ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan ve Jeffrey Epstein’e ait olduğu belirtilen milyonlarca sayfalık belge TBMM gündemine taşındı. Emek Partisi (EMEP) milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle verdikleri soru önergesinde, belgelerde ismi geçen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hakkında herhangi bir inceleme ya da soruşturma yürütülüp yürütülmediğini sordu.

“Münferit değil, uluslararası bir suç ağı”
Bayhan ve Karaca, Epstein dosyasının tekil bir suç dosyasından ibaret olmadığını belirterek, ortaya çıkan tablonun uluslararası bir suç ağına ve cezasızlık düzenine işaret ettiğini vurguladı. Önergede, siyasiler ve sermaye çevrelerinin merkezinde yer aldığı iddia edilen bu yapının, çocukların ve kadınların istismarı üzerinden kurulan bir şantaj ve güç mekanizmasına dönüştüğü ifade edildi.
Ören, Tamince, Davutoğlu, Erdoğan sorusu
Milletvekilleri, belgelerde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahit Ören, Rixos Otelleri sahibi Fettah Tamince, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isimlerinin geçtiğine dair iddiaları hatırlatarak, bu isimler hakkında herhangi bir adli ya da idari işlem yapılıp yapılmadığını sordu.
Önergede ayrıca, “Uluslararası sermaye ve iktidar odaklarının dahil olduğu bu suç şebekesinin Türkiye’deki uzantılarının açığa çıkarılması için bakanlığınızın ne tür girişimleri vardır?” sorusu yer aldı.
Rixos iddiası ve Burak Oğraş dosyası
Vekiller, Epstein belgelerinde “Türkiye’den götürülen çocukların İngilizce bilmedikleri için zorlandıklarına” dair ifadelerin bulunduğunu belirterek, 2011 yılında Antalya’daki Rixos Otel’de şüpheli şekilde yaşamını yitiren 16 yaşındaki stajyer Burak Oğraş dosyasını yeniden gündeme getirdi.
Burak Oğraş’ın babasının “Oğlum görmemesi gereken şeyler gördü” sözleri hatırlatılarak, bu ölüm ile Epstein dosyasında geçen “Rixos bağlantısı” arasında bir illiyet bağı olup olmayacağının araştırılıp araştırılmayacağı soruldu.
’99 depremi ve kayıp çocuklar
Soru önergesinde, 1999 Marmara Depremi sonrasında kaybolan çocuklara ilişkin iddialar da yer aldı. ABD’de yürütülen bazı soruşturmalarda, deprem sonrası bazı çocukların yurt dışına kaçırıldığına dair beyanlar olduğu hatırlatılarak, bu dosyaların yeniden açılıp açılmayacağı soruldu.
Gökçek ve Ağar başlığı
Bayhan ve Karaca, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü olduğu döneme ilişkin “29 çocuğun yurt dışına satıldığı” iddialarını da hatırlattı.
Ayrıca, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde, Hollandalı üst düzey bir yetkili olan Joris Demmink’e aracılık yaptığına dair iddiaların Epstein dosyası ışığında yeniden soruşturulup soruşturulmayacağı soruldu.
ABD ile adli iş birliği sorusu
Milletvekilleri, Epstein belgelerinin asıllarına erişmek ve Türkiye ayağını aydınlatmak için ABD adli makamlarıyla resmi bir iş birliği başlatılıp başlatılmadığını da gündeme getirdi.
Önergede son olarak, “Cezasızlık politikalarının mı sürdürüldüğü, yoksa hesap sormayı esas alan bir adalet anlayışının mı benimsendiği” sorusu yöneltildi.





