Prof. Dr. Karadirek, özellikle kıyı akiferlerinin bulunduğu Antalya gibi kentlerde yer altı suyunun aşırı çekilmesi nedeniyle deniz suyunun tatlı suya doğru ilerlediğini belirterek, “Bu durum yalnızca Antalya’ya özgü değil; Mersin, Muğla, İzmir gibi denizle teması olan tüm kıyı kentlerinde görülebilecek ciddi bir tehlike” dedi.
Kıyı akiferlerinde tuzlu su alarmı
Prof. Dr. Ethem Karadirek, özellikle kıyı akiferlerinin bulunduğu Antalya gibi kentlerde yer altı suyunun aşırı çekilmesi nedeniyle deniz suyunun tatlı suya doğru ilerlediğini belirterek, “Bu durum yalnızca Antalya’ya özgü değil; Mersin, Muğla, İzmir gibi denizle teması olan tüm kıyı kentlerinde görülebilecek ciddi bir tehlike” dedi.
Tuzlanma tarımı ve içme suyunu tehdit ediyor
Tuzlu su girişiminin tarımsal üretim ve içme-kullanma suyu açısından büyük risk taşıdığını vurgulayan Karadirek, “Tuzlu su çekilmeye başlandığında tarımsal verim düşer, toprak tuzlanır ve bir süre sonra tarım yapılamaz hale gelir. Bu süreç doğrudan ekosistemin ölmesi anlamına gelir” diye konuştu.
Tarım ve turizm baskısı su dengesini bozuyor
Sorunun en çok tarım ve turizmin yoğun olduğu bölgelerde ortaya çıktığını dile getiren Karadirek, Gazipaşa’dan Kaş’a kadar uzanan sahil bandında riskin yüksek olduğunu söyledi. Karadirek, “Asıl neden tarım ya da turizm değil; su potansiyeline göre planlama yapılmaması ve kaçak kuyularla yapılan aşırı çekimdir. Planlı kullanım olsaydı bu tabloyla karşılaşmazdık” ifadelerini kullandı.
İklim kriziyle birlikte risk hızlandı
Son yıllarda yağışların azalması, yer altı suyunun yeterince beslenememesi ve nüfus artışıyla birlikte sorunun hızla büyüdüğünü kaydeden Karadirek, deniz suyu girişiminin Türkiye’de de giderek daha fazla görülmeye başladığını belirtti.
Tuzsuzlaştırma kaçınılmaz hale gelebilir
Mevcut gidişatın sürmesi halinde yer altı su kaynaklarının terk edilmek zorunda kalınabileceğini ifade eden Karadirek, “Bu noktadan sonra yer altı suyunu da deniz suyu gibi tuzsuzlaştırmanız gerekir. Aksi halde ekosistem size ‘dur’ der” dedi.
‘5 yılı bulmaz’ uyarısı
Tuzlu su girişiminin olduğu bölgelerde sürecin çok hızlı ilerlediğini vurgulayan Karadirek, “Kesin tarih vermek zor ama bu şekilde devam edilirse 5 yılı bulmadan tarım ve ekosistem tamamen zarar görür” uyarısında bulundu.
Çözüm: Havza bazlı su yönetimi
Sorunun kalıcı çözümünün havza bazlı bütünleşik su yönetiminden geçtiğini söyleyen Karadirek, “Türkiye’de 25 akarsu havzası var. Tarım, turizm, sanayi ve kentleşme bu havzaların su potansiyeline göre planlanmalı. Aksi halde yapılan tüm çözümler bugünü kurtarır, yarını değil” dedi.
Su kalitesi değişiyor, üretim risk altında
AÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan da iklim krizinin yer altı su seviyelerini ve su kalitesini etkilediğine dikkat çekerek, EC ve pH gibi parametrelerdeki değişimlerin bitkisel üretimde verim ve kalite kaybına yol açabileceğini söyledi.
Demre biberi için kritik uyarı
Demre’nin örtü altı biber üretiminde Antalya’nın en önemli ilçelerinden biri olduğunu hatırlatan Erkan, “Bu bölgede yaşanacak üretim kayıpları hem iç piyasada fiyat artışına hem de ihracatta düşüşe neden olabilir” diye konuştu.