Milyonlarca öğrenci karne alarak yarıyıl tatiline girerken, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) yayımladığı 2025/26 eğitim-öğretim yılı birinci yarıyıl raporuyla eğitimdeki tabloyu gözler önüne serdi. Raporda, eğitimin kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırıldığı, piyasacı ve dinselleştirici politikaların eğitim sistemini kuşattığı vurgulandı.
Özel eğitim kurumları büyüyor, devlet okulları geriliyor
Rapora göre Türkiye’de örgün eğitimde yaklaşık 16 milyon 906 bin öğrenci bulunuyor. Devlet okullarındaki öğrenci sayısı azalırken, özel okulların payı giderek artıyor. Özellikle okulöncesi eğitimde özel kurumların oranı yüzde 41’e yükselmiş durumda.
Eğitim Sen, özel eğitim kurumlarının yaygınlaşmasının eğitimi bir “piyasa faaliyeti”ne dönüştürdüğünü, gelir düzeyi düşük ailelerin nitelikli eğitime erişiminin giderek zorlaştığını vurguladı.
Sıbyan mektepleri ve dini eğitim kurumlarında artış
Raporda “Toplum Temelli Kurumlar” başlığı altında yer alan ve büyük bölümü Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 4–6 yaş grubu dini eğitim veren kurumlara dikkat çekildi. Bu kurumların sayısının 6 bin 459’a, bu kurumlarda eğitim alan çocuk sayısının ise 163 bin 26’ya yükseldiği belirtildi.
Eğitim Sen, okulöncesi çağda çocukların pedagojik ve bilimsel eğitim yerine dini içeriklere yönlendirilmesini laik eğitim açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirdi.

ÇEDES Projesi: Laik eğitime darbe
Raporda en sert eleştirilerden biri ÇEDES Projesine yöneltildi. Millî Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve çeşitli dini vakıf ve dernekler arasında imzalanan protokollerle okullara “manevi danışman” görevlendirilmesinin laiklik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.
Eğitim Sen’e göre ÇEDES, eğitimi tek din–tek mezhep anlayışı doğrultusunda şekillendirmeyi amaçlıyor ve çocukların özgür düşünme hakkını zedeliyor. Raporda, okullarda dini kurumlarla yapılan tüm protokollerin iptal edilmesi çağrısı yapıldı.
Eğitim harcamaları OECD ortalamasının üçte biri
Rapora göre Türkiye, eğitim harcamalarında OECD ülkelerinin çok gerisinde kalmayı sürdürüyor.
-
İlköğretimde öğrenci başına harcama OECD ortalamasının yüzde 36’sı,
-
Ortaöğretimde yüzde 33’ü,
-
Yükseköğretimde ise yüzde 51’i düzeyinde.
Buna karşın Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne ayrılan bütçenin 2020’de 10,1 milyar TL’den, 2025 sonunda 90 milyar TL’nin üzerine çıkmasının beklendiği belirtildi.

Okullarda temizlik ve hijyen sorunu
Raporda, okullarda yaşanan temizlik ve hijyen sorununun bu yarıyılda da çözülemediği vurgulandı. Türkiye genelinde on binlerce okulda yeterli temizlik personeli bulunmadığı, bazı okullarda tek bir temizlik görevlisinin dahi olmadığı ifade edildi.
Eğitim Sen, temizlik hizmetlerinin geçici istihdam programlarıyla değil, kadrolu personel eliyle yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Çocuk işçiliği, yoksulluk ve MESEM
Rapora göre Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi bulunuyor ve 2025 yılında 91 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması ise çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir sistem olarak ele alındı. Raporda, yoksul ailelerin çocuklarının eğitimden koparılarak ucuz iş gücü haline getirildiği vurgulandı.

Öğretmenler yoksullaşıyor, angarya artıyor
Eğitim Sen raporunda öğretmenlerin ekonomik koşullarının hızla kötüleştiğine dikkat çekildi. Maaşların alım gücü düşerken, öğretmenlerin artan bürokratik işler nedeniyle asli görevlerinden uzaklaştırıldığı belirtildi.
Norm fazlası öğretmenlerin resen atamalarla mağdur edildiği, ücretli öğretmenlik uygulamasının güvencesizliği derinleştirdiği ifade edildi.
Deprem bölgesinde eğitim hala krizde
Raporda, deprem bölgesinde eğitimin hâlâ normalleşmediği, yüz binlerce öğrencinin konteyner sınıflarda eğitim almak zorunda kaldığı belirtildi. Eğitim emekçilerine koşulsuz tayin hakkı ve öğrencilere psikososyal destek çağrısı yapıldı.
Eşit, laik ve bilimsel eğitim şart mesajı
Raporda, eğitimin piyasacı ve dinsel politikalarla şekillendirilmesinden vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı. Eğitim Sen, tüm çocuklar için parasız, nitelikli, laik ve bilimsel eğitimin devletin asli sorumluluğu olduğunu belirterek mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.




