Yaşam kalitesi > Kâr hırsı: Schiphol

Amsterdam Schiphol Havalimanı, Hollanda’nın ana havalimanıdır. Uzunlukları 3 bin 800 metre ile 2 bin metre arasında değişen 6 pisti bulunuyor.

Havalimanı, 2024 yılında yaklaşık 67 milyon yolcu ağırladı. 2019’da ise 72 milyon yolcuyla rekor kırdı. Uçak hareketliliği bakımından Avrupa’nın en yoğun havalimanı olan Schiphol, yolcu yoğunluğu açısından dünyada beşinci, Avrupa’da üçüncü sırada yer alıyor. 1 milyon 740 bin tonluk kargo hacmiyle ise Avrupa’nın en işlek dördüncü havalimanı konumunda.

Ancak bu havalimanı, yoğun hava trafiğinin yol açtığı gürültü kirliliği nedeniyle bir süredir eleştiriliyor. Uçuş sayısının sınırlandırılması isteniyor.

Het Parool gazetesinin haberine göre, şikâyetlere kayıtsız kalınmadı ve bu doğrultuda bazı kararlar alındı.

İlk olarak yıllık uçuş sayısı 478 binle (günlük 1.310) sınırlandırıldı. Gece uçuşlarının sayısı ise 32 binden 27 bine düşürüldü.

Ancak uçuş güzergâhlarının altında bulunan ve gürültüden şikâyetçi olan belediyeler, bu önlemleri yeterli bulmadı. Merkezi hükümete başvuran 14 belediye, yıllık uçuş sayısının 400 bine düşürülmesini, gece uçuşlarının ise (23.00–07.00 saatleri arasında) tamamen durdurulmasını talep ediyor.

Schiphol yönetimi ile havacılık sektörü ise daha fazla kısıtlamaya karşı çıkıyor.

Gece gürültü kirliliğini azaltmak için daha iyi önlemler mevcut” diyen Schiphol yöneticileri, eski model ve gürültülü uçaklar için yapılan ücret artışlarını şöyle anlatıyor:
“Nisan ayında eski model, gürültülü uçaklar için havalimanı ücretleri önemli ölçüde artırıldı. Gece uçuş ücretleri 1,5 ila 2 kat yükseltildi. Bu da gece uçuşlarını caydırmaya başladı ve kısa sürede önemli bir etki yarattı.”

Havacılık sektöründen ise, “Schiphol’ün gece kapanmasının tüm hava trafiğini yurt dışına yönlendireceği ve tatil uçuşlarında ucuz bilet dönemini sona erdireceği” uyarısı yapılıyor.

Biz ise “biraz daha uçuş olsun, biraz daha turist gelsin” diye birilerinin ayağının tozu oluyor; kıyılarımızın, dağlarımızın, taşımızın talanına boyun eğiyoruz.

Onlar “yaşam kalitesini” önceleyip turist için “yeter, gelmesin”, uçaklar için “yeter, uçmasın” diyebiliyor.

El âlemden bize ne” mi demeli, yoksa önce kendimize değer vermeyi mi öğrenmeli?