Antalya Haber

Tarımı ve ormanı zeytin kanunu korudu!

Antalya’nın Kumluca ilçesinde bulunan Karayollarına ait taş ocağının 60 metrekareden büyük alanı kapsayan genişleme projesine mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıktı…

Yusuf Yavuz

Kumluca- Kemer karayolu üzerinde, Belen mahallesi sınırlarındaki kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin kapasite artışı projesine, valilik tarafından Temmuz 2025’te “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilerek bir anlamda onay verilmişti. Çevrede yaşayan vatandaşlar ise kararı yargıya taşınmıştı. Antalya 3. İdare Mahkemesi'nde görülen davada, ÇED kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek yürütmeyi durdurma kararı verildi. Mahkeme, proje alanı çevresindeki zeytinliklere işaret ederek, zeytin kanununa atıf yaptı. Proje alanına bitişik tarım alanları ile orman arazisi zeytin kanunu sayesinde korunmuş oldu.

Adrasan yol ayrımı yakınındaki kalker ocağı ve kırma eleme tesisi, yaklaşık 230 bin metrekarelik alanı kapsıyor. Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü adına kayıtlı olan ruhsat sahasının 60 bin 180 metrekarelik kısmında kapasite artışı yapılması için proje dosyası hazırlandı.

VATANDAŞLAR ÇED KARARINA DAVA AÇTI

Tamamı orman arazisi olan ruhsat sahasındaki genişleme projesine, Antalya Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) tarafından 1 Temmuz 2025 tarihinde ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildi. Çevresinde zeytinlikler, tarım arazileri ve yerleşimler bulunan kalker ocağının genişleme projesine bölgede yaşayanlar itiraz ederek kararı yargıya taşıdı. Projeden zarar göreceğini düşünen 10 vatandaşın Antalya Valiliğine karşı açtığı davaya bakan Antalya 3. İdare Mahkemesi, hukuka aykırı olduğu belirtilen idari işlemin uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceğine hükmederek yürütmeyi durdurma kararı verdi.

TARIM ARAZİSİNE 16, ZEYTİNLİĞE 150 METRE

Mahkeme kararında zeytin kanununa atıf yapılması dikkat çekti. Dava ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, proje alanının yakın çevresindeki zeytinlik ve tarım arazilerinin zarar görmeyeceği öne sürülmüştü. Ancak proje alanının 16 ile 40 metre mesafelerde tarım alanlarının, ayrıca 150 metre mesafede zeytin bahçesinin bulunduğuna işaret edilen mahkeme kararında, zeytin kanununa atıf yapılarak işlemin hukuka uygun olmadığına hükmedildi.

MAHKEME, ZEYTİN KANUNUNU HATIRLATTI

Mahkeme heyetinin oy birligiyle aldığı 10 Şubat 2026 tarihli yürütmeyi durdurma kararında, “Zeytinlik alanlarında yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken düzenlemenin, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Anılan Kanun'un 20. maddesinin amacının, gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarında ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemek olduğu açıktır” denildi.

EN YAKIN EVE 40 METRE MESAFEDE

ÇED sahasının güney ve doğu yönünde bitişik tarla vasıflı araziler bulunduğu belirtilen kararda, ocak alanına en yakın evin 40 metre mesafede olduğu, ÇED sahasına en yakın tarım arazisinin 16 metre, en yakın zeytin bahçesinin ise 150 metre uzaklıkta bulunduğu, ayrıca 3 kilometrelik mesafe içerisinde çok sayıda zeytinlik bulunduğu belirtildi. Su deposuna 220 metre mesafesi bulunan proje alanı çevresinde evlerde çatlaklar meydana geldiği vurgulanan mahkeme kararında, bu çatlakların heyelandan mı yoksa taş ocağındaki patlatmalar nedeniyle mi oluştuğunun net olarak ortaya konulamadığı belirtildi.

‘HUKUKA AYKIRI OLDUĞU AÇIK’

Mahkeme kararında, “hukuka aykırı olduğu açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde çevrenin olumsuz etkilenebileceği ve telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkabileceği de açıktır” denilerek idari işlemin yürütmesi durduruldu.