Eski Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, ITB Berlin 2026 kapsamında düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada küresel jeopolitik dönüşümlerin turizm sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. “Jeopolitik Değişimler ve Yeni Dünya Düzeni” başlıklı konuşmasında Fischer, güvenlik risklerinin önümüzdeki dönemde turizm haritasını ciddi şekilde değiştirebileceğini söyledi.
“Kurallara Dayalı Düzen Bitti”
ITB Berlin’in 60. yıl etkinlikleri kapsamında konuşan Fischer, Soğuk Savaş sonrası dönemin uluslararası “kurallara dayalı düzeninin” sona erdiğini ifade etti. Dünyanın artık diplomatik normlardan çok “güç kuralları”nın belirleyici olduğu yeni bir döneme girdiğini belirten Fischer, küresel güç dengelerinin hızla yeniden şekillendiğini dile getirdi.
ABD ile Çin arasındaki rekabetin dünya siyasetinin merkezine yerleştiğini belirten Fischer, Hindistan’ın da giderek üçüncü büyük güç olarak öne çıktığını söyledi.
“Kimse lüks bir otel odasında ölmek için para ödemez”
Fischer konuşmasında Orta Doğu’daki çatışmaların turizm üzerindeki etkilerine de değindi. Güvenlik risklerinin turizm tercihlerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Fischer, şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlar seyahat etmekten vazgeçmeyecekler. Ancak lüks bir otel odasında hayatlarını riske atmak için para ödemeyecekler.”
Fischer’e göre turizmin temelinde yalnızca ekonomik faktörler değil, aynı zamanda fiziksel güvenlik de bulunuyor. Özellikle Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Körfez bölgesinde otellere yönelik olası İHA saldırıları gibi tehditlerin küresel turizm rotalarını değiştirebileceği ifade edildi.
“Bunu bekliyordum”
Konuşmanın soru-cevap bölümünde Orta Doğu’daki son askeri gelişmeleri değerlendiren Fischer, yaşananların kendisi için sürpriz olmadığını söyledi.
“Bunu bekliyordum” diyen Fischer, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Washington ziyareti sonrası bölgede askeri operasyon ihtimalinin güçlendiğini düşündüğünü belirtti. Ancak olası gelişmelerin ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini öngörmenin zor olduğunu da ekledi.
Turizm sektörüne çağrı: “Diplomasinin parçası olun”
Fischer, turizm sektörüne krizlere yalnızca tepki veren bir yapıdan çıkma çağrısında bulundu. Turizm şirketlerinin jeopolitik riskleri önceden analiz ederek stratejik planlarına dahil etmesi gerektiğini söyledi.
Turizmin ülkeler ve toplumlar arasında “gayriresmi diplomasi köprüsü” işlevi gördüğünü belirten Fischer, sektör temsilcilerinin barışın korunmasında daha aktif rol üstlenebileceğini dile getirdi.
“Felaketlerin olmadığı bir dünya yanılsamadır"
Konuşmasının sonunda daha iyimser bir tablo çizmek istediğini ancak gerçeklerin farklı olduğunu belirten Fischer, savaşların, çatışmaların ve doğal afetlerin insanlık tarihinin kaçınılmaz gerçekleri olduğunu vurguladı.
2004 yılında yaşanan Hint Okyanusu Tsunamisi’ni hatırlatan Fischer, turizm sektörünün her zaman en kötü senaryolara karşı hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.
Genel değerlendirmesinde Fischer, turizm sektörünün artık “polikriz” olarak tanımlanan ve birden fazla küresel krizin aynı anda yaşandığı bir döneme girdiğini belirterek şirketlerin yalnızca pazarlama odaklı değil, aynı zamanda güçlü birer jeopolitik strateji merkezi gibi hareket etmesi gerektiğini söyledi.