Antalya’nın hızlı nüfus artışı, yoğun turizm baskısı, plansız kentleşme süreci ve iklim kaynaklı riskler karşısında yol haritası oluşturmak amacıyla hazırlanan “Antalya Sürdürülebilirlik Raporu”, basın toplantısıyla açıklandı.
İnşaat, çevre, makine ve harita mühendisleri ile ekonomistlerden oluşan ekip tarafından hazırlanan raporda; 7 ana başlık altında kentin mevcut durumunu analiz ederek 2050-2100 vizyonuna ilişkin öneriler yer aldı.
Rapor, Antalya Dayanışma Grubu’ndan İnşaat Mühendisi Akın Akıncı, Çevre Mühendisi Cem Arüv, Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Mustafa Balcı, Sarper Dermut, Okan Hançer, Osman Sert ve Ertuğrul Yılmazhan’ın katkılarıyla hazırlandı.

“Kamu parası asfalta gömülüyor”
“Kamu parası asfalta gömülüyor”
İçeriği Görüntüle

Erdal

“Biz siyaset değil, Antalya’yı konuşuyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Antalya Dayanışma Grubu Başkanı Erdal Atılgan, kentin hızlı ancak plansız büyüdüğünü belirterek, “Biz burada siyaset konuşmuyoruz, Antalya’yı konuşuyoruz. Amacımız geçmişte yapılan hatalardan ders çıkararak geleceğe planlı bir kent bırakmak” dedi.

Okan
“Gelişim sağlıklı ve planlı olmadı”

Harita Mühendisi Okan Hançer, Antalya’nın tarihsel süreç içinde büyüdüğünü ancak bu gelişimin sağlıklı ve planlı gerçekleşmediğini ifade etti.
Parsel bazlı değil, mahalle ve bölge ölçeğinde bütüncül planlama anlayışına geçilmesi gerektiğini belirtti. Kent estetiğinin yalnızca görsel bir unsur olmadığını vurgulayan Hançer, “Kent estetiği yaşam kalitesi ve kimlik meselesidir. Çarpık yapılaşmış alanları planlı dönüşümle ele almalıyız" dedi. Afetlere dirençli kent vizyonunun acil gündemde olması gerektiğini belirten Hançer, “Çoklu afetler dönemindeyiz. Antalya'nın en öncelikli ve acil gündemi kentsel dönüşüm olmalıdır" dedi.

Ibo

“Ulaşım Master Planı acil ihtiyaç”

“Altyapı, Ulaşım, Enerji ve Güvenlik” başlıklı bölümü sunan Prof. Dr. İbrahim Atmaca ise artan nüfus ve turizm baskısının altyapı üzerindeki yükünü değerlendirdi.
Atmaca, ulaşım planlaması ile imar kararlarının bütünleşik ele alınmamasının trafik yoğunluğunu artırdığını belirterek, “Antalya için dijital veriye dayalı, kara-raylı-deniz-hava sistemlerini birlikte ele alan uzun vadeli bir Ulaşım Master Planı hazırlanmalı” dedi.
Raylı sistemlerin ana omurga olması gerektiğini ifade eden Atmaca, havaalanı kapasitesinin 2050 projeksiyonlarına göre planlanması gerektiğini söyledi. Yağmur suyu ve drenaj sistemlerine ilişkin de konuşan Atmaca, “İklim değişikliğiyle birlikte artan ani yağışlar mevcut altyapıyı zorluyor. Hidrolojik bütünlüğü esas alan yeni drenaj sistemlerine geçmeliyiz" dedi. Enerji arz güvenliğinin kırılgan olduğuna dikkati çeken Atmaca, yerel yenilenebilir kaynaklara dayalı bir kentsel enerji master planı hazırlanması gerektiğini kaydetti.

Cem

“Su kıtlığı riskiyle karşı karşıyayız”

“Doğal Kaynaklar ve Çevre Yönetimi” bölümünü sunan Çevre Mühendisi Cem Arüv, Antalya’nın su stresi altındaki kentlerden biri haline geldiğini söyledi.
Arüv, “İklim değişikliği, nüfus artışı ve plansız kentleşme nedeniyle su kaynaklarımız üzerinde ciddi baskı var. Yeraltı ve yerüstü sularını birlikte ele alan entegre su yönetimi sistemine acilen geçilmeli. Yoksa ilerleyen yıllarda su bulamayacağız” dedi.
Falez ve kıyı alanlarının yapılaşma baskısı altında olduğunu belirten Arüv, bu alanlarda bilimsel esaslara dayalı sınırlamalar getirilmesi gerektiğini ifade etti. “Tüm samimi duygularımla söylüyorum, bu şehre sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu.

Raporun sonuç bölümünde, Antalya'nın 2050-2100 vizyonunun planlama, bilim, katılım ve ortak akıl temelinde şekillendirilmesi gerektiği vurgulandı. Rapor ilerleyen günlerde Antalya Valiliği de olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara sunulacak.

Kaynak: DHA