Yıllar süren özelleştirme politikalarıyla ülkenin en büyük kamu işletmelerini, fabrikalarını, limanlarını ve enerji tesislerini satan iktidar, elde satacak kamu varlığı kalmayınca rotayı arazilere çevirdi. Kamu mülkiyeti birer birer piyasaya açılırken, bütçedeki taşınmaz satış hedefleri de hızla aşıldı.
2025 bütçesinde 11 milyar 261 milyon lira olarak öngörülen taşınmaz satışı geliri, Ocak-Kasım döneminde 16 milyar 721 milyon liraya ulaştı. Böylece kamu arazilerinin satışından elde edilen gelir, daha yıl bitmeden hedefin yaklaşık 5,5 milyar lira üzerine çıktı.
Taşınmaz satışlarının en büyük bölümünü arsa ve arazi satışları oluşturdu. Bu kalemden elde edilen gelir 6 milyar 526 milyon liraya ulaştı. Satışlarda özellikle orman vasfını yitirdiği gerekçesiyle “orman sınırları dışına çıkarılan” alanlar öne çıktı. Kamuoyunda 2/B olarak bilinen bu arazilerden yıl başında 2 milyar 669 milyon liralık gelir hedeflenirken, 11 ayda 5 milyar 139 milyon liralık satış gerçekleştirildi.
Öte yandan Hazine’ye ait tarım arazileri de satış listesine alındı. Tarım arazilerinin el değiştirmesinden elde edilen gelir 1 milyar 421 milyon lirayı buldu. Üretim, gıda güvenliği ve kırsal yaşam tartışmaları sürerken, kamuya ait tarım toprakları da bütçe açığını kapatmanın aracı haline getirildi.
Satış politikalarının önümüzdeki yıllarda da hız kesmeden sürmesi bekleniyor. 2026 bütçe teklifine göre, devletin arsa, arazi ve lojman satışlarından 18 milyar 175 milyon lira gelir elde etmesi planlanıyor. 2027 için hedef 20 milyar 216 milyon lira, 2028 için ise 21 milyar 870 milyon lira.
Böylece kamunun elindeki topraklar, bir defalık gelir uğruna piyasaya devredilirken, “kamu yararı” kavramı da bütçe tablolarının dipnotlarına sıkıştırılıyor.