Açıklamasında Deniz Baykal’ın, Türkiye’nin en zor ve kırılgan dönemlerinde Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri durmadığını ifade eden Kamacı, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında CHP’nin kapatıldığı süreçte Baykal’ın demokrasi mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti. Kamacı, 1992 yılında CHP’nin yeniden açılmasıyla birlikte Baykal’ın partinin tarihsel kimliğinin ve kurucu değerlerinin siyaset sahnesine taşınmasında belirleyici bir rol üstlendiğini kaydetti.

“İktidar sorumluluğu taşıyan bir siyasal özne”


Deniz Baykal’ın genel başkanlığı dönemlerinde CHP’yi yalnızca bir muhalefet partisi olarak değil, iktidar sorumluluğu taşıyan bir siyasal özne olarak konumlandırmaya özen gösterdiğini ifade eden Kamacı, koalisyon hükümetleri döneminde üstlenilen görevlerle demokrasi, laiklik ve sosyal hukuk devleti ilkelerinin savunulduğunu vurguladı.

“Siyasi sorumluluğun nadir örneklerinden biri”


1999 genel seçimleri sonrası CHP’nin baraj altında kalmasının ardından Baykal’ın genel başkanlıktan istifa etmesini hatırlatan Kamacı, bu tutumun Türk siyasetinde nadir görülen bir demokratik olgunluk örneği olduğunu belirtti.

1 Mart tezkeresi vurgusu


Kamacı, kamuoyunda “1 Mart Tezkeresi” olarak bilinen sürecin Türkiye’nin bağımsız karar alma iradesi açısından tarihsel bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek, “1 Mart tezkeresinin reddi, Ortadoğu’yu şekillendirmeye çalışan emperyalist güçlere vurulmuş en büyük tokattır” ifadelerini kullandı. Bugün Irak, Filistin ve Suriye’de yaşanan yıkımların, tezkerenin kabul edilmesi halinde çok daha erken ve derin biçimde yaşanacağını savundu.

Antalya'da bisiklet şöleni başlıyor
Antalya'da bisiklet şöleni başlıyor
İçeriği Görüntüle

“Fikirleri bugün de yol gösteriyor”


Açıklamasının sonunda Deniz Baykal’ın Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Türkiye’nin demokratik mücadelesine ömrünü adadığını vurgulayan Kamacı, “Deniz Baykal’ın fikirleri, Cumhuriyet sevdası ve siyasal birikimi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir” dedi.

Muhabir: Ece Güneş