Antalya Haber

Veliler alarmda:Okullarda şiddet münferit değil

Eğitimde artan şiddet olaylarına dikkat çeken Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, “Okullardaki şiddet artık tesadüf değil, toplumun geneline yayılan bir sorunun yansıması” dedi.

Son dönemde hem Türkiye genelinde hem de Antalya’da eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları kamuoyunda endişe yaratıyor. Öğrenciler arası zorbalık, öğretmenlere yönelik saldırılar ve hatta eğitim ortamı dışındaki istismar vakaları gündemden düşmezken, veliler yaşananların “münferit” olarak değerlendirilmesine tepki gösteriyor. Bu kapsamda Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç ile eğitimde artan şiddeti ve nedenlerini konuştuk.

“Akran zorbalığı uzun süredir görmezden geliniyor”

Koç, okullarda yaşanan şiddetin yeni olmadığını, uzun süredir artarak devam ettiğini belirterek velilerin bu konuda defalarca uyarıda bulunduğunu söyledi.

“Akran zorbalığını uzun süredir yetkililere iletiyoruz ancak yeterince ciddiye alınmadı. Çocuklar arasında olur denilerek geçiştirildi. Oysa bugün hem basına yansıyan hem de yansımayan çok ciddi şiddet olayları yaşanıyor” diyen Koç, yaşananların tesadüf olmadığını vurguladı.

“Şiddet artık münferit değil, toplumsal bir sorun”

Eğitim kurumlarındaki şiddetin toplumdan bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Koç, son dönemde yaşanan olayların bunun açık göstergesi olduğunu dile getirdi.

“Okullarda gördüğümüz şiddet, toplumdaki şiddetin bir yansıması. Trafikte, sokakta, kadınlara yönelik şiddette de aynı dili görüyoruz. Bu artık münferit değil, toplumun tüm kesimlerine yayılmış bir sorun” dedi.

“Eşitsizlik ve yoksulluk şiddeti besliyor”

Koç’a göre şiddetin temelinde derinleşen eşitsizlik ve yoksulluk yatıyor. Çocukların ağır koşullar altında büyüdüğünü belirten Koç, “Çocuklar mutsuz, kaygılı ve geleceğe dair umutsuz. Bu durum psikolojik çöküşe neden oluyor ve şiddeti tetikliyor” ifadelerini kullandı.

Şiddetin yalnızca sonuçları üzerinden tartışılmasının çözüm getirmeyeceğini söyleyen Koç, “Bu çocuk neden bu noktaya geldi sorusunu sormak zorundayız” diye konuştu.

“Çocuklar silahlara nasıl ulaşıyor?”

Koç, son dönemde yaşanan ağır şiddet vakalarında silaha erişimin de kritik bir sorun olduğuna dikkat çekti.

“Yurt dışında da benzer olaylarda görüyoruz. Burada şu soruyu sormamız gerekiyor: Bu çocuklar bu silahlara nasıl ulaşıyor? Silahsızlanmayı gündemimize almak zorundayız. Bu kadar kolay erişilebilir olmamalı” diyen Koç, mevcut güvenlik önlemlerinin bu tür riskleri önlemede yetersiz kaldığını ifade etti.

Okullarda gerçek anlamda bir güvenlik sisteminin bulunmadığını vurgulayan Koç, “Kapıya bir güvenlik görevlisi koymak çözüm değil. Üstelik bu görevlilerin finansmanı da çoğu zaman velilere yükleniyor. Bu sistemle çocukları korumak mümkün değil” dedi.

“Rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli”

Koç, okullardaki rehberlik sisteminin yetersizliğine dikkat çekerek, binlerce öğrenciye birkaç rehber öğretmenin yetmediğini söyledi.

“Rehber öğretmenler asıl işlerini yapmak yerine bürokratik işlerle uğraşıyor. Oysa çocukların psikolojik takibi ve desteklenmesi için bu alanın güçlendirilmesi şart” dedi.

Çözüm önerileri: Eşitlikçi ve bilimsel eğitim vurgusu

Koç, şiddetin önlenmesi için kapsamlı bir politika gerektiğini belirterek şu önerileri sıraladı:

  • Eğitimde eşitsizliklerin giderilmesi
  • Bilimsel, laik ve parasız eğitim sisteminin güçlendirilmesi
  • Sınav odaklı sistem yerine öğrenciyi merkeze alan model
  • Okullarda ücretsiz yemek ve temel ihtiyaçların karşılanması
  • Şiddetle mücadeleye yönelik toplumsal politikaların geliştirilmesi
  • Müfredatta ayrımcılık ve şiddet dilinin temizlenmesi

“Acil önlem alınmazsa daha tehlikeli bir noktaya gider”

Toplumdaki şiddet dilinin siyasetten medyaya kadar her alanda yeniden üretildiğini savunan Koç, acil önlem çağrısında bulundu.

“Toplumu yönetenlerin bu konuda önleyici politikalar geliştirmesi şart. Aksi halde çok daha tehlikeli bir noktaya doğru gidiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.