış. Parklar ve atletizm pistleri daha güvenli; ancak sayı ve erişim açısından artırılmaları gerekiyor. Koşu için süreklilik ve güvenlik hâlâ önemli bir ihtiyaç.
– Yerel yönetimlerden koşucular adına bir beklentiniz var mı?
Koşunun bir hobi değil, halk sağlığına yapılan bir yatırım olarak görülmesini isteriz. Kesintisiz parkurlar, aydınlatma, yönlendirme tabelaları, su noktaları gibi küçük ama etkili düzenlemeler büyük fark yaratır.Yerel koşu organizasyonlarının daha çok yapılmasını ve desteklenmesini, yerel koşu gruplarının da il ve ilçe spor müdürlüklerince tanınır, görünür ve desteklenir olmasını isteriz.RunAktif gibi topluluklar aktif yaşam ve hareket bilincinin önemini vurgulayarak sağlıklı yaşamın anlatılmasında yerel yönetimlerin doğal paydaşı olabilir.

– Yarışlara da birlikte gidiyorsunuz. RunAktif için yarış ne ifade ediyor?
Evet, yarışlara grup olarak katılıyoruz. Yerel ve yakın bölgedeki koşular öne çıkıyor. Ancak bizim için yarışlar bir hedef değil; birlikte yola çıkmanın ve süreci kutlamanın bir parçası.
Kürsüden çok bizim için en önemlisi; katılımcılarımızı kendi yaş, potansiyel, sağlık durumu, yaşam tarzı ve önceliklerine göre doğru, kaliteli, değerli, etkili ve sürdürülebilir bir koşu hayatının nasıl olması gerektiği konusunda bilinçlendirmek.
Start çizgisine giden süreci aktif ve eğlenceli geçirmek ve yarış sonrasında da devam edebilmek asıl mesele.



