Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2025 yılına ilişkin Medya İhlal Raporu ile TBMM Hayvan Hakları İzleme Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. İki rapor birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de milyonlarca hayvanın yaşam hakkının ihlal edildiği, buna karşın bu ihlallere ilişkin Meclis denetiminin büyük ölçüde etkisiz kaldığı ortaya konuldu.
Medya raporu, 2025 yılı boyunca yalnızca haber sitelerinde yer alan içeriklerin özel bir yazılım aracılığıyla taranmasıyla hazırlanırken; TBMM raporu, Meclis’in resmi internet sitesinde yayımlanan kanun teklifleri, Meclis araştırma önergeleri ve yazılı soru önergelerinin incelenmesine dayandırıldı.
Medyaya yansıyan ihlallerde milyonlarca hayvanın yaşam hakkı ihlal edildi
Rapora göre 2025 yılı içerisinde yalnızca medyaya yansıyan hayvan hakkı ihlallerinde bile tablo son derece ağır:
-
Yaşam hakkı ihlali: En az 3.939.077 hayvan, 2.530 arı kovanı ve 154.380 deniz canlısı
-
Kapatılma kaynaklı ihlaller: En az 3.798.316 hayvan, 2.544 arı kovanı ve 51 bin kilogram deniz canlısı
-
Yasa dışı avcılık: En az 10.931 hayvan ve 124.548 deniz canlısı
-
Yasaya aykırı ticaret: En az 9.512 hayvan
-
Dövüştürme: En az 4.217 hayvan
-
Zehirleme: En az 426 hayvan ve 76 arı kovanı
-
Ateşli silahla vurma: En az 263 hayvan
-
Araçla ezme: En az 21 hayvan
-
Kaza: En az 820 hayvan
-
İşkence ve acı verici muamele: En az 3.980 hayvan
-
Cinsel şiddet: En az 16 hayvan
-
Kamu kaynaklı ihlaller: En az 1.007.750 hayvan
-
Bilinmeyen nedenler: En az 2.342 hayvan
Raporda, bu sayıların yalnızca haberleştirilebilen vakaları yansıttığı, pek çok ihlalin hiç medyaya yansımadığı vurgulanarak tüm verilerin “en az” ifadesiyle paylaşıldığına dikkat çekildi.
Hastalıklar, kapatılma ve ticaret ölümleri artırıyor
En yüksek ihlal sayılarının, hayvanların kapalı tutulmaları nedeniyle hastalık, yangın ve benzeri felaketlerden kaçamaması sonucu meydana geldiği belirtiliyor. Şap ve kuş gribi gibi hastalıklara bağlı ölümlerin medyaya yansıyan rakamlarının, gerçek tabloyu yansıtmaktan uzak olduğu ifade edilirken; canlı hayvan ticaretindeki artış ile hastalıkların yayılımı arasındaki ilişkinin tesadüf olmadığına vurgu yapılıyor.
Raporda ayrıca, 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan ve hayvan hakları savunucuları tarafından “Katliam Yasası” olarak adlandırılan değişikliğin ardından, özellikle barınaklarda yaşanan ölüm vakalarının 2024’ün ikinci yarısından itibaren belirgin biçimde arttığına dikkat çekiliyor.
TBMM’de sorular soruluyor, cevaplar gelmiyor
HAKİM’in TBMM Hayvan Hakları İzleme Raporu’na göre, 2025 yılı içerisinde hayvanlar ve hayvan hastalıklarına ilişkin:
-
3 kanun teklifi
-
4 Meclis araştırma önergesi
-
167 yazılı soru önergesi
verildi.
Ancak 167 yazılı soru önergesinin yalnızca 66’sı yanıtlanırken, 101 önerge yanıtsız bırakıldı.
Yanıtsız soruların ağırlığı dikkat çekiyor
Soru önergelerinin parti dağılımı şu şekilde oldu:
-
CHP: 88
-
DEM Parti: 43
-
Yeni Yol Grubu: 16
-
İYİ Parti: 12
-
Bağımsız milletvekilleri: 5
-
MHP: 2
-
TİP: 1
Önergelerin büyük çoğunluğu Tarım ve Orman Bakanı’na yöneltildi.
Konu başlıkları arasında şap hastalığı, canlı hayvan ticareti, sokakta yaşayan hayvanlar, barınaklar, et ithalatı, balık ölümleri ve yaban hayvanlarının korunması öne çıktı.
Veriler yok, cevaplar yüzeysel
Raporda, verilen yanıtların önemli bir bölümünün yüzeysel, standartlaştırılmış ve bölgesel veri içermeyen nitelikte olduğu belirtildi. Canlı hayvan ithalatında ölüm oranları, geri çevrilen sevkiyatlar ve hastalık risklerine ilişkin kritik verilerin paylaşılmadığı; et ithalatına yönelik çıkar çatışması iddialarını içeren dokuz ayrı soru önergesinin ise hiçbirine yanıt verilmediği kaydedildi.
Sokakta yaşayan hayvanlara ilişkin sorularda da belediyelerin uygulamaları, ölüm iddiaları ve kötü muamele vakalarına dair somut verilerin paylaşılmaması dikkat çekti.
Denetim yok, ihlaller artıyor
İki rapor birlikte değerlendirildiğinde, bir yandan milyonlarca hayvanın yaşam hakkının ihlal edildiği, diğer yandan bu ihlallere ilişkin Meclis denetiminin etkisiz kaldığı görülüyor.
HAKİM, hayvan hakları, hayvan sağlığı, halk sağlığı ve kamu kaynaklarının kullanımı gibi birbiriyle doğrudan bağlantılı alanlarda şeffaf, karşılaştırılabilir ve doğrulanabilir veri paylaşımı yapılmadığı sürece etkili bir denetimden söz edilemeyeceğini vurguladı.
Raporda, “Parlamenter denetim, yalnızca soru sorulmasıyla değil; bu sorulara açık, ayrıntılı ve hesap verebilir yanıtlar verilmesiyle anlam kazanır” değerlendirmesine yer verildi.
Komite, yaşanan ihlalleri kayıt altına almaya ve daha şeffaf, hesap verebilir bir yönetim anlayışı için mücadele etmeye devam edeceklerini duyurdu.




