Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi, bilim dünyası açısından büyük önem taşıyan sıra dışı bir keşfe ev sahipliği yaptı. Yüksek Orman Mühendisi Prof. Dr. Ali Kavgacı ile emekli ormancı Emin Güzelge, Antalya’da tespit edilen doğu kayınına ilişkin bulguları dernek üyeleriyle paylaştı.
Orman Genel Müdürlüğü’nde 36 yıl görev yaptıktan sonra emekli olan Emin Güzelge, bu süreçte Türkiye’nin yaklaşık yüzde 80’ini gezdiğini emekli olduktan sonra da doğa yürüyüşlerine başladığını aktardı. Güzelge, 12 Ekim 2025 tarihinde Giden Gelmez Dağları’nda gerçekleştirilen 16 kilometrelik bir sonbahar yürüyüşü sırasında dikkat çekici bir durumla karşılaştığını söyledi.

“Kayın diyemedim, kimse İnanmazdı”
Yürüyüş sırasında bir ağacın dikkatini çektiğini belirten Güzelge, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Yürüyüşte arkadaşlar genelde ağaç türlerini bana sorar. Bir ağacın yanına geldik, ‘Bu ne ağacı?’ diye sordular. Gövdesine baktım, kayına benziyor ama Antalya’da kayın olmaz. ‘Kayın’ desem herkes gülerdi. Bir şey demedim, fotoğraflarını çektim, birkaç yaprak aldım.”
Yürüyüş sonrası fotoğrafları Prof. Dr. Ali Kavgacı’ya gönderdiğini belirten Güzelge, Kavgacı’nın “Bu kayın, hemen tekrar gidelim” demesiyle birlikte bölgeye yeniden gidildiğini ve ilk bilimsel tespitin o gün yapıldığını ifade etti.
"Akdeniz’de kayın olması akıl almaz”
Prof. Dr. Ali Kavgacı ise doğu kayınının normal koşullarda Karadeniz ikliminin karakteristik bir türü olduğunu vurguladı. Türkiye’de Karadeniz kıyıları ile Hatay’daki Amanos Dağları dışında yayılış göstermediğini belirten Kavgacı, Antalya’daki varlığın son derece sıra dışı olduğunu söyledi.
Kavgacı, bu durumun geçmişte yaşanan buzul çağları ile ilişkili olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“İklimin soğuduğu dönemlerde kuzey bitki örtüsü güneye doğru göç etti. Daha sonra iklim ısındı ve bu türler geri çekildi. Ancak Karadeniz’e benzer mikro yetişme ortamlarında varlıklarını sürdürebildiler. Akseki’de bulduğumuz alan da tam olarak böyle bir mikro ortam.”

Bitkilerin göç yolları yeniden tartışılıyor
Keşfin, bitkilerin tarihsel göç yollarına dair önemli ipuçları sunduğunu belirten Kavgacı, bugüne kadar kabul gören Anadolu Diyagonali teorisinin bu bulguyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akseki’deki kayın yayılışının, Toroslar üzerinden Ege’ye uzanan alternatif bir göç hattını güçlendirdiğini ifade eden Kavgacı, bu keşfin bilimsel makalelerle literatüre kazandırılacağını belirtti.
“Antik kentte heykel bulmaktan daha değerli”
Bulunan alanın yaklaşık bir hektarlık, beş farklı mikro lokaliteden oluştuğunu ve sürgünden gençleşmiş bireyler barındırdığını söyleyen Kavgacı, keşfin önemini şu sözlerle özetledi:
“Bu keşif, yeni bir antik kentte bakır bir heykel ya da mozaik bulmaktan çok daha önemli. Çünkü geçmişten günümüze iklim değişimi, bitkilerin göçü ve Anadolu’nun doğal tarihi hakkında son derece yönlendirici bir bilgi sunuyor.”
Koruma altına alınması gerekiyor
Kavgacı, Akseki’de tespit edilen bu nadir yayılışın acilen doğa koruma öncelikli alan ilan edilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel iklim değişikliğinin etkileri düşünüldüğünde, bu tür mikro ekosistemlerin korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti.




