Yaşam

“Yaşam kalitesi beklentiyi düşürerek korunamaz”

Yaşam kalitesi yalnızca maaşla mı ölçülür, ücret asgariyse beklentileri de asgarileştirmek mi dayatılıyor? Antalya’da deniz, doğa ve kültür bu kadar yakındayken ve yaşam endeksinden üst sıralardayken neden yaşam memnuniyeti sıralamasında alt sırada? Turizm yaşam kalitesini nasıl etkiliyor? Yaşam kalitesi nasıl yükseltilebilir? Prof. Dr. Faik Ardahan, yaşam kalitesini asgari ücret, beklentiler, yerel yönetimler ve turizm üzerinden tüm boyutlarıyla anlatıyor.

Loading...

Yaşam kalitesi çoğu zaman asgari ücret, gelir düzeyi ve endeks sıralamaları üzerinden tartışılıyor. Ancak bu tartışmalar, bireyin beklentilerini, yaşam doyumunu ve kentle kurduğu ilişkiyi çoğu zaman görünmez kılıyor. Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Faik Ardahan ile yaptığımız video röportajda, yaşam kalitesinin ne anlama geldiğini, beklentileri düşürmenin neyi beraberinde getirdiğini, yaşam kalitesinin ölçülüp ölçülemeyeceğini ve Antalya özelinde ortaya çıkan çelişkileri konuştuk.

Yaşam kalitesinden ne anlamalıyız?

“Yaşam kalitesi, bireyin beklentilerinin karşılandığı anlamlı ve doyumlu düzeyde bir hayatı yaşayabilme bütünlüğüdür. Ekonomideki tanımı gereği, bireylerin asgari olarak yaşamdan beklentilerini karşılayacağı ücreti tarif eder. Ama maalesef ülkemizde gerçekçi değerler üzerinden hesap edilmeyen bir asgari ücret olduğu için, o asgari ücret hiçbir zaman için bireylerin gerçek yaşam kalitesini tanımladığı ya da karşıladığı bir ücreti verebilecek düzeyde değildir.”

Mevcut asgari ücretle yaşam kalitesini artırmak mümkün mü?

“Yaşam kalitesi asgariyle ilgili değil, bireyin beklediğinin gerçekleşmesiyle olabilecek bir şey. Beklentilerinizi asgariye mi çekeceksiniz, minimuma mı çekeceksiniz? Yani daha nereye çekeceğiz, içinde yaşadığımız günler ve koşullar açısından baktığımızda. Hayır, bu kesinlikle hayır.”

Yaşam kalitesini yükseltemiyorsak beklentileri mi düşürmeliyiz?

“Çünkü beklentilerimizi düşürdüğümüz andan itibaren insan olma vasıflarını kaybederiz. Yaşam kalitesinden siz tasarruf etmeye başladığınız andan itibaren birey olma, insana yakışır hayatı yaşama, mutlu olma vasıflarından tasarruf etmiş olursunuz. Doymakla beslenmek başka bir şey.”

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi yaşam kalitesi için bir temel midir?

“Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi ihtiyaçlar hiyerarşisidir. Yaşam kalitesi ise o ihtiyaçların daha çok yaşam doyumu ile beraber karşılanması ölçütünün de, karşılayabilme ihtimalinin de bütünlüğü içerisinde ele alındığı bir yapıdır. Ölçülmesi son derece zor ama ölçülmesi mutlaka gerekli bir unsurdur.”

Yaşam kalitesi ölçülebilir mi?

“Teraziye çıkıyorsunuz, kilonuzu öğreniyorsunuz, boyunuzu ölçüyorsunuz ama yaşam kalitesini ölçebilmek için bireylerin iş doyumunu bilmeniz gerekir, mesleki doyumunu bilmeniz gerekir, fiziksel sağlık algısını bilmeniz gerekir, yaşam doyumunu bilmeniz gerekir, ücretle ilgili tatmin boyutunu bilmeniz gerekir vs. vs. Yaklaşık 23, benim belirlediğim 23 maddeden oluşan bir ölçme sistematiğini gerekli kılar ve bunların her birisi bireyler için farklılık ifade eder.”

Yaşam tarzı ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlarsınız?

“Çünkü kaliteyi belirleyen şey kişiseldir ve kişilerin öncelikleri de kişilere göre değişir. Hatta kişilerin kendisi için öncelikle mevsimlere göre değişir, günlere göre değişir, yaşadığı, içinde bulunduğu koşullara göre değişir, duygusal dünyasına göre değişir. Bireyin belirlediği yaşam biçimine göre değişen bir yaşam kalitesi algısı vardır.

Geçenlerde Yörüklerin hayatlarını yaşadığı bir yere gittim, kışlaklarına gittim. Yaklaşık 1200 koyunun yavruladığı doğum anına şahitlik ettim. Normal koşullarda inanılmaz zor bir hayat. Ayağınızda çizme ve inanılmaz bir çamurun içerisinde koşturuyorsunuz. Ama onlar inanılmaz mutlu. Böyle bir hayatı başka bir yerde yaşama şansları yok. Çünkü bunlar konar göçer Yörükler.

Dolayısıyla onlar böyle bir hayatı yaşarlarken bu yaşam onların ihtiyaçlarını karşılayacak fiziki çevrede de gerçekleşiyor olması gerekiyor. Herkesten uzak olması gerekiyor ve hiç kimseyi olumsuz etkilememeleri gerekiyor.”

