Mart 2008’de kolektif yardımseverlik koşusunu Türkiye’ye tanıtmak amacıyla kurulan Adım Adım, bugün ülke çapında on binlerce gönüllüyü bir araya getiren güçlü bir sivil toplum ağına dönüşmüş durumda. Bu ağın önemli duraklarından biri olan Antalya’da ise koşu, yalnızca bir spor faaliyeti değil; iyilik, dayanışma ve farkındalık üretmenin bir yolu olarak görülüyor.

Sporla dayanışmayı birleştiren bir model
Adım Adım, başta koşu olmak üzere yüzme, bisiklet, dağcılık gibi dayanıklılık sporları aracılığıyla sivil toplum kuruluşları için bağış ve tanıtım desteği sağlıyor. 2024 Haziran ayı itibarıyla 110 binin üzerinde gönüllü sporcu ve 1 milyonun üzerinde bağışçıyla 250 milyon TL’yi aşan bir kaynağın STK’lara aktarılmasına aracılık eden oluşum, yüz binlerce canlının hayatına dokunulmasına katkı sundu.

Antalya: Doğa, tarih ve farklı parkurlar bir arada
Antalya’da faaliyet yürüten Adım Adım gönüllüleri, kentin sunduğu doğal ve kültürel çeşitliliğin bu dayanışma modelini güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Sahil bandında deniz manzarası eşliğinde, kent merkezinde tarihi lokasyonlar arasında ya da Likya Yolu gibi ormanlık ve dağlık patikalarda yapılan antrenmanlar, Antalya’yı yılın büyük bölümünde koşulabilir bir kent haline getiriyor.
Haftanın ritmi: Kentte buluşma, doğada koşu
Antalya grubunun antrenmanları haftanın belirli günlerinde düzenli olarak yapılıyor. Çarşamba akşamları Lara’daki Yalım Park ya da Konyaaltı sahilinde buluşan gönüllüler, kent içinde yapılan koşularla haftanın temposunu birlikte paylaşıyor. Koşu sonrası ise çoğu zaman kahveler içiliyor, sohbet ediliyor ve dayanışma güçleniyor.
Pazar günleri ise rota, Antalya merkeze yakın doğa alanlarına çevriliyor. Güver Uçurumu, Doyran gibi doğanın tam kalbinde yer alan parkurlarda gerçekleştirilen koşular, haftanın stresini geride bırakırken, koşu sonrasında kurulan geniş kahvaltı sofraları gönüllüleri bir araya getiren önemli bir buluşma alanına dönüşüyor.

Her seviyeden gönüllüye açık antrenmanlar
Antalya grubunun antrenmanları her yaştan ve her deneyim düzeyinden katılımcıya açık. Daha önce hiç koşmamış olanlar ile yıllardır koşan deneyimli sporcular aynı parkurda, kendi hız ve kapasitelerine göre hareket edebiliyor. Koşu, yürüyüş ya da koş-yürü-koş formatında yapılan antrenmanlar, kapsayıcı yapısıyla öne çıkıyor.
“İyilik peşinde koşmak” bir yaşam biçimi
Gönüllüler, birlikte yapılan antrenmanların motivasyonu artırdığını ve “İyilik peşinde koşmak” fikrinin bu sayede daha fazla insana ulaştığını vurguluyor. Koşu yoluyla sivil toplum kuruluşları için bağış kampanyaları açılması, hem ihtiyaç sahipleri hem de yardım etmek isteyenler arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağlıyor. Antalya’da atılan her adım, sporun ötesinde bir toplumsal farkındalık çağrısına dönüşüyor.




