Tarım Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Rahmi Türk, tarımda mekanizasyon, toplulaştırma ve destek konularını değerlendirdi. Türk, yaylaya taşınan muz seralarına Ziraat Bankası’nın kredi vermesini eleştirdi.

“MEYVEYİ TOPLAYAMAYACAK HALE GELECEĞIZ”

Tarımda çalışacak işçi sıkıntısının arttığına işaret eden Türk, “Tarımda mekanizasyonu ihmal edersek, bazı ürünlerin dalında kalma ihtimali var, gerek devlet, hükümet ve iş insanlarının ele alması gerekiyor. Kirazdan bahsedersek, kirazın insan gücü ile toplanması, muhafaza ambalajı ve ihracatı söz konusu. Meyve toplamada sıkıntılar var. Mekanizasyonu devreye sokamazsak ürünü toplayamaz hale geleceğiz” dedi.

"ZİRAAT BANKASI YAYLADAKI MUZ SERASINA KREDİ VERMEYİ DURDURSUN"

Belediye personeline hayvan arama kurtarma eğitimi Belediye personeline hayvan arama kurtarma eğitimi

Cumhuriyet'te yer alan habere göre Türkiye’nin turunçgilleri endüstriyelleştirmede Güney Amerika ve diğer Akdeniz ülkelerinin çok gerisinde kaldığını belirten Türk, turunçgil bahçelerinin giderek muz seralarına ve avokado bahçelerine dönüştüğünü söyledi. Türk, muz seraları konusunda “Muz’un fiyatı artınca, muz seraları yaylaya doğru çıkmaya başladı, bu ısınma ve sulama maliyetleri için son derece tehlikeli. Ziraat Bankası’nın yaylada yapılan bu muz seralarına kredi vermeyi durdurması gerekiyor” dedi.

“BÜYÜK TARIM ŞİRKETLERİNİN AMELESİ OLACAKLAR”

Küçük çiftçilerin ya arazilerinde toplulaştırmaya gitmeleri ya da kooperatife yönelmelerini gerektiğinin altını çizen Türk, “Türkiye ortalaması 20 dekar, böyle bir alanda ekonomik üretim yapmak mümkün değil. Yurtiçi ve yurtdışından alımlar olduğunu biliyoruz, üç beş firma binlerce dönüm alan içinde meyvecilik yapıyor. Altta kalan bizim üreticimiz var. Durumlarının iyileştirmesi gerekiyor. Kooperatif olmazsa, toplulaştırma olmazsa olmaz. Maalesef üreticimizin bu anlamda vizyonu yok. Bu anlayış devam ederse büyük şirketlerin amelesi olacaklar” dedi.

Tarımın stratejik sektör olduğuna işaret eden Türk, turizm kadar tarım’ın da desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Editör: Cihan Oruçoğlu