Antalya’da doğa sporlarına yeni bir soluk getiren Neandertal Yolu, sadece bir yürüyüş parkuru değil; tarih, doğa ve dayanıklılığın iç içe geçtiği bir “zaman yolculuğu” olarak tanımlanıyor. 27 Mart’ta düzenlenen ödül töreniyle 2026 serisi tamamlanırken, sporcular yaklaşık 200 kilometrelik zorlu döngüyü bitirmenin gururunu yaşadı.

Neandertallerin izinde bir rota

Neandertal Yolu, adını insanlık tarihinin en eski türlerinden biri olan Neandertallerden alıyor. Batı Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada yaşayan bu insan türünün, Anadolu’nun özellikle Antalya hattında önemli izler bıraktığı biliniyor.

Antalya’daki Karain Mağarası, bölgede Neandertal varlığını kanıtlayan en önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Burada bulunan çocuk dişi ve kafatası parçaları, bu coğrafyanın 500 bin yıl öncesine uzanan bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Kızılin, Öküzini ve Kadıini mağaraları gibi alanlar ise Neandertallerin yaşam, avlanma ve hareket güzergâhlarını gösteren önemli arkeolojik veriler sunuyor.

200 kilometrelik “zaman tüneli”

Neandertal Yolu, Antalya Arkeoloji Müzesi’nden başlayıp yeniden aynı noktada tamamlanan 10 etaplık bir döngüden oluşuyor. Toplamda yaklaşık 198 kilometrelik parkur, sporcuları şehirden mağaralara, antik kentlerden yaylalara uzanan bir hatta taşıyor.

Parkur boyunca;

  • Karain Mağarası ve Kızılin gibi Paleolitik dönem izleri,
  • Bademağacı Höyüğü ile Neolitik yerleşimler,
  • Ariassos ve Termessos gibi antik kentler

aynı rota üzerinde bir araya geliyor. Bu yönüyle parkur, “doğal açık hava müzesi” olarak tanımlanıyor.

Yerçekimine karşı 11 bin metrelik mücadele

Neandertal Yolu, sadece tarihsel değil fiziksel olarak da son derece zorlu bir parkur. Toplamda +5.555 metre tırmanış ve benzer miktarda iniş içeren rota, 11 bin metreyi aşan bir irtifa sirkülasyonu sunuyor.

Bu da sporcular için adeta deniz seviyesinden Everest’e çıkıp yeniden inmekle eşdeğer bir efor anlamına geliyor.

20 bin kaloriyi aşan enerji tüketimi

10 etap boyunca sporcuların harcadığı enerji ise dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Yapılan analizlere göre toplam enerji tüketimi: Erkek sporcularda 18.000 – 21.400 kcal, kadın sporcularda 14.000 kcal üzeriseviyesine kadar çıkıyor.

Bu değerler, parkurun klasik doğa yürüyüşlerinden çok daha yüksek bir fiziksel yük içerdiğini ortaya koyuyor.

Neandertal Yolu’nun toplam zorluk skoru 700+ IBP seviyesinde ölçülüyor. Bu değer, dünyanın en bilinen ultra maraton parkurlarından biri olan Mont Blanc rotasının da üzerinde bir fiziksel yük anlamına geliyor.

Özellikle Termessos etabı gibi teknik bölümler, halatlı geçişler ve zifiri karanlıkta ilerleme gibi ekstrem koşullarla dikkat çekiyor.

Antalya’nın sert doğasıyla yüzleşme

Parkur boyunca sporcular;

  • mağaralar, kanyonlar ve antik yollar,
  • buz tutmuş zeminler ve çamurlu patikalar,
  • sulu dere geçişleri ve yoğun makilik alanlar

gibi farklı zorluklarla karşı karşıya kaldı. Kışın -1 dereceye kadar düşen sıcaklık, yazın ise 35 dereceyi aşan sıcaklıklar organizasyonun zorluk seviyesini daha da artırdı.

Vekil Kaya Böcek'in şoförlerini cezaevinde ziyaret etti
Vekil Kaya Böcek'in şoförlerini cezaevinde ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

https://skyrunningtr.org/2026/03/29/neanderthal-yolu-bir-dayaniklilik-manifestosu/

Ödüller sahiplerini buldu

27 Mart’ta düzenlenen törende Neandertal Yolu 2026 serisinin en başarılı sporcuları ödüllendirildi:

  • Gülay Ünel – 200 km ve 709 puan ile birinci
  • Erdinç Tunç – 138 km ve 489 puan ile ikinci
  • Günhan Oğulhan – 136 km ve 476 puan ile üçüncü

Toplam 25 sporcunun katıldığı organizasyonda sıralama; etap devamlılığı, kat edilen mesafe ve zorluk puanına göre belirlendi.

“Bu yol insanlığın hafızasıdır”

Skyrunning Spor Kulübü Başkanı Mürşidin Demircan, törende yaptığı konuşmada Neandertal Yolu’nun yalnızca bir spor rotası olmadığını vurgulayarak, parkurun insanlık tarihine uzanan bir “hafıza hattı” olduğunu söyledi. Antalya’nın Neandertaller açısından dünyadaki en önemli merkezlerden biri olduğuna dikkat çeken Demircan, özellikle Karain Mağarası ve çevresindeki buluntuların bu coğrafyanın 500 bin yıllık geçmişine ışık tuttuğunu ifade etti.

Demircan, bu rotanın şehir merkezinden başlayıp mağaralara, antik kentlere ve yaylalara uzanmasının tesadüf olmadığını belirterek, “Bu yol aslında insanın kendi geçmişiyle yürüdüğü bir yol. Her adımda tarih var” dedi. Sporcuların sadece kilometre kat etmediğini, aynı zamanda insanlık tarihinin izlerini deneyimlediğini vurguladı.

Muhabir: Ece Güneş