Antalya Haber

“Savunma kuşatma altında”

Antalya Barosu, ı Avukat Zekeriya Polat’ın öldürülmesinin ardından adliye önünde basın açıklaması yaptı. Baro Başkanı Ali Çağdaş Bozaner, avukatlara yönelik fiziki, sözlü ve ekonomik saldırıların sistematik hale geldiğini vurgularken, Meclis’teki avukat milletvekillerinin sessizliğine sitem etti. Bozaner, CMK ücretleri başta olmak üzere talepler karşılanmazsa, hassas gruplar dışındaki görevlendirmelerde “üretimden gelen gücün” kullanılarak iş bırakmanın da masaya gelebileceğine işaret etti

Loading...

Antalya Barosu, Avukat Zekeriya Polat’ın mesleki faaliyeti nedeniyle yaşamını yitirmesinin ardından Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Baro Başkanı Ali Çağdaş Bozaner okudu.

Bozaner, toplumda giderek yayılan şiddet ikliminin kadınları, çocukları ve dezavantajlı kesimleri olduğu kadar, son dönemde avukatlık mesleğini de hedef aldığını söyledi.

“Sadece bir avukat değil, savunmanın bir neferiydi”

Zekeriya Polat’ın yalnızca görevini yaptığı için öldürüldüğünü vurgulayan Bozaner, “O sadece bir avukat değil; emeğiyle var olmaya çalışan, savunmanın bir neferiydi. Geride iki buçuk yaşında bir çocuk, ailesi ve yarım kalan hayaller kaldı” dedi.

Bu açıklamanın, Polat’ın şahsında avukata yönelik saldırılara karşı bir haykırış olduğunu belirten Bozaner, saldırıların artık münferit olmadığını söyledi.

“Savunmaya saldırı, yurttaşın hakkına saldırıdır”

Avukata yönelik şiddetin yalnızca fiziki saldırılarla sınırlı olmadığını dile getiren Bozaner, savunmanın ekonomik ve mesleki olarak da baskı altına alındığını ifade etti. Savunmanın tehdit altında olduğu bir ortamda, yurttaşların adil yargılanma ve hukuki güvenlik hakkının da zarar gördüğünü vurguladı.

Son aylarda Antalya Barosu’na mensup en az üç avukatın mesleki faaliyetleri sırasında saldırıya uğradığını hatırlatan Bozaner, “Bu tabloyu birebir yaşayan bir baroyuz” dedi.

CMK tarifesi ve ekonomik kuşatma eleştirisi

Basın açıklamasında, son günlerde yayımlanan CMK ücret tarifesi de eleştirildi. Bozaner, açıklanan tarifenin son yılların en kötü düzenlemelerinden biri olduğunu belirterek, bunun Maliye ve Adalet Bakanlıklarının savunma mesleğine bakışının bir yansıması olduğunu söyledi.

Genç avukatlara yönelik vergi ve prim düzenlemelerinde yapılan değişikliklerin de mesleğe yeni başlayanları daha da zorladığını ifade eden Bozaner, bu politikaların yalnızca avukatları değil, yurttaşların adil yargılanma hakkını da hedef aldığını dile getirdi.

Meclis’teki avukat vekillere sitem

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekillerinin önemli bir bölümünün hukukçu olduğuna dikkat çeken Bozaner, buna rağmen avukatların yaşadığı sorunların yeterince gündeme taşınmadığını söyledi.

Bozaner, “Bu meslekten gelen, bu mesleğin sorunlarını bilen vekillerin sessiz kalması kabul edilemez. Avukatların ve baroların yaşadığı tabloya sırt çevrilerek bu ülkenin hukuk devleti iddiası sürdürülemez” ifadelerini kullandı.

İş bırakma sinyali: “Üretimden gelen güç masada”

Antalya Barosu’nun taleplerinin karşılanmaması halinde mücadeleyi büyüteceklerini vurgulayan Bozaner, Türkiye Barolar Birliği ve baro başkanlarına da çağrıda bulundu.

Bozaner, CMK ücretlerinin yeniden düzenlenmemesi durumunda, zor koşullarda yaşayan ve dezavantajlı gruplar dışındaki görevlendirmelerde üretimden gelen yetkinin kullanılması da dahil olmak üzere, kısa, orta ve uzun vadeli tüm adımların kararlılıkla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Savunma haktır, adalettir”

Savunmanın yargının üç temel ayağından biri olduğunu hatırlatan Bozaner, “Savunma olmadan hukuk devleti ayakta kalamaz. Savunma haktır, savunma adalettir” dedi.

Antalya Barosu’nun 2026 yılında da dayanışma ve topyekûn adalet mücadelesini sürdüreceğini belirten Bozaner, bu basın açıklamasının atılacak adımların yalnızca başlangıcı olduğunu ifade ederek katılımcılara teşekkür etti.