2026’nın ilk enflasyonu açıklandı, enflasyon sepeti değiştirildi. Bu değişikliğe mantıklı mantıksız pek çok gerekçe uydurulabilir. Sonuçta sadece sayılar değişir. Halkımızın yüzde yüzde 60’ı geliriyle sadece bir çatı altına kafasını sokup karnını doyurabildiği (tabii ki bazıları kuru ekmekle) sürece, hayaller İsviçre olur, gerçekler Somali olarak kalır…
Asgari ücret, memur ve emekli maaşları konuşulurken yavaşlayan enflasyon, bu konular karara bağlanır bağlanmaz şahlandı.
Ekonominin görünürdeki patronu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yine ‘‘iyi yoldayız’’ anlamında bir mesaj salladı. Aslında ‘‘iyi yoldayız’’dan çok, ‘‘iyi yolmadayız’’ olarak da anlaşılabilir.
Çünkü yılın başı ve ortası şahlanışları, ücret ve maaşları tırpanlama harekatının sonucu. Üstelik ne ilk olmuş ne de son olacağa benziyor.
Ekonomideki sıkıntıların derinleştiği (alınanlar olabilir endişesiyle ‘‘kriz’’ yerine ‘’sıkıntı’’ demedim), 2022’de söz konusu şahlanışlar iyice belirginleşmeye başlamış. Şimşek döneminde de istisnasız sürmüş.
Şimşek, 2023 haziranında göreve atandığına göre, uygulamanın patent sahibi değil. Ama o da eğlenceli buluyor olmalı; ‘‘dıgıdık dıgıdık’’ giderken hırçın bir kişnemeyle yükselişi. Yoksa bu kadar sahiplenmezdi.
Uygulamaya dönersek…
Asgari ücret ve maaş zamlarının kesinleşeceği 2022’nin son ayı aralıkta 1.18 çıkan enflasyon 2023’ün Ocak ayında 6.65, şubatında 3.15’e yükselmiş. Aynı yılın haziranında ara zam öncesi 3.92, temmuzunda 9.49, ağustosunda 9.09 ölçülmüş. En müthiş şahlanışlardan biri.
Maaş asgari ücret ve belirleme ayı olan 2023 aralığında yine mucize olmuş, enflasyon 2.93’e düşmüş. Hemen ertesinde büyü bozulmuş, 2024’ün ocak ayında enflasyonu 6.70, şubat ayında 4.53 dikilmiş.
2025 haziranı 1.64 olarak açıklanırken, temmuzda 3.23, ağustosta 2.47 çıkmış. Kasım ve aralık ayında 0.87 ve 0.89 ile rahvan giden fiyatlar, bu yılın ocakta 4.84’le şahlanıvermiş. Şubata ‘‘Allah Kerim’’ diyeceğim de tabii ki bu işleri TÜİK biliyor.
Fakat şunu unutmamak, yönetimin hakkını teslim etmek gerekiyor: Şimşek ve ekibi her şahlanıştan sonra enflasyonu sakinleştirip ‘‘rahvan’’ yürüyüşe başlatıyor. Hatta ‘‘tırıs’’a geçmeye hazırlanıyor. Hemen bir zam dönemi gelip çatıyor. Bu dönemleri de mutlaka bir afet ya da politik kriz izliyor. Haliyle ürküyor hayvancağız , yani enflasyon, ister istemez şahlanıyor.
At benzetmesine ve şahlanma sözüne kimse alınıp bir yerlere çekmesin. Havada yağmur falan da yok.
‘‘Şahlanmak’’ ya da ‘‘şaha kalkmak’’, atların ön ayaklarını havaya kaldırarak arka ayakları üzerinde dikilmesidir. Söylediğim tarihler arasındaki enflasyon seyrini grafik olarak çizerseniz, görürsünüz. Her altı ayın ikisinde çizgiler birden dikleşiyor ve şahlanma görüntüleri ortaya çıkıyor.
İster istemez, ‘‘Yine de şahlanıyor ama şu TÜİK’in beygiri’’ oluyor…
mustaydn@gmail.com