Akdeniz’de son yıllarda artan göçmen türler, deniz ekosisteminde köklü değişimlere neden oluyor. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven, bu türlerin yerli balıklar üzerinde baskı oluşturduğunu, bazı türlerin ise doğrudan ekonomik kazanca dönüştüğünü belirtti.

Bazı türler ekonomiye kazandırılıyor
Ekosisteme dahil olan bazı göçmen türlerin zamanla uyum sağladığını ifade eden Güven, “Paşa barbunu ve lokum balığı gibi türler artık benimsenmiş durumda. Bu türler tezgahlarda yer alıyor ve ekonomik değer oluşturuyor. 2000’li yıllarda gelen bazı mercan türleri de rekabet yaratsa da katkı sağlayabiliyor” dedi.
Otçul balıklar deniz çayırlarını tehdit ediyor
Göçmen türlerin önemli bir kısmının ise ciddi çevresel risk oluşturduğunu vurgulayan Güven, özellikle otçul balıkların deniz çayırları üzerinde baskı kurduğunu söyledi.
“Deniz çayırları balıklar için yuvalama ve saklanma alanı. Tavşan balığı gibi türler bu alanları kontrolsüz tüketiyor. Yeni sürgünleri de yok ettikleri için habitat daralıyor” diyen Güven, otçul balık biyokütlesinin yüzde 70-80’inin istilacı türlerden oluştuğunu belirtti.
Balon balığı besin zincirini tıkıyor
Balon balığının Akdeniz’deki en problemli türlerden biri olduğunu dile getiren Güven, bu türün hem balıkçılığa zarar verdiğini hem de ekosistemde dengeyi bozduğunu söyledi.
“Son derece saldırgan bir tür. Ağları parçalıyor. İçerdiği tetrodotoksin nedeniyle tüketilemiyor. Bu da besin zincirinde enerjinin yukarı taşınmasını engelleyerek çıkmaz bir yol oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Aslan balığı yerli türleri hızla tüketiyor
Aslan balığının da yayılımını hızla artırdığını belirten Güven, bu türün seçici olmayan bir avcı olduğuna dikkat çekti.
“Yerli türlerin bu balığa karşı adaptasyonu yok. Özellikle yavru balıklar için büyük tehdit. Adeta açık büfe gibi besleniyor” diyen Güven, uygun şekilde temizlendiğinde tüketilebildiğini ve ekonomik değere dönüştürülebileceğini söyledi.
Akdeniz genelinde ortak sorun
Akdeniz’in hem iklim değişikliği hem de istilacı türlerle mücadele ettiğini belirten Güven, sorunun tüm havzada yaşandığını vurguladı.
Bu durumun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını ifade eden Güven, “Akdeniz’e kıyısı olan tüm ülkeler aynı baskıyla karşı karşıya. Bu nedenle ortak mücadele şart” dedi.





