Tarım sektöründe mazot fiyatlarındaki sert artış, üretim maliyetlerini derinden sarsıyor. Tarım yazarı Ergin Kahveci’nin paylaştığı analizlere göre, son fiyat artışları çiftçinin omzuna milyarlarca liralık yeni bir yük bindirdi. Özellikle 2024 ve 2026 verileri karşılaştırıldığında, mazotun tarımsal üretimdeki etkisinin dramatik biçimde büyüdüğü görülüyor.
Mazotta çarpıcı artış: Tek gecede %7,73 zam
Analize göre mazot fiyatı 19 Mart’ta litre başına 67,04 TL seviyesindeyken, 20 Mart itibarıyla 72,22 TL’ye yükseldi. Bu artış yalnızca bir günde 5,18 TL’lik (%7,73) zam anlamına geliyor.
Bu yükseliş, yıllık yaklaşık 3,5 milyar litre mazot tüketimi üzerinden hesaplandığında tarım sektörüne 18,13 milyar TL ek yük getiriyor.
2024’e göre maliyet patlaması
Ergin Kahveci’nin hesaplamalarına göre:
- 2024 yılında toplam mazot maliyeti: 156,8 milyar TL
- 2026 itibarıyla yıllık mazot bedeli: 252,77 milyar TL
Bu tablo, yalnızca mazot kaleminde bile ciddi bir maliyet sıçramasına işaret ediyor. Kahveci’ye göre, 1 Ocak 2026’dan bu yana gelen artışların toplam ek maliyeti 58,7 milyar TL seviyesine ulaştı.
Çiftçinin cebinden çıkan yük daha ağır
Mazotun toplam tarımsal maliyet içindeki payı yaklaşık %3,3 seviyesinde görünse de, çiftçinin doğrudan cebinden çıkan nakit yükü %6,18’e kadar çıkıyor.
Bu oranlar baz alındığında yapılan hesaplamaya göre, tek bir girdi kalemi olarak mazotun oluşturduğu ek maliyet yaklaşık 96 milyar TL’ye ulaşıyor.
Destekler eriyor, yük büyüyor
Analizde dikkat çeken bir diğer nokta ise tarımsal desteklerin yetersiz kalması.
- 2024 tarımsal destek bütçesi: 91,5 milyar TL
- 2026 destek bütçesi: yaklaşık 168 milyar TL
Ancak mazot kaynaklı maliyet artışının, destek bütçesinin önemli bir kısmını hatta bazı hesaplara göre %100’ünü aşan bir baskı oluşturduğu belirtiliyor.
“Tarım teknik değil, finansal mücadeleye dönüştü”
Tarım yazarı Ergin Kahveci, değerlendirmesinde çarpıcı bir uyarıda bulunuyor:
Mazot zamlarının artık sadece bir girdi maliyeti artışı olmadığını belirten Kahveci, bu durumun tarımsal üretimi sürdürülebilirlik krizine sürükleyen bir finansal baskıya dönüştüğünü vurguluyor.
Kahveci’ye göre, küresel fiyat artışları gerekçe gösterilse de, tarımı stratejik alan olarak gören ülkeler kendi iç dinamiklerine göre önlemler alıyor. Türkiye’de de benzer yapısal adımların gecikmeden atılması gerektiği ifade ediliyor.
Ortaya çıkan tablo, tarım sektöründe ciddi bir kırılma riskine işaret ediyor. Mazot başta olmak üzere temel girdilerdeki artışın çarpan etkisiyle üretim maliyetlerini daha da yukarı çekeceği öngörülüyor.