Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya’da düzenlenen 5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada, küresel güç dengelerinin hızla değiştiğini ve güvenlik kaygılarının tüm dünyada belirleyici hale geldiğini söyledi.
“Dünyada güç dengeleri yapısal olarak değişiyor”
Dünyanın çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Yılmaz, artan jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik belirsizliklerin güvenlik endişelerini derinleştirdiğini ifade etti.
Yılmaz, “Venezuela’dan Gazze’ye, Ukrayna-Rusya çatışmasına kadar birçok örnek bize bu dönüşümün siyasi tercihlerden öte, yapısal bir nitelik taşıdığını gösteriyor” dedi.
Teknolojik dönüşüm ve silahlanma yarışı
Yapay zeka merkezli teknolojik dönüşümün küresel dengeleri yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Yılmaz, Uzak Doğu’da yükselen ekonomik güçlerin de bu süreci hızlandırdığını söyledi.
Bu tablonun, ülkeleri savunma ve güvenlik harcamalarını artırmaya yönelttiğini kaydetti.
“Avrupa savunmaya daha fazla kaynak ayıracak”
NATO’nun savunma harcama hedeflerini yükselttiğine dikkat çeken Yılmaz, Avrupa Birliği içinde de güvenliğin yoğun biçimde tartışıldığını söyledi.
Yılmaz, “Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini gördü. Özellikle Rusya-Ukrayna çatışması ve ABD’nin mali yükü paylaşma yaklaşımı, Avrupa’yı kendi savunma kapasitesini güçlendirmeye zorluyor” diye konuştu.
“Türkiye erken yola çıktığı için avantajlı”
Türkiye’nin savunma sanayiinde erken hareket ettiğini belirten Yılmaz, bu alandaki başarının güçlü siyasi irade sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.
“Savunma sanayii, tek başına bir sektör değil; ekonomik, hukuki ve kurumsal güçle anlam kazanır” diyen Yılmaz, Türkiye’nin bu avantajı daha ileriye taşıması gerektiğini vurguladı.
“Satılmayan ürünleri bugün biz satıyoruz”
Savunma sanayiindeki mevcut tabloya ilişkin verileri paylaşan Yılmaz, sektörde 3 bin 500’ü aşkın firmanın, 1400’den fazla projeyle faaliyet gösterdiğini söyledi.
Yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlandığını, yakın gelecekte bu sayının 150 bine çıkmasının hedeflendiğini belirten Yılmaz, “Geçmişte parası ödendiği halde bize satılmayan ürünleri, bugün dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz” dedi.
“Savunma sanayii bağımsız politika için şart”
Türkiye’nin savunma sanayiinde ilk 10 ihracatçı ülke arasına girdiğini hatırlatan Yılmaz, yeni teknolojiler ve uluslararası ortaklıklarla bu konumun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin, uluslararası politikada bağımsız bir tutum alması zordur” ifadelerini kullandı.
Cari açığa kalıcı katkı
Savunma sanayiinin cari açığın azaltılmasında kritik rol oynadığını vurgulayan Yılmaz, hem ihracat artışı hem de ithalat ikamesiyle ekonomiye güçlü katkı sağlandığını belirtti.
Yılmaz, savunma sanayiinde geliştirilen teknolojilerin sağlık ve diğer sivil sektörlere de yayılmasının önemine dikkat çekti.