Daha önce Türkiye Otelciler Federasyonu’nun başkanlığını yürüten, 2020 yılından itibaren Antalya’da Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in turizm alanında danışmanlığını yürüten Osman Ayık, Antalya’nın turizm sektöründe pandeminin etkilerini en hızlı atlatan şehirlerden biri olduğunu belirterek 2024 yılı için ön rezervasyon verilerinin de umut verici olduğunu söyledi.

Ayık, turizm sektöründe uygulanan yüzde 2 konaklama vergisinden yerel yönetim olarak pay istiyoruz diyerek gerekçelerini şöyle açıkladı:

“2024 yılı bizim için umut dolu bir yıl. Türkiye Almanya pazarı satışında ilk kez bu sene İspanya’nın önüne geçti. Antalya Euromonitor verilerine göre dünyada en çok turist ağırlayan dördüncü destinasyon. 16 milyon misafir ağırladık. Antalya’nın özelliği listenin başındaki İstanbul’un üç katı fazla geceleyen misafire sahip olmasıdır. Turizmde Antalya 56 milyar dolarla ülke ekonomisine en fazla katkıyı yapan şehirdir.

2.7 milyon nüfusu vardır ama 7 aylık dönemde nüfusunun yarısına yakın bir nüfusu ek olarak taşır. Şimdi sizin tüm altyapınızı bu 16 milyonluk nüfusa göre düzenlemeniz gerekiyor. İlave yükü tamamen belediye kaynakları ile çözüyoruz. Kaynak yetersizliğimiz var. Yüzde 2 bir konaklama vergisi var. Antalya gibi özel durumda olan şehirlere bu kaynaktan pay verilmesini istiyoruz. Şehirdeki fiziki standartların, bizim turizmde kaynak pazarımız Batıdaki yaşam standardına uygun olması gerekiyor. Konaklama vergisinden alacağımız payla otelin içindeki yaşam standardı ile şehirdeki yaşam standardını eşlemek istiyoruz."

“SARISU LİMAN BÖLGESİNİ TARAFLARIYLA ELE ALMAYA HAZIRIZ”

Antalya Sarısu’daki liman bölgesinde, marina, serbest bölge ve ticari bölgedeki kaotik görünümün turizme etkisini sorduğumuz Arık, düzenlemenin tüm tarafların bir araya gelerek yapılabileceğine işaret etti.

Ayık, bölgenin havaalanı gibi şehre girişte en önemli kapılardan biri olduğunun altını çizerek “Orada Türkiye hatta dünyanın en önemli yat üretim merkezi serbest bölge, turistik Sarısu Çayı, Tünektepe teleferik merkezi var. Bu bölgenin top yekun ele alınıp hem bu işletmeleri daha iyi ön plana çıkaracak, marinayı daha tanımlı ve tarifli hale getirecek, serbest bölgeyi biraz daha izole edecek, büyük limanı biraz daha farklı giriş çıkış ile izole edecek ve oradaki kruvaziyer limanının terminal binası özel olmak kaydıyla giriş çıkışlarını yeniden düzenlemek gerekiyor. Planlama olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Yük limanı, yat limanı özelleştirildi. Serbest bölge içinde ayrı üretim yapan firmalar var. Kamu otoritesinin de, Ulaştırma Bakanlığı başta olmak üzere yetkileri var. Bizim tüm taraflarla birlikte bir masaya oturup bu bölgeyi peyzajıyla, altyapısıyla Antalya’ya yakışır bir şekilde ele almaya hazırız” dedi.

"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE TARIM VE TURİZMİ BİRLİKTE DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ”

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çevreye en fazla önem veren şehir ve sürdürülebilirliğin en önemli uygulayıcısı olduğunu savunan Ayık, turizm ve sürdürülebilirlik konusunda şöyle konuştu:

“650 km sahil her noktasından denize girilebilecek şekilde temizdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak çalışıyoruz, Sürdürülebilir Turizm Belgesi ile ilgili altyapı konusundaki tüm yükümlülükleri biz yerine getiriyoruz. Belediye olarak karbon emisyonunu yüzde 50 azaltma hedefimiz var. Yenilebilir enerji kaynaklarını devreye sokarak, çevre ve doğa dostu kent olarak turizmi geliştirmeyi hedefliyoruz.

Tesislerin çöp ayırımı konusunda destekliyoruz Su kullanımını maksimum iyileştirmeye çalışıyor ve maksimum tasarrufa gidiyoruz. Arıtma tesislerimizde, ikinci kademe arıtma sistemlerini kurarak arıtma suyunu tarımsal sulamanın emrine vermek istiyoruz. Biz hem tarımı hem turizmi kardeş yapmamız lazım. İkisini birlikte yaşatmamız lazım aksi takdirde gelecek dönemde turizm yapamayız.”

Arık, turizmde istihdam sorununa çözüm için büyükşehir belediyesinin devam eden projelerine ek olarak seçimden sonra iş garantili istihdam projelerini devreye sokacakları bilgisini verdi.

Editör: Cihan Oruçoğlu