CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Av. Can Okan Kıran, kamuoyunda yeniden gündeme gelen Epstein dosyası üzerinden yaptığı açıklamada, yaşananların bir skandal değil, sermaye, siyaset ve dokunulmazlık zırhıyla korunan sistematik bir suç düzeninin parçası olduğunu söyledi.
Epstein dosyasının yalnızca bireysel bir sapkınlık ya da uluslararası bir skandal olarak ele alınamayacağını belirten Kıran, bu dosyanın sermaye, siyaset ve dokunulmazlık ilişkilerinin nasıl kurulduğunu ve sürdürüldüğünü gösteren küresel bir ayna olduğunu ifade etti. Kıran, “Bu resme baktığımızda gördüğümüz manzara bize yabancı değildir” dedi.
İki gün önce Epstein yazışmalarıyla yeniden gündeme gelen Rixos Otelleri’ne dikkat çeken Kıran, zincirin sahibi Fettah Tamince’nin aynı zamanda Antalya Bilim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Gaye Eğitim Vakfı Başkanı olduğunu hatırlattı. Kıran, sermayenin yalnızca turizm alanında değil, eğitim, vakıf ve kurumsal yapılar içinde de konumlandığını vurguladı.
Gaye Eğitim Vakfı’nın yönetim yapısına işaret eden Kıran, vakıf yönetiminde önceki dönem AKP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile halen AKP Milletvekili olan Mustafa Köse’nin yer aldığını belirtti. Bu tablonun bir tesadüf olmadığını söyleyen Kıran, “Bu, iktidar–sermaye–vakıf–eğitim hattında kurulan örgütlü bir güç mimarisidir” ifadelerini kullandı.
Kıran, bu mimarinin gölgesinde 2011 yılında Rixos Otel çalışanı Burak Oğraş’ın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, olayla ilgili telefonun bulunamadığını ve dosyanın yıllardır sürüncemede bırakıldığını dile getirdi. Bir babanın yaklaşık 15 yıldır adalet aradığını vurgulayan Kıran, dosyanın neden aydınlatılmadığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.
Bugün aynı otel zincirinin bu kez Epstein dosyalarıyla anıldığını belirten Kıran, “İsimler değişiyor, coğrafyalar değişiyor ama düzen değişmiyor” dedi. Sorunun tekil suçlar değil, suçun sistematik biçimde görünmez kılındığı bir düzen olduğunu ifade eden Kıran, güçlü olanın korunup zayıf olanın yalnız bırakıldığını savundu.
Adaletin güç ilişkilerinin, sermayenin ya da siyasal nüfuzun arkasına saklanamayacağını vurgulayan Kıran, kurumsal yapılar ve unvanların gerçeği örten bir kalkan haline getirilemeyeceğini belirtti. Kıran açıklamasını, “Bu nedenle susmuyoruz, unutmuyoruz ve unutturulmamasını istiyoruz. Çünkü bu bir skandal değil; cezasızlıkla sürdürülen bir suç düzenidir” sözleriyle tamamladı.