Türkiye genelinde derinleşen kuraklık ve artan su krizi tartışmaları sürerken, Isparta’da çok uluslu içecek şirketi Coca-Cola’ya kentin yıllık su tüketiminin yaklaşık yüzde 7’sine denk gelen su tahsis edilmesine onay verilmesi siyasi tartışma yarattı. CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, su kullanımına ilişkin verilen izinlerin ve kapasite artışlarının kamu yararı, çevresel etki ve denetim boyutlarıyla sorgulanması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yazılı soru önergesi sundu.
Soru önergesinde Isparta’nın son yıllarda ciddi kuraklık, yeraltı su seviyelerinde düşüş ve dönemsel içme suyu kesintileriyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Halıcı, buna rağmen Coca-Cola tesisine verilen su kullanım izinlerinin ve kapasite artışlarının kümülatif etkilerinin kamuoyuna açık ve bütüncül biçimde değerlendirilmediğini vurguladı.
Halıcı, yaklaşık 500 bin nüfusun yaşadığı Isparta’da tesisin yılda 776 milyon 110 bin litre su tükettiğini, kapasite artışıyla bu miktarın 1 milyar 659 milyon 972 bin litreye çıkmasının öngörüldüğünü belirtti. Bu miktarın, kentin toplam yıllık su tüketiminin yaklaşık yüzde 7’sine denk geldiği ifade edildi.
Üç kez “ÇED gerekli değildir” kararı
Önergede, tesisin 2016 yılında faaliyete geçtiği, aradan geçen 9 yıl içinde üç kez kapasite artışına gittiği ve her seferinde “ÇED Gerekli Değildir” kararlarıyla sürecin işletildiği hatırlatıldı. Son onayla birlikte tesisin üretim kapasitesinin iki kattan fazla artırıldığı kaydedildi.
Halıcı, ÇED Yönetmeliği’nin çevresel etkilerin bütüncül değerlendirilmesini öngörmesine rağmen kapasite artışlarının ayrı ayrı projeler gibi ele alınmasının hukuki gerekçesini sordu.
“Su kamu yararı mı, ticari tahsis mi?”
Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu’na atıf yapılan önergede, su kaynaklarının kamu yararı esas alınarak yönetilmesi gerektiği hatırlatıldı. Kuraklık riski, iklim değişikliği projeksiyonları ve nüfus artışı dikkate alındığında, sanayi tesisine bu ölçekte su tahsis edilmesinin kamu yararı ilkesini tartışmalı hale getirdiği ifade edildi.
Halıcı, içme suyu, tarımsal sulama ve sanayi kullanımı arasında hukuken ve fiilen bir öncelik sıralaması olup olmadığını da Bakanlığa sordu.
DSİ ve kurum görüşleri sorgulandı
ÇED dosyasında DSİ başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının görüşlerinin yer aldığı, ancak herhangi bir kurumsal çekince veya karşı görüşe rastlanmadığı belirtilerek, bu durumun denetim süreçlerinin etkinliği ve tarafsızlığı açısından soru işareti yarattığı kaydedildi.
Ayrıca Isparta Belediyesi’ne yönelik 2023 Denetim Raporu’nda altyapı, tesisler ve teknik ekipmanların yetersizliğine dikkat çekildiği hatırlatılarak, mevcut su kıtlığına rağmen suyun yüzde 7’sinden fazlasının tek bir sanayi tesisine tahsis edilmesinin ciddi bir risk oluşturduğu vurgulandı.
Atık ve çevresel yük artışı
Önergede, kapasite artışıyla birlikte tesiste günde yaklaşık 50 kilogram ambalaj atığı oluşacağının öngörüldüğü belirtilerek, bu atıkların nasıl bertaraf edileceği, geri dönüşüm oranları ve denetim mekanizmaları da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.
“Kamuoyuna açıklanmalı”
CHP’li Halıcı, yeraltı sularının sürdürülebilirliği, kuraklık riski ve iklim değişikliği etkilerine ilişkin hidrojeolojik raporların hazırlanıp hazırlanmadığını, hazırlandıysa kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağını da sordu.
Halıcı’nın önergesinde, “Bu ölçekte bir su tahsisinin toplum yararı ve doğaya zarar vermeme ilkesi çerçevesinde açık biçimde tartışılması ve şeffaflıkla ortaya konulması gerekir” ifadelerine yer verildi.