16 Temmuz’da kapatılan ve geçtiğimiz eylül ayında yıkılan Antalya Arkeoloji Müzesi, bu kez tuvallerde yaşamaya devam ediyor. Sergide yer alan eserler arasında, müzenin yıkılmasına karşı yürütülen mücadeleyi konu alan tablolar öne çıktı.
Müze mücadelesi
Müze Çalışma Grubu, 5 Temmuz’dan itibaren müzenin yıkılmasını engellemek amacıyla her akşam müze önünde toplanarak seslerini duyurmaya çalıştı. Yıkımın ardından ise yeni müze yapılana kadar her perşembe akşamı bir araya gelmeye devam ediyorlar. Ressam Mustafa Özdemir de fırsat buldukça bu buluşmalara katılarak sürecin içinde ve takipçisi olmaya devam ediyor.

“Orası bizim için bir okuldu”
Yıkımın kendisini derinden etkilediğini belirten Özdemir, müzenin kent için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi:
“Müzenin yıkılması kentimiz açısından talihsiz bir olay. Burası kentin hafızasıydı. Güzel sanatlar fakültesinde heykel ve resim bölümü öğrencilerini sık sık buraya getirir, ders çalıştırırdım. Orası bizim için bir okul, bir eğitim alanıydı.”
Sanatın toplumsal sorumluluğu
Toplumsal duyarlılığa vurgu yapan Özdemir, bir sanatçının yaşananlara kayıtsız kalamayacağını ifade ederek şöyle konuştu:
“Hepimiz etrafımızda yaşananlardan etkileniyoruz. Müzenin yıkılması beni çok üzdü. Bir kimliğimiz olmalı ve bu kimliğimize sahip çıkmalıyız. Değerlerimizi korumalıyız, kentimize sahip çıkmalıyız. Biz korumazsak kim koruyacak?”

“Resimlerimle tarihe not düşüyorum”
Eserlerini bu süreçte ürettiğini belirten sanatçı, resimleriyle yaşananları kayıt altına aldığını dile getirerek,
“Toplumsal olayları resimlerle not düşüyorum. Yaşananlar zamanla unutuluyor ama müze mücadelesi unutulmamalı. İnsanlar günlerce müze önünde yıkılmasın diye direndi. Bu resimler bunun kanıtı. Ben de bu olayın canlı tanığıyım” dedi.





