Et ve süt üretiminin temel girdisi olan yem maliyetleri, Türkiye’nin dışa bağımlı yapısı nedeniyle her küresel kriz döneminde artış gösteriyor. Son gelişmeler, hayvansal üretimde maliyet baskısının daha da derinleşeceğine işaret ediyor.
Yem fiyatları küresel krizlerle yükseliyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim, enerji piyasalarının ardından hayvansal üretimin en kritik girdilerinden biri olan yem fiyatlarını da doğrudan etkiledi. Artan maliyetler, üreticinin giderlerini yükseltirken, gıda fiyatlarına yeni zam baskısı oluşturuyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) ziraat odaları aracılığıyla aldığı bilgilere göre mart ayında bir önceki aya kıyasla süt yemi fiyatı yüzde 4,7, besi yemi fiyatı ise yüzde 4 arttı. Son bir yıllık dönemde ise besi yeminde yüzde 37,3, süt yeminde yüzde 34,1 oranında fiyat artışı kaydedildi.
Türkiye Süt, Et, Damızlık Sığır Yetiştiricileri ve Üreticileri Derneği’nin (TÜSEDAD) hesaplamalarına göre mazot ve yem fiyatlarındaki yükseliş, süt üretim maliyetlerini doğrudan artırıyor. Mart ayında 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyeti 28,13 TL olarak hesaplandı. Bir önceki aya göre görülen yüzde 1,77’lik artışta özellikle mazot fiyatındaki yükseliş ve yem zamları etkili oldu.
Hammaddede ithalat oranı yüksek
Son 25 yılda Türkiye’nin karma yem üretimi yaklaşık dört kat artarak 2025 yılında 30,7 milyon tona ulaştı. Ancak üretimde kullanılan hammaddelerin önemli bir bölümü ithalat yoluyla karşılanıyor.
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği verilerine göre karma yem üretiminde kullanılan hammaddelerde kendine yeterlilik oranı hububatta yüzde 84, yağlı tohumlarda yüzde 49, yağlı tohum küspelerinde ise yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
2025 yılında üretilen 30,7 milyon ton karma yem için gerekli hammaddelerin yüzde 54’ü, yani 16,5 milyon tonu ithalat yoluyla sağlandı. Yem katkı maddeleri hariç olmak üzere bu ithalata 5,3 milyar dolar ödendi.
Üretim artıyor ancak bağımlılık sürüyor
Avrupa Birliği ülkeleri arasında karma yem üretiminde ilk sırada yer alan, dünyada ise yedinci sıraya yükselen Türkiye’de yağlı tohum üretiminin yetersiz kalması dışa bağımlılığı artırıyor.
Uzmanlara göre yağlı tohum bitkilerinin üretimi teşvik edilmediği sürece ithalata dayalı yapı devam edecek ve sofraya yansıyan maliyet baskısı kalıcı olacak.