Bir yıl 365 gün 6 saattir. Hesap kolaylığı olsun diye yılı 365 gün olarak hesaplar, 6 saatlik fazlaları bir gün (24 saat) olana kadar biriktiririz. Kırpıntılardan dört yılda bir gün elde ederiz. Onu da sonu sıfır ya da çift rakamla biten yıllarda, en kısa ay olan şubata ekleriz. Her dört yılda bir şubat ayı 29 çeker, 366 günlü yılımız olur.
2025 birikim yılıydı, 4 saat fazlalığı cebe atıp 365 günlük bir zaman dilimini eskittik.
Saatler 24.00’ı vurdu, 2025 ‘‘geçen yıl’’ oluverirken, yeni yıl 2026’ya giriverdik.
Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Faik Ardahan’ın söylemiyle ‘‘(miladi) takvim yılbaşısı, tüm dünyada dinlerden, etnik kökenden, her türlü devletten ayrıştırılmış tek ortak kutlama günüdür.’’
Herkes kendince bir etkinlikle eskiyeni uğurlayıp yeni geleni karşılar.
Bunda çıkıntılık edip başkalarını baskılamaya çalışanlar, coşkuyu kursaklarda bırakmaya çalışanlar yok mu: Elbette var.
Fakat çoğunluk için bu bir eğlenme, yenilenme, ruhu dinlendirip canlandırma aracı-nedenidir.
Herkes, saniyeler içinde hayatındaki olumsuzlukların yerini güzelliklerin almayacağını; kötülerin ve kötülüklerin yok olup dünyanın cennete dönüşmeyeceğini bilir.
Yine de umutla dilekler dilenir, inanılan manevi güçten; ‘‘huzur, sağlık, mutluk dolu; silahların sustuğu, barışın egemen olduğu bir yıl’’ denir…
Ben de herkes gibi dünyamızda iyiliklerin, güzelliklerin egemen olmasını istedim. Her zamankinin aksine karamsardı ruh halim.
Sabah sosyal medyada şu haberi okuyunca yeniden umutlandım.
‘‘Fransa'da, bir baba, meslektaşlarının kullanılmayan yıllık izinlerini gönüllü olarak bağışlamaları sayesinde 350 gün ücretli izin kazandı. Bu düzenleme, küçük kızının kanser tedavisi gördüğü süreçte ona bakabilmesi için uzun bir süre çalışmayı bırakmasına olanak sağladı.
Fransız iş kanunlarına göre, çalışanların ücretli izinlerini ciddi ailevi sorunlarla karşı karşıya olan bir iş arkadaşına devretmelerine izin veriliyor. Bu durumda, onlarca meslektaş kendi izin bakiyelerinden günler bağışladı ve bu izinler birleştirilerek işveren tarafından onaylandı.
Bağışlanan izinler, babanın gelir kaybı yaşamadan kızının tedavisi boyunca onunla birlikte kalmasını sağladı.’’
‘‘Acaba içimizden kaçı yapar bunu’’ diye sormadan da duramadım.
Her şey gönlünüzce olsun, dilekleriniz katlanarak geri dönsün.
mustaydn@gmail.com