Yaşam kalitesinin yükseltilmesinde bireysel çaba yeterli mi?

“Biz sadece bizim yaşam kalitemizden sorumlu değiliz, başkalarının yaşam kalitesinden de sorumluyuz. Bireyin bireysel yaşam kalitesi ile toplumun yaşam kalitesi aslında bir ortalama. Yani ben sizin yaşam kalitenizi olumlu ya da olumsuz etkileyebilirim. O yüzden komşuluk ilişkisi son derece önemli.

Sonunda bireysel gayret yaşamın her yeri için son derece gerekli. Bireysel gayret ve çaba. Ama bireysel gayretlerle siz her şeyi elde edemeyebilirsiniz. Dolayısıyla kamusal gayretin de, toplumsal gayretin de bu gayreti destekliyor ve bu gayretin içinde oluyor olması gerekir.

Siz kişisel olarak kendinizi kurtarabilirsiniz gelirinizle veya sahip olduğunuz başka bir şeyle. Ama toplum kendini kurtarmış bireylerden oluşmaz. Toplum dayanışmayla birlikte bir bütün olarak bireylerin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı bir yapıyı tarif eder.

Burada herkes aynı gayreti gösterebilir mi? Herkes aynı gayreti gösteremeyebilir. Herkesin koşulları aynı olmayabilir. İmkânları aynı olmayabilir. Özel gereksinimli bireyler var. Onlara bakılması gerekir. Herkesin mesleği iyi para kazanabilecek ya da o finansal imkânları sağlayabilecek nitelikte sonuçlar vermeyebilir. Ve dolayısıyla mutlaka desteklenmesi gerekir.”

Antalya yaşam endeksinde üst sıralarda yer alırken yaşam memnuniyetinde neden geride?

“Belirli bir zaman içerisinde işlenen suç, güvenlik açısından kentlerin yaşam kalitesi ölçülebilir. Ya da ulaşılabilirlik son derece önemlidir. Ulaşılabilirlikteki kasıt bireyin yürüyerek ya da toplu taşımayla kentsel bir hizmete ulaşabilir olmasıdır. Fiyatlar açısından değerlendirilebilir. Çevre güzelliği ve çevredeki güzelliğe ulaşılabilirlik değerlendirilebilir.

Çünkü Antalya hemen kentin içerisinden ister doğusundan ister batısından rahatlıkla denize girilebilecek fırsatlar ve ormana gidebilecek fırsatlar sunuyor. İmkânlar açısından kentlere baktığınızda, mutlu bir kenti tanımlayan 200 parametrik değer varsa, 200’ü Antalya’da var. Ulaşılabiliyor mu? İnsanlar sahip olduğu gelirlerle ulaşabiliyor mu? Ulaşamıyor. Ulaşamıyorsan mutsuz. Bir şeyin varlığı değil, ulaşılabilir olması yaşam kalitemizi olumlu etkileyen unsurlardan biridir.”

Yerel yönetimler yaşam kalitesinde nasıl bir rol oynuyor?

“Kentte sanata dair bir şeyin olması onun ulaşılabilir olduğu anlamına gelmeyebilir. Ama ulaşılabilir bir sanat altyapısı, bireyin ihtiyaç duyduğunda ona gidebilmesi, ihtiyaç duyduğunda komşularına alınabilecek düdüklü kadar değerli bir yapının karşılığıdır.

İnsanı mutlu bir birey haline getirebilmek için ihtiyaç duyulan altyapı ve üstyapı yatırımlarının tamamının varlığı yerel yönetimleri ilgilendirir. Riskten arındırılmış, suyun basmadığı, depremde yapıların çökmediği, on yıl sonra yolların ve trafiğin yetersiz kalmadığı bir kentsel tasarımla kentin yönetilmesi gerekir.

Yerel yönetimle beraber rant ilişkisinin var olduğu bir gerçektir. Rant varsa, rantı talep eden ve rantı üreten hem halk hem de yerel yönetim iş birliği içindedir. Eğer bireyler rant talep ediyorlarsa, arsalarının daha yüksek katlı yapılmasını istiyorlarsa, onu verecek yerel yöneticileri de seçerler. Dolayısıyla kenti doğru yönetmenin yolu rantla bağın koparılmasından geçer.”

Turizmin Antalya’da yaşam kalitesine etkisi nedir?

“Turizm yerel halkın yaşam kalitesini düşürür. Bir kere fiyatlar turiste göre belirlenir. Burada yaşayan halkın kazandığı gelirle, tatil için gelen bireylerin harcadığı para arasında çok ciddi bir uçurum vardır. Konyaaltı pahalıdır, Kaleiçi pahalıdır, Lara pahalıdır. Turiste önceliklendirilmiş alanlarla burada yaşayan insanlara göre önceliklendirilmiş alanlar bambaşka hale gelir.

Sahil düzenlemesi ona göre yapılır. Yani siz oteller bölgesinde denize giremezsiniz. Halbuki denize girmek herkesin yasal hakkıdır. Kentleri taşıma kapasiteleriyle birlikte düşünmek gerekir. Aslında şunu söyleyeyim; turizm yaşam kalitesini keyifli hale getirebilir. Ama bunu nasıl yöneteceğimize bağlı olarak tasarlamak gerekir.”