Antalya’da Dünya Su Günü kapsamında düzenlenen “Suyun Mühendisliği ve Liderlik: Antalya’da Kadından Hayata” paneli sonrası yayımlanan sonuç bildirgesi, kent yönetimi ve kamu kurumlarına yönelik dikkat çeken çağrılar içerdi. Antalya Kent Konseyi ile TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğinde hazırlanan bildirgede, su yönetiminde kadın liderliğinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Kadın temsiliyetine sert eleştiri
Panel sonuç bildirgesinde, Antalya’da yerel yönetim ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin yüzde 10’un altında kalmasının “kabul edilemez” olduğu ifade edildi. Antik Perge’de su mühendisliği ve kent planlamasında rol oynayan Plancia Magna örnek gösterilerek, tarihsel mirasa rağmen günümüzde yaşanan gerilemeye dikkat çekildi.
Bildirgede, su bütçeleri ve iklim politikalarının belirlendiği tüm alanlarda kadınların eşit ve liyakate dayalı temsilinin sağlanması gerektiği açıkça dile getirildi.
“Su krizi yönetimi eski yöntemlerle sürdürülemez”
Antalya’da artan turizm baskısı, kontrolsüz kentleşme ve iklim değişikliği nedeniyle yeraltı su kaynaklarının alarm verdiği belirtilen bildirgede, mevcut yönetim anlayışı eleştirildi.
Kadın liderliğinin, suyun adil dağıtımı ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi açısından “yapısal bir ihtiyaç” olduğu vurgulandı. Bildirgede, “çok boyutlu düşünme” yaklaşımının kriz yönetiminde belirleyici olacağına dikkat çekildi.
İstihdamda ayrımcılığa “kent suçu” vurgusu
Su yönetimi ve mühendislik alanlarında kadınların karşılaştığı engeller de bildirgenin önemli başlıklarından biri oldu. Kadınların işe alım, terfi ve saha görevlerinde karşılaştığı cinsiyetçi yaklaşımlar “liyakat katliamı” olarak tanımlandı.
Eşit işe eşit ücret ilkesinin eksiksiz uygulanması gerektiği belirtilirken, kadın mühendislerin teknik yeterliliklerinin göz ardı edilmesinin kent yönetimi açısından ciddi bir sorun olduğu ifade edildi.
Mobbing ve tacize sıfır tolerans çağrısı
Çalışma hayatında kadınlara yönelik psikolojik ve ekonomik şiddetin de gündeme taşındığı bildirgede, mobbing, taciz ve dışlama gibi uygulamaların insan hakkı ihlali olduğu vurgulandı.
Kurumlara 7/24 kreş hizmeti, esnek ve hibrit çalışma modelleri gibi uygulamaları hayata geçirme çağrısı yapılırken, bu adımların “lütuf değil, zorunluluk” olduğu ifade edildi.
“Antalya’nın geleceği kadın liderlikle şekillenecek”
Sonuç bildirgesinde, Antalya’nın artan nüfus ve iklim krizi karşısında ayakta kalabilmesi için su yönetiminde yeni bir paradigma gerektiği belirtildi.
Kadın mühendislerin ve yöneticilerin karar alma süreçlerinde aktif rol almasının hayati olduğu vurgulanan bildirge, “Suya yön veren kadın, hayata yön verir” ifadesiyle sona erdi.
Panel, Antalya’da su yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşırken, yerel yönetimlerin atacağı adımlar merakla bekleniyor.


