Antalya Haber

"Dijital geçmişi silmek sandığınız kadar kolay değil"

İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, geçmişte yapılan sosyal medya paylaşımlarının, dijital izlerin ve erişilemeyen hesapların bireyler ile aileler için ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, “Dijital geçmişinizi yönetmezseniz, bir gün karşınıza engel olarak çıkabilir” uyarısında bulundu.

Dijital platformlarda paylaşılan içeriklerin kalıcılığı, bireylerin uzun vadeli itibarını doğrudan etkiliyor. İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, sosyal medya platformlarında paylaşılan içeriklerin silinmesinin ya da tamamen kaldırılmasının sanıldığı kadar kolay olmadığını belirterek, son dönemde dijital itibar, unutulma hakkı ve dijital miras konularında yaşanan mağduriyetlerin arttığına dikkat çekti.

Farklı platformların içerik kaldırma politikalarının birbirinden ayrıldığını ifade eden Demirel, bu durumun kullanıcılar açısından süreci daha da karmaşık hale getirdiğini söyledi. Dijital dünyada atılan her adımın uzun vadeli sonuçlar doğurabildiğini vurgulayan Demirel, dijital itibar, unutulma hakkı ve içerik yönetimi alanında yürüttüğü çalışmalarda, kullanıcıların büyük bölümünün haklarını ve başvuru yollarını bilmediği için süreci doğru yönetemediğini kaydetti.

Geçmiş paylaşımlarınız en büyük pişmanlığınız olmasın

Yıllar önce yapılan sosyal medya paylaşımlarının arama motorlarında görünmeye devam ettiğine dikkat çeken Demirel, “Kişiler çoğu zaman ergenlik ve gençlik dönemlerinde yaptıkları paylaşımların ilerleyen yıllarda karşılarına çıkacağını öngöremiyor. Oysa bu içerikler, eğitim hayatından işe alım süreçlerine kadar birçok alanda bireylerin karşısına çıkabiliyor ve iş ile sosyal hayatta kalıcı etkilere yol açabiliyor” dedi.

Ergenlik döneminde yapılan paylaşımların bireyin dijital kimliğinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Demirel, ebeveynlerin çocukları adına yaptığı paylaşımların da uzun vadeli riskler barındırdığını belirtti. Demirel, “İyi niyetle paylaşılan çocukluk fotoğrafları, videolar ya da özel anlar, çocuğun ilerleyen yaşlarında istemediği bir dijital iz haline gelebiliyor. Bu nedenle hem gençlerin hem de ebeveynlerin sosyal medya kullanımında daha bilinçli olması gerekiyor” uyarısında bulundu.

Dijital itibar yalnızca bugünü değil, geçmişi de kapsıyor

Demirel, dijital itibarın yalnızca güncel paylaşımlarla sınırlı olmadığını belirterek, Facebook, Instagram, X (Twitter) ve YouTube gibi platformlarda yapılan eski paylaşımların arama motorları üzerinden yıllar sonra dahi erişilebilir olabildiğine dikkat çekti.

“Bir fotoğraf, bir yorum ya da yıllar önce yapılmış bir paylaşım, kişinin bugünkü kimliğini yansıtmadığı halde dijital dünyada kalıcı olabiliyor. Bu nedenle sosyal medya geçmişinin düzenli olarak gözden geçirilmesi, dijital itibar yönetiminin temel bir parçası haline geldi” ifadelerini kullandı.

Unutulan ve erişilemeyen hesaplar risk oluşturuyor

Uzun süre kullanılmayan ya da şifreleri unutulan sosyal medya hesaplarının ciddi riskler barındırdığını ifade eden Demirel, bu hesapların kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilebildiğini söyledi. Özellikle vefat eden kişilere ait hesapların aileler açısından hem duygusal hem de hukuki sorunlara yol açabildiğini belirten Demirel, bu hesaplar üzerinden sahte paylaşımlar yapılabildiğini, dolandırıcılık girişimlerinde bulunulabildiğini dile getirdi.

Ailelerin, vefat eden yakınlarının dijital varlıklarına erişememesi nedeniyle hesapların kapatılması ya da anı hesabına dönüştürülmesi sürecinde ciddi belirsizlikler yaşadığını kaydetti.

Dijital miras planlaması giderek önem kazanıyor

Vefat eden kişilere ait sosyal medya hesaplarının kapatılması, dondurulması ya da anı hesabına dönüştürülmesi süreçlerinin her platformda farklı işlediğini anlatan Demirel, dijital miras kavramının toplumda yeterince bilinmediğini söyledi.

“Ölüm belgesi, veraset ilamı ya da yakınlık derecesini gösteren belgelerin her platformda farklı şekilde talep edilmesi süreci uzatıyor. Bu belirsizlik, hem aileleri yıpratıyor hem de hesapların uzun süre kontrolsüz şekilde açık kalmasına neden oluyor” dedi.

Dijital mirasın yalnızca sosyal medya hesaplarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Demirel, e-posta hesapları, bulut depolama alanları ve dijital aboneliklerin de bu kapsama girdiğini ifade etti.

İşe alımlarda dijital itibar belirleyici oluyor

İşverenlerin işe alım süreçlerinde adayların dijital izlerini incelediğine dikkat çeken Demirel, dijital ortamda yer alan içeriklerin, adayın mesleki yeterliliğiyle doğrudan ilişkili olmasa bile değerlendirme süreçlerini etkileyebildiğini söyledi. Dijital itibar yönetiminin artık kariyer planlamasının bir parçası haline geldiğini vurguladı.

Avukat Orhan Sinan Dural ise 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre işverenlerin adaylar hakkında yapacağı araştırmaların ölçülü, belirli ve meşru bir amaca dayanması gerektiğini belirtti. Dural, adayın özel hayatına ilişkin paylaşımlarının, siyasi görüşlerinin ya da inançlarının işe alım kriteri haline getirilemeyeceğini ifade etti.

Unutulma hakkı ile arama motorlarından içerik kaldırılabiliyor

Avukat Orhan Sinan Dural, unutulma hakkı kapsamında kişilerin, arama motorlarında yer alan ve güncelliğini yitirmiş, kamu yararı taşımayan ya da özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerin kaldırılmasını talep edebileceğini söyledi.

Dural, “Uygun bulunan durumlarda içerik tamamen silinmese bile arama motoru sonuçlarından çıkarılarak görünürlüğü ortadan kaldırılabiliyor” dedi.