Antalya Haber

Deniz lüks mü oluyor?

Alanya Balıkçı Barınağı’nda bağlama ücretlerine yapılan yüzde bin 100’lük zam sonrası yaklaşık 40 tekne limanı terk etti. Bağlama ücretine yapılan zam oranının nedeni olarak 2025'te kira sözleşmesi biten Balıkçı Kooperatifi'nin idarenin belirlediği yüzde 1000'e yakın zamlı kira bedelini karşılama çabası gösteriliyor. Tekne sahipleri, balıkçı barınaklarının yat limanı fiyatlarına yaklaşmasının denizi halk için ulaşılamaz hale getirdiğini savunuyor.

Alanya Balıkçılar Kooperatifi’nin 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla bağlama ücretlerine uyguladığı yüzde bin 100 oranındaki zam, ilçedeki ticari ve özel tekne sahiplerini isyan ettirdi. Yüksek artış nedeniyle çok sayıda tekne sahibi teknelerini satışa çıkarırken, fiber tekneler başta olmak üzere yaklaşık 40 teknenin barınağı terk ettiği bildirildi.

Tekne sahipleri, iskelede küçük ve orta ölçekli teknelerin sahipsiz kaldığını, yüksek bağlama ücretleri nedeniyle satılamayan teknelerin çürümeye terk edildiğini ifade etti. Zam sonrası satışa çıkarılan teknelerin piyasa değerinin yaklaşık yüzde 50’sine alıcı bulabildiği belirtilirken, özellikle kış sezonunda gelir elde edemeyen ticari tekneler için mali yükün katlanılamaz hale geldiği vurgulandı.

Ticari ve özel tekne sahipleri tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, bağlama ücretlerindeki artışın esnafı içinden çıkılmaz zararlara sürüklediği kaydedildi.

“Yüzde bin 100’lük zamma karşı dava açtık”

Tekne sahipleri açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:“Alanya Balıkçılar Kooperatifi tarafından 2025 yılı Aralık ayı için bağlama ücretlerine yüzde bin 100’lük fahiş zam + KDV uygulanmıştır. Ayrıca bu zam üzerinden 2026 yılı için TEFE–TÜFE oranında yaklaşık yüzde 40’lık ek artış öngörülmektedir. Bu hukuksuz artışa karşı mahkemeye davamızı açtık. Bu süreçte birçok tekne sahibi direnemeyerek teknelerine satılık levhaları asmıştır. Özellikle küçük çaplı fiber teknelerin yaklaşık 40’ı limanı terk etmiştir.”

“Alanya Limanı kimsenin menfaatine bırakılamaz”

Açıklamanın devamında, zamlar nedeniyle ticari teknelerde personel çıkarılmaya başlandığına dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:“Kış sezonunda çalışmayan ticari tekneler, yüksek bağlama ücretleri nedeniyle ağır zarara uğramaktadır. Limandan ayrılan ve karaya çekilen tekneler milli servettir. Fahiş zam nedeniyle acil satışa çıkan tekneler gerçek değerinin yarısına ancak alıcı bulabilmektedir. Mücadelemiz yasalar çerçevesinde sürecektir. Bu liman Alanya halkına ve esnafına aittir, hiçbir zümrenin menfaatine bırakılamaz.”

Zamların perde arkası: Kira bedeli 29,5 milyon TL

Yaşanan krizin temelinde, Alanya Balıkçı Barınağı’nı işleten kooperatifin kira sözleşmesinin 2025 yılında sona ermesi yatıyor. Yeni yapılacak kiralama için idare tarafından belirlenen 29 milyon 500 bin TL’lik bedelin, önceki kira bedeline göre yaklaşık yüzde 1000 artış anlamına geldiği ifade ediliyor.

Kooperatifin bu yüksek kira bedelini karşılayabilmek için bağlama ücretlerine aynı oranda zam yaptığı, bu nedenle özel ve ticari teknelerin barınağı terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Balıkçı barınağı, yat limanı fiyatlarına eşitlendi

Kira bedelindeki artışın doğrudan tekne sahiplerine yansımasıyla, balıkçı barınaklarındaki bağlama ücretleri yat limanı fiyatlarıyla neredeyse eşit hale geldi. Böylece balıkçı barınaklarının bugüne kadar sunduğu ekonomik ve erişilebilir bağlama avantajı ortadan kalkmış oldu.

Denize erişim lüks mü oluyor?

Antalya'daki özel tekne sahipleri, yaşanan sürecin yalnızca Alanya’ya özgü olmadığını, benzer kira artışlarının diğer balıkçı barınaklarında da gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bu durumun, denizle temasın giderek yalnızca yüksek gelir grubuna ait bir ayrıcalık haline gelmesi riskini taşıdığı ifade ediliyor.

2000’li yıllarda AB uyum yasaları kapsamında yaklaşık 1 milyon amatör denizci belgesi verilerek halk denize teşvik edilirken, bugün küçük teknelerin yıllık 2–3 bin TL olan bağlama ücretlerinin 35 bin TL’ye kadar çıkması, “deniz lüks mü oluyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Alanya Balıkçı Barınağı’nda yaşananlar, kiralama sözleşmesi yenilemesi yaklaşan diğer balıkçı barınaklarında da tedirginliğe yol açarak denizciliğin kamusal bir hak mı yoksa yalnızca ayrıcalıklı bir kesimin ulaşabildiği bir lüks mü olacağına dair tartışmayı derinleştiriyor.