Antalya Haber

“Bir geceliğine yağmurda kalın, sonra bu yasayı savunun”

Antalya’da Attalos Parkı Gönüllüleri, son günlerde artan sokak hayvanı toplama uygulamalarının yasa dışı ve vicdani olmadığı gerekçesiyle tepki gösterdi. Gönüllüler, yasal sürenin hiçe sayıldığını ve barınakların ölüm kampına dönüştüğünü savundu.

Attalos Heykeli önünde basın açıklaması yapan grup adına konuşan Seçkin Özkan, yeni uygulamaların hayvanların yaşam hakkını yok saydığını belirterek, yerel yönetimlerin ve bakanlığın baskılarıyla toplama işlemlerinin hızlandığını söyledi.

Açıklamada, Türkiye’nin birçok kentinde eş zamanlı olarak artırılan toplama faaliyetlerinin, hayvanların sağlığını ve yaşam koşullarını tehlikeye attığı vurgulandı. Barınakların kapasitelerinin üzerinde dolulukla yönetildiği, ameliyat ve tedavilerin geciktirildiği veya hiç yapılmadığı, dar alanlara sıkıştırılan hayvanların açlık, soğuk ve saldırı riskiyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi. Gönüllüler, yaşanan tablonun tarihteki en büyük hayvan katliamlarından biri olduğunu savunarak çağrılarını yineledi.

“Kanlı yasa ile toplamalar artıyor”

Grup adına açıklamayı okuyan Seçkin Özkan, çıkarılan yasanın ardından bakanlık ve valilik baskılarıyla belediyelerin adeta yarış halinde toplama yaptığını söyledi. Özkan, “Toplama sırasında narkotik iğnelerle yaralanan ya da ölen köpekler var. Hasta canlar tedavi edilmiyor, ameliyatlar geciktiriliyor, barınak denilen zindanlarda kaderlerine terk ediliyorlar. Yasanın 2028’e kadar tanıdığı süre hiçe sayılıyor; hazır olmayan barınaklara hayvanlar istifleniyor” dedi. Özkan, irili ufaklı hayvanların dar alanlara sıkıştırıldığını, açlıkla mücadele ettiğini ve bazılarının diğerlerinin saldırısına uğrayarak can çekiştiğini anlattı. “Adına yaşam alanı dediler ama ölüm kampları kurdular. Hayırsız Ada’dan bu yana görülen en büyük hayvan katliamıdır” şeklinde konuştu.

“Gerçek güvenlik sorunu hayvanlar değil, ihmalkârlıktır”

Özkan, güvenlik tartışmalarının hayvanlar üzerinden yürütülmesini eleştirerek, “Bir yılda 394 kadın öldürüldü. 2024 yılında 31 bin 592 çocuk istismarı dosyası mahkemelere intikal etti. 2023’te bu sayı 66 bin 138’di. Buna karşın 2024’ün ilk 7 ayında köpek kaynaklı yalnızca bir ölüm var. Asıl tehlike köpekler değil, onlara düşmanlık besleyenlerdir” dedi. Açıklamada, Türkiye’de kadın cinayetlerinin, çocuk istismarının ve faillerin cezasız kalmasının gerçek güvenlik sorunu olduğu belirtilerek, “Masumların korkarak yaşadığı, suçluların özgür dolaştığı bir ülkede kimse sokak köpeklerini tehlike diye gösteremez” ifadelerine yer verildi.

“Barınaklar leş gibi; Ne iktidar ne muhalefet duyuyor”

Özkan, barınakların yıllardır ölüm kampına dönüştüğünü ancak hiçbir siyasi iradenin buna çözüm üretmediğini söyledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef alan Özkan, “Sizin öve öve bitiremediğiniz barınaklarda ölüm var, kan var, çığlık var. Ya haberiniz yok ya da umurunuzda değil. Biz bu yapılanları unutmayacağız ve affetmeyeceğiz” dedi. Sokakta verilen mücadeleye siyasi desteğin gelmediğini dile getiren Özkan, “Bizim sesimiz çıkmadı değil; siz sağır, kör ve dilsiz kaldınız. Kana bulanan ellerinize rağmen susmayacağız ve zamanı geldiğinde sandıkta bunun hesabını soracağız” şeklinde konuştu.

“Cipsiz hayvan sahipsiz değildir; bu baskı kabul edilemez”

Cip takılmayan kedi ve köpeklerin ‘sahipsiz’ kabul edilmesine sert tepki gösteren Özkan, bunun kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bu canlar cipsiz diye sahipsiz değildir; onlar bizim dostlarımız, evlatlarımız. Yıllardır bakım ve tedavilerini biz gönüllüler üstleniyoruz” ifadelerini kullandı. Özkan, yıllardır denetim yapmayan belediyelerin şimdi ceza korkusuyla toplamalara yöneldiğini belirterek, “İhaleler yapılıyor, araçlar kiralanıyor, kedi köpek başına para veriliyor. Görevini zamanında yapmayanlar şimdi sokakları hayvansız bırakma telaşına düştü. Bu belediyeleri de unutmayacağız” dedi.

“Vicdanınıza sesleniyoruz: Soğukta ölümü bekleyen canlara sırt dönmeyin”

Halkın vicdanına seslenen grup, soğuklar başlarken barınaklarda ölüme terk edilen hayvanların durumunu hatırlattı: “Bir gece yağmurda, ayazda, aç susuz kaldığınızı düşünün. Kaçacak yeriniz olmadığını, celladınızın iğneyle geldiğini hissedin… Mahallenizde kuyruğunu sallayan, gözünüze umutla bakan canların öldürülmesine izin verecek misiniz? Başınızı yastığa rahat koyabilecek misiniz?”

“Ekosistem bozuluyor; bu mücadele yalnızca hayvanlar için değil”

Özkan, ekosistemde türlerin yok edilmesinin insanlığın felaketi olacağını belirterek, “Köpekler bu ekosistemde çok önemli bir role sahip. Onların yok edilmesine sessiz kalmayın. Bu mücadele yalnızca hayvanlarımız için değil, doğamız ve geleceğimiz içindir” dedi. İklim anlaşmaları ve maden projeleri üzerinden yapılan eleştirilerde, “Bugün hayvanlarımızı almaya çalışanlar yarın evlerimizi, arazilerimizi de alacak. Ormanlarımızı, tarım arazilerimizi yok edenlere dur demeliyiz. Hayvanlarla başlayan eziyet insanlara da sirayet edecek” denildi.

“Victor Hugo’nun sözüyle: Vicdanın sesini dinleyin”

Açıklama, Victor Hugo’nun “Tanrı insanın vicdanıdır” sözüyle tamamlandı. Gönüllüler, herkesi vicdanını dinlemeye ve sokak hayvanlarının yaşam hakkına sahip çıkmaya çağırdı.